Konu Arşivi | "Serdar Erkan"

Konular:

Erkan, Mersin için hazırladığı programı açıkladı

Tarih: 20 Şubat 2018 Yazan: editor3

20-subat-2018044Mersin Büyük Belediye Başkan aday adayı, Makine Mühendisleri Odası eski başkanı Serdar Erkan, bilimsel veriler ışığında hazırladığı ‘Mersin İçin Yerel Gelişme Programı’nı açıkladı.

Erkan, Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Mersin Üniversitesi’nden (MEÜ) akademisyenlerin katkısı ile hazırlanan ve ‘Mersinliler, Mersin’in sakinleri değil, sahipleri olmalıdır’ başlığı taşıyan programın özetini şöyle aktardı:

‘MERSİNLİLERİN TEMSİLCİSİ OLARAK KARŞINIZDAYIM’

Ortaokul çağlarında Mersin’e gelerek, çocukluk ve gençliğinde yarım yüzyıla yakın  Mersin’in ilçelerinde, mahallelerinde, plajlarında, ören yerlerinde, dağlarında ve kırlarında  farklı din ,mezhep ve kültürleri ile  yosun, portakal ve limon çiçeği kokularının, tantuni kokusu ile karıştığı sokaklarında kentimizin onuru sporcu Mersinli Ahmet ve Nurullah İvak ile selamlaşmanın gururunu yaşamış; Tevfik Sırrı Gür Stadı’nın pistlerinde atletizm çalışması yaparken veya kentin içindeki halk plajında  kum üstünde futbol oynarken kentteki olimpiyat ruhunu çocuk ruhunda hissetmiş, üniversite yıllarından sonra evlenerek, bu barış  ve dostluk kentine yerleşmiş, çocuk büyütmüş, geçimini Mersin’de sağlamış;  çok güzel dostluk ve arkadaşlıklar edinmiş ve Mersin’in  acılı ve sevinçli günlerine tanıklık etmiş, benimle benzer duygu ve düşünceleri paylaşan Mersinlilerin temsilcisi olarak karşınızdayım.

‘GELECEĞİMİZ İÇİN KAYGILANIYORUZ’

Bizler, yaklaşan yerel seçim sürecinde, bir taraftan, dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılı koşullarda, Cumhuriyetimizin ve Mersin’in geçmişte bizlere yaşattığı bu değerli anıları hala zihinlerimizde capcanlı  yaşıyoruz. Ancak diğer taraftan ortak geleceğimiz için çevremizde kaybettiğimiz mekanların ve değerlerin anılarını çocuklarımıza yaşatamamanın üzüntüsünü de içimizde sır gibi taşıyor, geleceğimiz için kaygılanıyoruz.

‘BU PROGRAMI ORTAK GELECEĞİMİZİ KURMAK AMACIYLA HAZIRLADIK’

Bizler, Mersin’de çeşitli Meslek Odalarında, Demokratik Kitle Örgütlerinde(DKÖ) ve derneklerde yıllardır Mersin için  omuz omuza çalışan, ya da bazen  pazar yerlerinde karşılaşan ve benzer duygu ve düşünceleri taşıyan  Mersinliler olarak,  artık bizlerinde  geçmişte Mersin’de üstlendiğimiz tüm sorumluluk ve deneyimlerimizin ışığında, dağarcığımızdaki biriktirdiklerimizi bu güzel ve yalnız şehrimize vermemiz gerektiğini düşündük. Bu düşünceden hareketle, Mersin’imizi  sadece  ülkemizde değil, Dünyada da  hak ettiği en  iyi bir yere getirmek ve ortak geleceğimizi kurmak amacıyla “Mersin için Yerelden Gelişme Programı”nı  hazırladık.  Bu program çalışması ile ailesinin ve kendisinin yazgısını bu güzel kentle birleştirmiş tüm Mersinlilerin ve Mersin’in kimsesi olmak istedik.

İstiyoruz ki, bu süreçte “yerel seçimlerde salt adayların kimlik, kişilik, birikim ve deneyim özellikleri ve ittifak arayışları ile seçim nasıl kazanılır?” tartışılmasından ziyade, “Nasıl bir ortak bir gelecek  hayal etmeliyiz ve hayalimizdeki  Mersin’ e nasıl ulaşırız?” sorularına da tüm Mersinli’ler olarak hep beraber yanıt arayalım.

‘TÜM MERSİNLİLER BU PROGRAM TARTIŞMASINA KATILMALI’

Bu nedenle, Mersin’de önümüzdeki yıl yapılacak yerel seçimler öncesinde kurumlara ve kamuoyuna tarafımca bugün sunulan bu program bir ilktir. İçeriğinden kesitler sunduğumuz bu çalışma,  yukarıdaki sorulara kendi evrenimizden ve penceremizden bir yanıt arayışıdır. Bu yönüyle bu program bilimsel olma kaygılarını ve kıstaslarını dikkate alan,  akademik bir iddiası olmayan, ancak yerelde  bir iddiası olan bir  çalışmadır. İstiyoruz ki, bu çalışma daha iyi ve güzel bir Mersin arayışında bir ilk başlangıç sayfası olsun. Tüm Mersinli’lerin bu program tartışmasına katılarak, önerileriyle geliştirilerek, katılımcı bir süreçte olgunlaşsın.

‘YEREL AKTÖRLER KAYNAK DAĞITIMINDA DIŞLANIYOR’

Çalışmada görüldüğü Mersin dahil, birçok ilin gerilemesinde, ülke kaynaklarının İstanbul ve Marmara odaklı olarak kullanılmasının ve gelişmenin Mersin gibi illerden esirgenmesinin birer politik tercih olduğu göz ardı edilirse, sorunlara doğru teşhis de, doğru önermeler de mümkün olmayacaktır. Mersin’deki bölgesel gerileme gerçeği ile yüzleşmeden, ilin sorunlarını aşmak mümkün değildir. Bu gerilemenin nedenlerini de sadece il sınırları içinde aramak eksiktir. Ya da ilin potansiyellerini sıralayarak çıkış yolu göstermek de yeterli değildir. Sorun, son tahlilde bir kaynak ve özendirme sorunudur ve kaynak dağılımına da büyük ölçüde siyasi irade karar vermekte, yerel aktörler ise bu süreçte neredeyse dışlanmış durumdadırlar.

Son 15 yıldır devlet idaresinin her yerinde görülen ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİK, devlet kaynaklarının kullanımında da görülmektedir.

Ekte görüleceği üzere benimle beraber, bu çalışmaya ODTÜ den ve MEÜ’den akademisyen arkadaşlarımın özveriyle yaptığı katkılarla  ortaya çıkmış çok yoğun bir takım  çalışmasının ve emeğin ürünüdür. Bu çalışma  45 yayımlanmış kaynak, 14 Kamu kuruluşunun  ve 9 Uluslararası, Sivil Toplum ve Meslek Kuruluşunun web sitesinde yayınlanan bilgilerden yararlanılarak yapılmıştır.
Özet olarak sunduğum bu programın, Mersin’in geleceğine katkı sunması dileğimle, huzurlarınızda emeği geçen arkadaşlarıma çok teşekkür ediyor, katılımınız nedeniyle sizlere teşekkür ediyorum.20-subat-201804520-subat-201804620-subat-201804720-subat-2018048

Yorum (0)

Konular:

Serdar Erkan’dan eğitim-öğretim değerlendirmesi

Tarih: 25 Eylül 2010 Yazan: editor3

22eylgp657001Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Mersin Şubesi Başkanı Serdar Erkan’ın eğitim-öğretimin başlamasıyla ilgili değerlendirmesi:

“2010-2011 Eğitim - Öğretim Yılı 16 milyon öğrenci, 700 bin öğretmen, 52?si vakıf üniversitesi olmak üzere 154 üniversite ve 3.5 milyon üniversite öğrencisi ile 21 Eylül 2010 Pazartesi günü başladı. YKKED olarak çocuklarımıza, gençlerimize, eğitim emekçisi öğretmen ve akademisyenlere bu yeni eğitim-öğretim döneminde başarılar diliyoruz.
2010-2011 eğitim-öğretim dönemi birikmiş yapısal sorunlarla başladı. Milli Eğitim Bakanlığı bu devasa sorunların çözümün çok gerisinde kalarak sorunları görmemezlikten gelerek, geçici beyanatlarla geçiştirmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı Cumhuriyet Eğitim Devrimi kazanım ve felsefesini yok sayarak  eğitimi ?bir insanlık hakkı? olarak görmemekte ve eğitimi piyasaya açmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının uyguladığı din eksenli, yandaş kadrolaşma ağırlıklı ve piyasacı yanlış politikalar ve geçici yaklaşımlar sorunları çözümlenemeyecek bir aşamaya getirmiştir.
Ülkemizin en özgün eğitim kurumu olan Köy Enstitülerinin geliştirilerek yaşatılması yerine kapatılmasından sonra eğitim sistemimiz bugün içinden çıkılmaz hale getirilmiştir.  Soran, sorgulayan, iş içinde uygulayarak öğrenen ve üreten, kendini yenileyerek programını geliştiren Köy Enstitülerindeki eğitimden, bugün sorgulamayan, üretmeyen, kendini yenilemeyen ezberci bir eğitime geçilmiştir. Bunun sonucunda eğitim sistemi çocuklarımızı dönüştürememekte ve farkındalık üretememektedir. Günümüz eğitim sistemi çocuklarımızın kendilerini yeniden keşfetmelerine ve kendileri olmalarına olanak sağlamamaktadır. En zor ve sıkıntılı yıllarda dahi devlet tarafından her türlü ihtiyaçları finanse edilmeye çalışılan eğitimden, bugün öğrenci ve veliyi müşteri olarak gören, piyasacı, fırsat eşitliği tanımayan bir eğitim anlayışına geçilmesi sorunların temelini oluşturmaktadır.
Bugünün eğitim sistemi, halen yoğun olarak ikili öğretimin uygulandığı, laboratuarsız, uygulamasız, aracı - gereci yeterli olmayan, yüz binlerce öğretmen açığı bulunan, sorunların çözülerek azaltılmadığı, aksine her yıl yeni sorunların eklendiği bir sistemin adıdır. Ülkemizde, okul öncesinden üniversitelerimize kadar gerek okullaşma oranı, eğitime ayrılan kaynak ve eğitimin niteliği, anlamında  OECD ülkelerinin  gerisindedir. Taşımalı eğitim, ikili öğretim, yer yer ve bölgesel olarak kalabalık sınıflar, fiziki yapı yetersizlikleri sorunun bir yanını oluştururken,  yetersiz gelirleri ile, grevsiz sendika hakkından yoksun kadrolu, sözleşmeli, ücretli ve vekil öğretmen olarak ayrıştırılmış eğitim emekçileri sorunun diğer yanını oluşturmaktadır. Özellikle bu iktidar dönemindeki sözleşmeli öğretmenlik statüsü ile öğretmenlik meslek onuru yok edilmiştir.
Bugün milyonlarca gencimiz üniversite kapısında atıl bir işgücü olarak beklemekte, girenler ise, yetersiz devlet yurtları nedeniyle cemaat yurtlarına muhtaç edilmektedir. Bu sorunlar yetmezmiş gibi bu yıl üniversiteyi bitiren milyonlarca işsiz gencimiz KPSS sınavı gibi usulüne uygun yapılamayan sınavlar nedeniyle bir kez daha mağdur edilmektedir. Genç insanlarımızın kurumlara olan güvenleri yok edilmiştir. Bu durum, sorun çözmeyen ama sürekli yeni sorun üreten eğitim sisteminin tipik bir örneği olarak karşımızda durmaktadır. Yine AKP hükümeti döneminde 12 Eylülün temel kurumlarından YÖK?ün de önayak olduğu popülist bir yaklaşımla her ile bir üniversite denilerek açılan fiziki yapı ve kadrosu oluşturulmamış, üniversite adları kentin örgütlerine sorulmadan tepeden birkaç kişiyle saptanmıştır.  YÖK siyasi iktidarın arka bahçesi haline getirilmiştir.
 YİBO?lar özellikle kırsal bölgeler için bir umuttur. Eğitim Hakkıdır. Niteliklerini geliştirerek çoğaltılmalı hayata hazırlayan, yoksul ve zeki çocukların önünü açan eğitim kurumları haline getirilmelidir. Büyük kent kenar mahalleleri varoşlarda enstitü deneyiminin günümüzdeki karşılığı pozitif ayrımcı ?meslek enstitüleri? açılmalı köy enstitüleri gibi eğitim verilmelidir.
Günümüzde nitelikli öğretmen yetiştirilmesi ile ilgili sorunlar vardır. Eğitim fakülteleri yeniden yapılandırılmalı sadece öğretmen lisesi mezunu öğrencileri almalı, mezun olan öğretmenler sınavsız atanmalıdır. Günümüzde eğitim sistemi, “yurt, yurtseverlik, bağımsızlık” bilinci ve duygusundan yoksun  kuşaklar yetiştirmektedir. Eğitim fakülteleri öğrencilere toplumsal sorumluluk kazandıramamaktadır. Yurt ve dünya hakkında yeterli donanıma sahip “yurttaşlar” yetiştirmek, demokratik toplum yaratmanın olmazsa olmaz koşulu olarak kabul edilmelidir.
Eğitim dili Türkçe olmalıdır. Orta öğretim kurumlarında ve üniversitelerde yabancı dilde eğitime son verilmeli, yabancı dil eğitimi yüksek öğretim düzeyine taşınmamalı, ilk ve orta öğretimde çocuklarımızın evrensel dünya ile iletişimini sağlayacak bir yabancı dil öğretimi mutlaka verilmelidir.  Türkçe dışındaki dillerin kullanılması ve geliştirilmesi için örgün eğitim ve halk eğitiminde uygun olanaklar sağlanmalıdır .
Eğitim Sistemi son yıllarda yayınlanan bazı eğitim raporlarında belirtildiği gibi çok az kişiyi iyi eğiten, ezberci, sınav merkezli, hantal yapısıyla niteliğini kaybetmiştir. Çocuklarımıza eleştirel bakış ve analitik düşünme becerileri verememektedir. Bu anlamda tüm eğitim kurumlarında niteliği öne çıkaran bir ?eğitim reformu? ülkenin eğitim gündemine mutlaka acilen girmelidir.
Türkiye eğitimi dinselleştirmeye yönelik ve bu yöndeki kadrolaşma çabalarını bir an önce aşmalıdır. Eğitim kadrolarında bilimsel liyakat esas alınmalıdır ve  Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarındaki gerici kadrolaşma dağıtılmalıdır. Laik eğitimin bir gereği olarak eğitim-öğretimin hiçbir basamağında zorunlu ya da seçmeli (din kültürü ve ahlak bilgisi adı altında da olsa) din derslerine yer verilmemelidir.
 Ülkemizde meslek liseleri MEB tarafından yeterince desteklenmemekte ve meslek liseleri sadece İmam Hatip Liseleri penceresinden bakılmaktadır. Meslek liseleri nitelik ve nicelik anlamda yeniden yapılandırılmalıdır. İmam Hatip Liseleri bir meslek lisesi olma niteliğini kaybetmiştir. Sayıları sınırlandırılmalıdır, yeniden yapılandırılmalıdır.
Siyaset Kurumu üniversiteler, aydınlar, eğitim alanındaki sendikalar ve eğitim örgütleriyle beraber ülkemiz için reform çalışmaları üretmelidir. Köy Enstitüleri anlayışının geliştirilerek temel alındığı bir anlayışın siyaset kurumundaki ilerici - hümanist kadroların yardımıyla yeniden toplumu aydınlık bir rotaya dönüştürmek çalışmaları hemen başlatılmalıdır.
Demokratik, laik, özgürlükçü ve bilimsel bir eğitimin ülkemizde egemen olması dileği ile tüm eğitim çalışanlarına ve öğrencilere başarılı bir eğitim-öğretim dönemi diliyoruz.

Yorum (1)

Anket

Mersin - Antalya yolu tamamlandığında Anamur'a ne gibi faydaları olur?

Sonuçlar

Loading ... Loading ...

HAVA DURUMU

ANAMUR

İLETİŞİM SAYFALARI

Son Yorumlar

  • Şeref Koz: Yöremiz, ülkemiz ve geleceğimiz için önemli bir gündemdi....
  • Şeref Koz: Onur Özel Apartmanı sakinlerini duyarlılıkları dan dolayı...
  • Gürdal Sümer: Ulusal bayramlarımız sadece resmi protokolun kontrolünde ve...
  • Şeref Koz: Buradan geçerken hep strese kalıyorum. Bu kadar uzun süre kalması...
  • abdulllah aydın: Sağlam bir ATATÜRK cü olduğuna ,nandığım Sayın Başkan:...
  • abdulllah aydın: Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Diyorki:”Cahal et...
  • abdulllah aydın: Yeni seçilen başkan ve üyelere başarılar dilerim.İhrac...
  • Gökçin Yalçın: Başarılar diliyorum.
  • hüseyin kocoglu: meraba arkadaslar kuzu göbegi alıyoruz ve toplatıyoruz...
  • Şeref Koz: Yaşlıya, hastaya, düşküne sağlıklı bakabilmek için oğlu, kızı...