Konu Arşivi | "Aytuğ Atıcı"

Konular:

Atıcı, Büyükşehir aday adaylığını açıkladı

Tarih: 01 Eylül 2018 Yazan: editor3

1-eylul-2018-001CHP Mersin eski Milletvekili Aytuğ Atıcı, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Aday Adayı olduğunu açıkladı.

AtıcI, partisinin Mersin İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

“Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü. Ömrünü barışa ve kardeşliğe adamış birisi olarak böylesine anlamlı bir günde Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adaylığımı açıklayarak barış adına güçlü bir mesaj vermek istedim.

MERSİN HAK ETTİĞİ YATIRIMDAN MAHRUM BIRAKILDI

Mersin kendi kendine yetebilen, hatta Türkiye’yi besleyen iller arasındadır. Çalışkan Mersin halkı üretim yaparak vergi tahakkukunda 81 il içinde daima ilk 6 içerisinde olmuştur. Mersin halkı dürüsttür. Çünkü, kazandığı her kuruşun vergisini ödeyerek sadece vergi tahakkukunda değil, vergi tahsilatında da en önlerdedir, geçen yıl ilk 3 içerisine girmiştir.  Ancak Mersin’e yapılan yatırımlara baktığımızda, maalesef bırakın ilk 6 içerisini ilk 25 içerisinde bile değildir. Yani Mersin, alın teriyle, emeğiyle hak ettiği gelirinden daima mahrum bırakılmıştır. Bu çarpık düzenen mutlaka değişmesi gerekecektir. Bizler belediye hizmetlerinin yanında Mersin’de üretimimizi daha da arttıracağız. Ancak, hakkımız olan yatırımların da peşine mutlaka düşeceğiz. Size vereceğim ilk ve en önemli söz budur.

POTANSİYELİ HAREKETE GEÇİRECEK VİZYONER YÖNETİCİ GEREKİYOR

Mersin için değişim çok güzel olacak. Mersin şu anda hakk ettiği yerde değildir. Mersin tarım alanında, sanayi alanında, lojistik alanında ve özellikle turizm alanında Türkiye’nin göz bebeği olacak kentlerin en başında gelmektedir. Peki bu nasıl olacak? Bunun için bir tek şeye ihtiyaç vardır. Vizyon sahibi, çalışkan, dürüst yöneticiler. Çünkü, Mersin adeta yaratıcı tarafından hediyelere büründürülmüş bir kenttir. Bu potansiyeli harete geçirecek vizyoner yöneticilerin olması gerekir. İşte bu muhteşem potansiyeli harekete geçirip Mersin halkının gelirini ve refahını arttırmak zorundayız.

MERSİN’İN ‘BARIŞ KENTİ’ OLMASI BÜTÜN PAYDAŞLARIN SORUMLULUĞUDUR

Yüzyıllardır birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bu kadim coğrafya halen birçok kültürün iç içe yaşadığı, birbirine saygı duyduğu bir yapıya sahiptir. Türkiye’de farklı dinlerden, inançlardan insanların aynı mezarlığı kullanıdığı başka bir il yoktur. Bu, kültür mozayiğini anlatmaya yeter. Mersin’da bu kadar kültür zenginliği varken bu kentin ‘Barış Kenti’ olması bütün paydaşların sorumluluğundadır. Gözlerde umut, yüzlerde tebessüm, kalplerde huzur yaratmak istiyorum, en büyük dileğim bu. Hayat bana, bunların parayla alınamadığını öğretti. Mersin halkı bunun çok daha fazlasına layıktır. Bütün bu hayallerimizi ancak sizlerle birlikte gerçekleştirebiliriz.

MERSİN’İ DÜNYA KENTİ YAPMANIN EN KISA YOLU TURİZMDİR

Mersin’i bir dünya kenti yapmak mümkün müdür? Çok kolay, zor birşey değil. Ama Mersin bu gelirine rağmen bırakın dünya kenti olmayı bir Türkiye kenti bile olmaktan uzak bırakılmıştır. Adeta kaderine terk edilmiştir. Mersin’in dünya kenti olmasının en kısa yolu turizmdir. Bizim turizm anlayışımız, Antalya’daki gibi herşey dahil sistemiyle ye iç yat, parayı otele öde, otel de vergisini İstanbul’da versin şeklinde bir anlayış değildir. Mersin’in ihtiyacı olan kongre turizmidir, inanç turizmidir, spor turizmdir, gastronomi turizmidir, tarih turizmidir ve kruvaziyer turizmidir. Mersin bunların hepsini kucaklayabilecek yapıya sahiptir. Örneğin, Toroslar’ın eteğine yapacağımız komple bir fuar merkeziyle Mersin’i cazibe merkezi haline getirebiliriz. Bir yerde kongre yapılacğı zaman sorarlar; ‘neden oraya gidelim’ diye. Ben de onlara diyeceğim ki ‘Anamur’da Anamurium Antik Kenti ve Mamure Kalesi var. Bozyazı’da Softa Kalesi ve Toslaklar Koyu var. Gülnar’da Meydancık Kalesi ve Zen Arabi Türbesi var. Aydıncık’ta Aynalıgöl var. Silifke’de Cennet Cehennem Mağaraları, Uzuncaburç ve Göksu Deltası var. Mut’ta Alahan Manastırı, Yerköprü Şelalesi ve Mut Kalesi var. Erdemli’de Kızkalesi ve Kanlı Divane var. Tarsus’ta Eshab-ı Kehf, Saint Paul Kuyusu ve Kleopatra Kapısı var. Çamlıyayla’da Cehennem Deresi, Akdeniz’de Atatürk Evi ve Kent Müzesi var. Yenişehir’de Hazreti Muğdat Camisi, Arkeoloji, Deniz müzeleri var. Mezitli’de Soli Pompeipolis var. Sırf burayı görmek için dünyanın her yerinden insan gelecektir. Toroslar’da Yumuktepe var. Bir Gözne yaylası var ki yarım saat içinde 1000 metreye çıkıyorsunuz.’ Onlara buraları ve daha pekçok yerleri anlatacağım. Bütün bu alanlar turistlerin gözlerini kamaştırıyor. Bu turizm anlayışı bize dönecek ve tarımı, ticareti, sanayiyi lojistik anlamda çok ciddi bir şekilde destekleyecek. Sadece büyük firmalar değil, el işi yapan kadınlar ve küçük esnaf da kazanacak. Başta Ortadoğu ve Avrupa kentleri olmak üzere bütün dünya kentleriyle kuracağımız sıcak ve vizyoner ilişkilerle Mersinimizi bütün dünyaya tanıtacağız.

ÇİFTÇİYİ DESTEKLEYEREK DÜNYA İLE REKABET ETMESİNİ SAĞLAYACAĞIZ

Elbette Mersin tarımını ihmal edemeyiz. Anamur Muzu, Silifke Çileği, Mut Kaysısı ve zeytini, Gülnar Elması, Mezitli Şeftalisi, Tarsus Üzümü ve Akdeniz’in sebzeleri ve turunçgilleri ile diğer sebze ve meyvelerin tamamını bütün dünyaya tanıtacağız. Dünya kenti olma iddiası kolay değil. Turizmde Allah vergisiyle biz bu rekabeti yapabiliriz. Ama tarımda çiftçiler desteklenerek bütün dünya ile rebaket edecek bir potansiyel yaratmak mümkündür. Büyükşehir Belediyesi sadece yol, alt geçit yapan bir yapı olamaz. Büyükşehir Belediyesi, kentin vizyonunu belirler, ufuklarını açar, uluslararası platformlarla iyi ilişkiler kurur ve kente kazandırır. Ayrıca sosyal demokrasinin vazgeçilmezi kooperatifçiliktir. Biz tarım alanında bunu da Mersinimizle beraber yapacağız.

ULAŞIM SORUNU ANCAK SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYE İLE ÇÖZÜLÜR

Mersin’in ulaşım sorunu hepimizi çok derinden yaralıyor. Bu sorun ancak ve ancak sosyal demokrat bir anlayışla çözülür. Mersin’in ulaşım sorununu çözmek hayal değildir. Yılan hikayesine dönen hafif raylı sistemi ancak sosyal demokrat bir anlayış yapar. Ankara İstanbul başladı, devlete devretti. Ama biz de İzmir’de olduğu gibi yapabiliriz. O yapılana kadar metrobüsle ulaşım sorunu çözülür. Mersin gibi güzide bir kente otopark sorunu yakışmıyor. Bütün bunları küçük dokunuşlarla çözmek mümkündür.

MERSİN DOĞAYLA BARIŞIK OLACAK

Elbette ki Mersin doğayla barışık olacak. Herkesin nükleer santrale ve balık çiftliklerine karşı olduğunu biliyoruz. Doğayla barışık olmayan bir kenti biz çocuklarımıza geri iade edemeyiz. Mersin çocuklarımızdan bize emanettir.

MERSİN’İ ORTADOĞU’NUN SAĞLIK ÜSSÜ YAPMAK GÖREVİMDİR

Ben hekimim. Mersin’i Ortadoğu’nun sağlık üssü yapmak benim görevimdir. Bunu Sağlık Bakanlığı ile eğer olmaz ise özel sektörle görüşerek, üst düzey hizmet veren hastane ve sağlıkçıların olduğu bir kent olabiliriz. Türk doktorlarını, hemşirelerini tanımıyorlar, tanısalar gelip tedavilerini burada olurlar. Bunu yur dışında iyi anlatacağız.

PROJELER İSTİHDAM SORUNUNU ÇÖZECEK

İstihdam en büyük sorunlarımızdan birisidir. Hergün iş isteyen insanları dinliyorum. Emekli olup iş arayanlar çoğunlukta. Bütün projelerim vizyoner projelerdir ve üretim projeleridir. Bu projelerle beraber istihdamın artacağına hiç kuşku yoktur.

MERSİN, ORTAK AKILLA KAZANIR

Ortak akılla davranırsak Mersin kazanır. Mersin ortak akıl için ideal bir laboratuvardır. Tam bir Türkiye karmasıdır. Her renk, her tını Mersin’de buluşmuştur. Mersin’in üniversiteleri, muhtarları, sivil toplum örgütleri, meslek odaları, kooperatifleri, kanaat önderleri, belediyecileri, bürokratları, eski yeni bütün yöneticileri, yönetmeye dair fikri olanlar, gençler kadınlar, ortak akıl buradadır. Ortak aklı eğer biz sağlayabilirsek bu iş tamamdır. Bütün bunların hepsi sadece Mersin’in değil, Türkiye’nin ihtiyacıdır. Ancak biz vazifemiz gereği bunları Mersin’de yapacağız.

AB PROJELERİ VE ULUSLARARASI FONLARDAN KAYNAK SAĞLAYACAĞIZ

Bize hep sorarlar, kaynağı nereden bulacağımızı. İleride daha detaylı anlatacağım bu projelerin hayata geçirilmesinde belediyenin öz kaynakları yetmez. Türkiye’nin bütçesinden buraya ayrılan para da yetmez. O nedenle yıllardır yaptığım üzere Avrupa Birliği projeleri ve uluslar arası fonlardan Mersin’e çok ciddi destek sağlamak mümkündür. Yeter ki gidin vizyonunuzu onlara anlatın. Mersin’in girişimcilerinin önlerini açtığınız zaman bakın bakalım Mersin nasıl gelişiyor.

SİZLERLE BİRLİKTE BAŞARACAĞIM

Mersin’e hekim, öğretim üyesi, Tabib Odası Başkanı, Üniversite Hastanesi Başhekimi olarak, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı olarak, yüksek okulların ve çeşitli sağlık kuruluşlarının kurucu müdürü olarak, ana bilim dalı, bilim dalı başkanları olarak ve 3 dönem CHP milletvekili olarak çok onurlu hizmetler yaptım. Bu hizmetlerle gurur duydum ve bana güvendiğini için teşekkür ederim. Bütün bunlara ek olarak Parti Okulu kuruculuğunu yapmam dolayısıyla herhalde gençlerde etki yapmış olacak ki bana ‘Aytuğ Hoca’ olarak hitap ederek beni onurlandırdılar. Ülkemin kaynaklarını kullanarak ve sizlerin sayesinde elde ettiğim bütün bilgi ve deneyimlerimi Mersin için kullanmaya devam etmek üzere Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı olmak istiyorum. Sizlerle birlikte bu işi başaracağıma hiç şüphem yok. ”

Atıcı, konuşmasını Cahit Sıtkı Tarancı’nın Memleket İsterim adlı şiiriyle noktaladı.1-eylul-2018-002

Yorum (0)

Konular:

Atıcı, aday belirlemede ön seçimi işaret etti

Tarih: 27 Ağustos 2018 Yazan: editor3

27-agustos-2018036CHP Anamur İlçe Başkanlığı’nda bayramlaşma programı düzenlendi. Programa CHP Parti Meclisi Üyesi Fatma Güner, Mersin milletvekilleri Cengiz Gökçel ve Alpay Antmen, önceki dönem Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, İl Başkanı Adil Aktay ve İlçe Başkanı Ayhan Güven ile partililer katıldı.

Güven ve Aktay’ın açılış konuşmalarıyla başlayan programda söz alan Güner, Gökçel ve Antmen, partililerin bayramlarını kutlayarak birlek ve beraberlik vurgusu yaptılar.

CHP’nin önceki dönemdeki Mersin Melletvekili Aytuğ Atıcı da programda partililerin bayramını kutladı.

CHP’nin birlik beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu dönemi yaşadıklarını belirten Atıcı, “Ağır bir hasar geçirdik. Yılgınlıklar, mutsuzluklar var. Özellikle partimizin üyesi olmayıpta bize oy verenlerde ve bazı parti üyelerimizde ciddi yılgınlık var. Ama bu günlerde el ele tutuşup yeniden ayağa kalkmaya ihtiyacımız var. Bu bayram vesilesiyle birbirimize daha sıkı sarılarak ayağa kalkmak zorundayız. Genel merkezimizin de bunu kolaylaştırıcı bazı tedbirler almasını beklemek hakkımızdır” dedi.

“PARTİDE YÜKSELMEK İSTEYEN HERKES ÜYENİN KANTARINA ÇIKMALI”

Partiyi üyelerin ayakta tuttuğunu vurgulayan Atıcı, şunları söyledi:

“68 yıldır tek başımıza iktidar olmadığımız halde, Anamur’da uzun süredir belediyeyi yönetmediğimiz halde, çocuğu işten atıldığı halde, CHP’li olduğu için bazı yerlerde dışlandığı halde bir üye bugün buraya geliyorsa o üyenin söz söyleme hakkı olması gerekir. Bunu kesinlikle yüksek sesle her yerde söylemek zorundayız. Bu partiyi ayakta tutan üyedir. Bu partide emir komuta olmaz, biat olmaz, üyenin söz hakkı olur. Üye ne zaman söz söyler, bir aday belirleneceği zaman yada belediye elimizde ise bir karar alınacağı zaman söz söyler. Üyenin buna hakkı vardır. Bunu nazik ama güçlü bir şekilde genel merkezimize ifade etmek zorundayız. Herşeye rağmen üyeyi heyecalandıracak en önemli şeyin önüne sandık konması olduğunu ağız birliği ile haykırmamız gerekiyor. Adına ne derseniz deyin, bu partide yükselmek isteyen herkes üyenin kantarına çıkmak zorunda olduğunu artık bilmeli. Genel merkezimiz de buna göre davranmalıdır. Genel merkezimizde bu talebe karşı ‘ret’ diye birşey yoktur. Yeter ki siz tabandan bunu isteyin.

“ÜYENİN İRADESİ OLMAZ İSE ANAMUR’DA VE MERSİN’DE DUVARA TOSLARIZ”

Adayların üyele, il ve ilçe yönetimleri tarafından belirlenmesi gerektiğini ifade eden Atıcı, şöyle devam etti:

“Anamur’da eğer 5 tane aday adayı var ise ilçe yönetimi, il yönetimi, milletvekilleriyle beraber, ‘arkadaş biz burada aday adaylarımızı üyelerin kantarına çıkaracağız, adayımızı kendimiz belirleyeceğiz’ derse Anamur’un üyesi ayağa kalkar. Onun dışında biz Anamur’da üyeyi ayağa kaldırmakta çok zorlanırız. Bunu size 7 yıl Anamur’a hizmet eden bir milletvekili olarak söylüyorum. Başka yerde farklı olabilir ama Anamur’da üyeyi harekete geçirmenin yolu budur. Anamurlu, fikrini önemser, kendi düşüncesinin dinlenmesini ister. Yeni arkadaşlarımızın ve genel merkezimizin bunu bilmesi, öğrenmesi ve Anamur’un isteklerine göre davranması gerekir. Sistemi üyeden geçecek şekilde düzenlememiz gerekiyor. Sadece Anamur için değil, diğer ilçeler ve büyükşehir için de bunu bir an önce yapmamız gerekiyor. Ancak o zaman üyemiz ayağa kalkar ve hiçbir engel tanımaz. Ben buna inanıyorum ve bunun yapılması için de şahsen elimden geleni yapacağım. Yöntemi nasıl belirlersek belirleyelim. Ama üyenin iradesi dışında birşey yapıldığında Anamur’da da Mersin’de de duvara toslarız. Artık farklı birşey yapmak lazım, üyeye, tabana güvenmek lazım. Yöntemi belirledikten sonra kendimizi üyeye emanet edeceğiz. Çünkü üye bunu hak ediyor. Ben bunu başaracağımıza inanıyorum.”27-agustos-201803327-agustos-201803427-agustos-2018035

Yorum (0)

Konular:

Atıcı’dan ‘nükleer’ açıklaması

Tarih: 10 Nisan 2018 Yazan: editor3

10-nisan-2018014CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, nükleer santralden elde edilen elektriğin piyasa fiyatının 2,5 katına satılacağını, santral çevresinde yaşayan çocuklarda kan kanseri riskinin 2,2 kat artacağını söyledi.

Atıcı, partisinin Mersin il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

HUKUK TANIMAZLIK NÜKLEER SANTRALDEN DAHA TEHLİKELİDİR

ıklamama, 15 gün önce aramızdan ayrılan, Türkiye’nin ilk nükleer aktivisti Arslan Eyce ağabeyimizi rahmetle anarak başlamak istiyorum. Mücadelesini yaşatmak ve Türkiye’yi nükleer beladan kurtarmak bizim boynumuzun borcudur.

Mersin, Akkuyu’da yapılması planlanan nükleer santralin temeli geçen hafta hukuk ayaklar altına alınarak atıldı.

Milletin Vekili olarak, ÇED olumlu raporunun iptali için dava açmıştım. Danıştay’ın ret cevabına karşın davayı bir üst mahkemeye taşıdım. Hukuk süreci devam ederken, henüz tam netice alınmadan, Cumhurbaşkanı tarafından hukuk yok sayılarak nükleer santralin temeli atılmıştır. Hukuk tanımazlık en az nükleer santral kadar tehlikelidir.

Dava süreci devam ederken bizleri yıldırmak için jet hızı ile 3 bin liranın üzerinde keşif bedeli istenmiş ve 3 bin lira civarında avukatlık bedeli isteneceği bildirilmiştir. Bunlar bizlerin yaşam mücadelesi verdiğimizi anlamaktan acizler.

Danıştay’dan sonuç alamazsak Anayasa Mahkemesi’ne gideceğimi, o da olmazsa yüzde 86’sı nükleer santral istemeyen Mersinlilerin yaşam haklarını savunmak adına konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) götüreceğimi söylemiştim. Bunun üzerine AKP Genel Başkanı tam da karakterine ve seviyesine uygun bir açıklama yaparak suçluluk psikolojisi içinde şunları söylemiştir:

“Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin ile birlikte startını verdiğimiz Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile Türkiye’yi nükleer enerji kullanan ülkeler ligine taşıyoruz. … Bu yatırımla ülkemiz daha ucuz, daha temiz ve gerçek anlamda çevreci bir enerji kaynağıyla tanışmış olacak”

“CHP’nin bir tane milletvekili Mersin’de gösteri yapıyor. Ağzınla kuş tutsan avucunu yalarsın, neyin gösterisini yapıyorsun yahu. Bunların işi gücü bu. Bunların Türkiye’de dikili bir ağacı yok. Nerede hayırlı bir adım atıyorsan bunlar orada. Niye? Şerrin temsilcileri olması lazım ya. Bunlar şerrin temsilcisi.”

Değerli Arkadaşlar bir Cumhurbaşkanına mahalle ağzıyla konuşmak ve yalan söylemek yakışmaz.

Bir Cumhurbaşkanına “bunlar şerrin temsilcisi” diyerek bizleri hedef göstermesi hiç yakışmaz. Bu durumu O’nu Cumhurbaşkanı olarak seçenler elbette değerlendireceklerdir.

ELEKTRİK PİYASA FİYATININ 2.5 KATINA SATILACAK

Cumhurbaşkanı “daha ucuz” enerji elde edileceğini ifade ederek halkı yanıltmakta ve doğruyu söylememektedir.

Şu anda elektriğin piyasa fiyatı 5 dolar sent civarındadır. Rusya ile yapılan anlaşmaya göre, Akkuyu Nükleer Santrali’nde üretilecek elektriğin yarısının Türkiye tarafından 15 yıl boyunca kilovatsaati 12,35 dolar sentten satın alınması zorunludur. Yani Ruslar ürettikleri elektriği şimdiki dolar kuruna göre piyasa fiyatının 2,5 katına bize satacaktır.

Ruslar, alım garantisi dışında kalan yüzde 50’lik miktarı kendisi veya enerji perakende tedarikçileri vasıtasıyla serbest elektrik piyasasında satabilecektir.

RUSLAR 15 YILDA 70 MİLYAR DOLAR KAZANACAK

Ruslar 22 milyar dolara mal ettikleri nükleer santralden, üretilen elektriğin yarısını 15 yıllık alım garantisi ile bize sattıklarında yaklaşık 35 milyar dolar kazanç sağlayacaktır. Diğer yarısını da aynı fiyattan sattığını varsayarsak, sadece 15 yılda yaklaşık 70 milyar dolar kazanacaktır.

Anlaşmanın yapıldığı 2010 yılında dolar kuru 1.41 TL iken bugün 4 TL’yi aşmış durumda. Dolayısıyla nükleer santralin ucuz enerji getirdiği doğru değildir.

SANTRAL ÇEVRESİNDEKİ ÇOCUKLARDA KAN KANSERİ RİSKİ 2,2 KAT ARTIYOR

Cumhurbaşkanı nükleer enerji için “daha temiz ve gerçek anlamda çevreci” diyerek halkı yanıltmakta ve doğruları söylememektedir.

Nükleer santrallerde herhangi bir kaza olmasa da santral çevresinde yaşayan çocuklarda kan kanseri riskinin 2.2 kat arttığı Almanya’da yapılan araştırmalarda gösterilmiş ve dünyanın en prestiji dergilerinde birinde yayınlanmıştır.

Nükleer santralde kaza olması durumunda ise durum çok vahimdir. Çernobil`de sızıntı sırasında resmi rakamlara göre 4 bin, Fukuşima` da ise 1700 kişi kısa sürede ölmüştür. Greenpeace raporlarına göre ise kaza sonrasında sızıntıdan etkilenen 200 bin insan ölmüştür. Bu enerjinin neresi temiz ve çevrecidir.

DENİZ SUYU SICAKLIĞI 2-6 DERECE ARTACAK

Ayrıca nükleer reaktörleri soğutmak için Akdeniz’den alınan su nedeniyle deniz suyu sıcaklığı 2-6 derece artacak ve denizde hiçbir canlı kalmayacaktır.

Bunları halka anlatmak şerrin değil halkın temsilcilerinin görevidir. Bu kadar kötülüğü bilerek bunları Mersin halkına reva görmenin ise neyin temsilciği olduğunu halkımız çok iyi bilecektir.

Ayrıca;

· Türkiye’nin nükleer santrallere ihtiyacı yoktur. Türkiye enerji ihtiyacını yenilenebilir doğal kaynaklardan elde edebilir.

Dünyada gelişmiş ülkeler artık nükleer enerji üretimine son vererek yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmektedir.

Dünyada nükleer santrallerin toplam elektrik enerjisi üretiminde payı bugün %11 civarındadır. 1996’da bu oran %17,6’ydı.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) 2050 tahminine göre nükleer santrallerin toplam elektrik enerjisi üretiminde payının %4,8 ile %12,1 arasında olacağı öngörülmektedir.

Geçtiğimiz ay, Portekiz elektrik enerjisi ihtiyacının tümünü yenilenebilir enerjiden karşıladı. Bununla da kalmadı fazlasını üretti.

Türkiye’de neden olmasın?

· Akkuyu Nükleer Santralı, bir ülke sınırları içinde bulunup da, sahibinin bir başka ülke olduğu “dünyanın ilk nükleer santrali”dir.

Rusya’ya doğalgaz-petrol açısından büyük oranda bağımlı olan Türkiye, Akkuyu Nükleer Santral Sahası’nı Rusya’nın kontrolüne süresiz, çok ciddi bir stratejik hata yaparak ve geleceğini teslim ederek, yeni bir “kapitülasyona” imza atmaktadır.

Ruslar, Akkuyu’da, adeta İncirlik gibi; “özerk” bir üs elde etmiş olacaktır.

Milli enerji, bağımsız enerji söylemleri bir AKP masalından öteye geçmemektedir.

· Türk mühendislerin santralde çalışacağı, çok sayıda vatandaşın istihdam edileceği söylemleri doğru değildir.

Nükleer santralın inşası için, anlaşma gereği Rusya’dan kalifiye uzman işçiler ve personel getirilecek.

· Daha önce hiç denenmemiş bir teknoloji

Rus şirketi Rosatom Akkuyu Nükleer Santrali’nde daha önce hiç denenmemiş VVER-1200 model reaktörleri kullanacaktır. Türkiye, Rusya’nın deney tahtası konumuna düşmüştür. Modelin ilk örneklerinde çıkacak kaçınılmaz problemler-kazalar, Türkiye’ye pahalıya patlayacaktır.

VVER-1200 reaktörlere, dünyada sadece Rus TVEL Şirketi yakıt sağlayabilmektedir. Böylece Rusya’ya tam bir bağımlılık oluşacaktı.

· Fay hattına yakınlık ve deniz seviyesine yakınlık büyük risk oluşturuyor.

Akkuyu Nükleer Santrali’nin 25 km. yakınından geçen Ecemiş Fay Hattı, şu anda aktif ve yüksek enerji birikimli bir hat olarak tehlikeli grupta. 1970’li yıllarda nükleer santral lisansı verilirken bu bölgedeki Ecemiş fay hattı henüz keşfedilmemişti.

2011 yılındaki Japonya’da 8.9 büyüklüğündeki depremin ardından korkulan oldu ve hasar gören Fukushima Nükleer Santralinde radyasyon sızıntısı tespit edildi. Bugüne kadar “nükleer enerji en güvenli enerji kaynağıdır” tezine dayanak oluşturan tesislerdeki patlama büyük endişe yarattı.

· Nükleer atık Mersin’de depolanacak

Rusya ile yapılan nükleer santral sözleşmesinde nükleer atıkların akıbetine ilişkin bir düzenleme yok.

Ruslar, 60 yıl sonra atıkları Mersin’de bırakıp, santralı söküp, arkalarına bile bakmadan çekip gidebilecekler.

İL BAŞKANI ADİL AKTAY: “İKTİDARIN ‘RABBİM VE MİLLETİM AFFETSİN’

DİYEREK SORUMLULUKTAN KAÇACAĞI YENİ BELALAR AÇMALARINI İSTEMİYORUZ”

Toplantıda, CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay da bir konuşma yaptı. Aktay, şunları söyledi:

Nükleer santral kurmak ciddi bir karardır. Bu ülkenin ekonomisini, enerji politikasını, doğasını, güvenliğini bu kadar büyük risk altına alan bir kararı verenlerin, devlet ciddiyeti içerisinde davranmaları şarttır.

Akkuyu Nükleer Santralinin kamuoyundan gizlenen pek çok boyutu varken… Cevabı verilmemiş sorular ortada dururken… Bu konuyu muhalefete hakaret ederek, nükleer santral tercihini eleştirenleri, temiz ve sağlıklı enerji kaynakları önerenleri vatan haini ilan ederek tartışmak, büyük bir ciddiyetsizliktir, sorumsuzluktur.

İktidarları uyarmak, eleştirmek çok önemli, demokratik bir görevdir. Bizim gibi, iktidarda, defalarca kandırılmış bir hükümetin bulunduğu bir ülkede ise bu aynı zamanda milli bir görevdir, bir var olma sorunudur.

Bu bilinç ve sorumlulukla, bütün hakaretlere, yalanlara, kışkırtmalara rağmen, Cumhuriyet Halk Partililer olarak, Akkuyu konusunda hükümeti uyarmaya, eleştirmeye elbette devam edeceğiz. Çünkü Mersin’i çok seviyoruz, bu ülkeyi çok seviyoruz. Ve iktidarın, bu ülkenin başına, “Rabbim ve milletim affetsin” diyerek sorumluluktan kaçacağı yeni belalar açmalarını istemiyoruz.

Yorum (0)

Konular:

Atıcı: ‘Metal yorgunluğu revizyonla düzelmez’

Tarih: 21 Temmuz 2017 Yazan: editor3

21-temmuz-2017009CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, AKP’deki metal yorgunluğunun kabine revizyonu ile düzelmeyeceğini söyledi.

Atıcı, yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Bugün kabine değişikliği yapılacağını duyunca ister istemez gülümsedim. Acaba, bu değişiklik neden yapılıyordu? Değişen bakanlar başarısız mıydı? Yeni gelenler umut verecek mi? Hayır. Başarı da, umut da artık bakanlara ait değil, hatta Başbakana bile ait değil. Bakanları ve Başbakanı artık hiçbir bürokrat takmıyor. Tüm gözler sarayda, gerisi boş. Ülkenin geldiği durumun özeti budur. Kabine değişikliği kimi heyecanlandırıyordu? Bir, mevcut bakanları, “Acaba gidici miyim?” diye. İki: Bakanlık bekleyenleri “Acaba bakan olur muyum?” diye. Kabine değişikliği bürokratların da umurunda değil, milletin de. Genel kanaat şu: Geldikleri gibi giderler. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, AKP’deki bahsettiği metal yorgunluğunu bu şekilde düzelteceğini düşünüyorsa yanılıyor. Yazık oluyor güzel ülkemize.”

Yorum (0)

Konular:

Atıcı: “Çevre düşmanı politikalarla mücadelemiz sürecek”

Tarih: 07 Haziran 2017 Yazan: editor3

7-haziran-2017012CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, HES ve termik santral projeleri, yeni maden alanları açma girişimleri nedeniyle Türkiye’nin benzersiz güzelliklerinin talan edildiğini kaydetti.

Atıcı, Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti:

“Dünyamız küresel ısınmanın getirdiği iklim değişiklikleri ve sonuçlarının olumsuz etkilerini her geçen gün yaşamaya devam ediyor. Her ne kadar gelişmiş ülkelerin çevre bilincini oluşturmaya yönelik çabaları sürse de, benzer çabalar maalesef ülkemizde gösterilmemektedir.

AKP’nin çevreyi katleden anlayışının ürünü olan HES ve termik santral projeleri, yeni maden alanları açma girişimleri nedeniyle ülkemizin benzersiz güzellikleri talan edilmiştir. Gece yarısı operasyonu ile değiştirilen yasalarla, yeşil alanlar birer birer imara açılarak betonlaştırma politikalarının önü açılmaktadır.

Son günlerde kamuoyunda tartışılmaya devam eden zeytinlikler de benzer politikanın bir ürünüdür. “Sanayileşme” adı altında zeytinliklerin yok edilmesi için hazırlanan yasa teklifi kısa bir süre içinde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanacaktır. Bizler de bu görüşmeler sırasında doğaya ve çevreye sahip çıkma adına karşı duruşlarımızı etkili bir şekilde ifade etmeye devam edeceğiz.

AKP iktidarının uyguladığı çevre düşmanı politikalar Mersin’de de etkisini göstermektedir. Gelişmiş ülkelerin kötü tecrübelerinin etkisiyle kullanmaktan vazgeçtiği nükleer santral projesinde bu kadar ısrarcı olmak tam anlamıyla “Ben yaptım, oldu” politikasının en önemli göstergesidir.

Yine benzer şekilde kısa bir süre önce Akdeniz ilçesinde ortaya çıkan zehirli krom atığı tehlikesi halen devam etmektedir. Yetkililere yaptığımız tüm uyarılara rağmen bu konuda halen gerçekçi bir çözüme henüz ulaşılamadı.

AKP iktidarının çevre düşmanı bu ve benzer politikaları ile mücadelemiz her zeminde sürecek. Daha yaşanabilir bir çevre için halkımızın tüm taleplerinin de takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

Yorum (0)

Konular:

Atıcı, helikopter kazası için Meclis Araştırması istedi

Tarih: 04 Haziran 2017 Yazan: editor3

4-haziran-2017018CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, 13 askerin şehit olduğu helikopter kazası ile ilgili olarak Meclis Araştırması açılmasını istedi.

Atıcı, TBMM Başkanlığı’na sunduğu araştırma önergesinde, terörle mücadelede etkin rol oynayan komutanların tek bir helikopterle taşınması, pilotların yorgunluğu ile ilgili soru işaretleri ve helikopterdeki olası herhangi bir teknik sorunun kafalarda tek bir şüphe bırakmayacak şekilde bir an önce aydınlığa kavuşturulması gerektiğini belirterek, “Helikopter kazasının nedeninin araştırılması ve kaza ile ilgili başta şehitlerimizin aileleri olmak üzere, tüm halkımıza aydınlatıcı bir açıklama yapmak amacıyla TBMM içtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz” ifadelerine yer verdi.

Atıcı, önergenin gerekçesini ise şöyle açıkladı:

“31 Mayıs 2017 Perşembe günü akşam saatlerinde, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Şenoba beldesinden gelen kaza haberi tüm Türkiye’yi yasa boğmuştur.

Cougar tipi helikopterin kalkıştan 3 dakika sonra yüksek gerilim hattına takılarak düşmesi sonucu 13 askerimiz şehit olmuştur.

Saatler ilerledikçe kaza ile ilgili netleşen acı tablo beraberinde bir takım soru işaretlerini de akıllara getirmiştir. Terörle mücadeleyi kahramanca yürüten askerlerimizi sevk ve idare eden subaylarımızı taşıyan helikopterin düşüş nedeni elbetteki araştırılmalıdır ve akıllarda tek bir soru işareti bile kalmamalıdır. Kahraman subaylarımızın emrindeki askerleri ziyaret ettikten sonra bu kazanın olması bölgede görev yapan tüm Mehmetçiği de derinden üzmüştür ve etkilemiştir.

13 şehidimizin aileleri ile birlikte bizlere bıraktığı mirasın da bir sahiplenilmesi adına bu kazanın ciddiyetle araştırılması ve soruşturulması gerekmektedir. Benzer kazaların aynı tip helikopterle geçmişte de yaşanmış olması bu konudaki şüphelere bir miktar haklılık payı da vermiştir.

Helikopter kazasının nedeninin araştırılması ve kaza ile ilgili başta şehitlerimizin aileleri olmak üzere, tüm halkımıza aydınlatıcı bir açıklama yapmak amacıyla Meclis Araştırması gerekli görülmüştür.”

Yorum (0)

Konular: ,

Atıcı’dan MUZBİR’e ziyaret

Tarih: 23 Mayıs 2017 Yazan: editor3

23-mayis-201777015CHP Mersin Milletvekili Prof.Dr. Aytuğ Atıcı, Anamur Muz Üreticileri Birliği’ni (MUZBİR) ziyaret etti.

Atıcı, ziyarette MUZBİR Başkanı Mehmet Güzel’den muz üreticilerinin sorunları ve çözüm önerilerini dinledi.

Ziyaret için teşekkür eden MUZBİR Başkanı Mehmet Güzel, günün anısına Atıcı’ya plaket sundu.

Yorum (0)

Konular:

Atıcı: “Mersin’in malını satıp yatırım yaptık diye altadıyorlar’

Tarih: 02 Mayıs 2017 Yazan: editor3

2-mayis-20171001CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, daha önce işletme hakkı verilerek özelleştirileceği ilan edilen Silifke Taşucu Liman Geri Sahası’nın satışa çıkarılmasına tepki gösterdi.

Sümer Holding’den devralınan ve Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’ye ait olan Taşucu Limanı ve Liman Geri Sahası’nda bulunan taşınmazların, Başbakanlık Özelleştirme Dairesi Başkanlığınca 36 yıl süreyle “İşletme Hakkının Verilmesi” yöntemiyle özelleştirileceği ilan edilmişti. 27.04.2017 tarihli Resmi Gazete’de yer alan ilanla, ihalede değişikliğe gidilerek Taşucu Limanı Geri Sahası’nın (Sanayi Tesis Alanı) satışa çıkarıldığı belirtildi.

Kamu malı olan Taşucu Limanı’nın, liman ve lojistik kenti olan Mersin’in Dünya’ya açılan ikinci kapısı olduğunu ve büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirten Atıcı, “Kaynaklarımızın kullanımında gerekli özeni göstermeyerek bu potansiyeli değerlendirmeyenler, çareyi özelleştirmede arayıp devletin kaynaklarını birilerinin cebine aktarmaktadır. Liman geri sahasındaki sanayi tesis alanı da ekonomik açıdan en az liman kadar büyük bir öneme sahiptir ve satışı kabul edilemez” dedi.

Atıcı, Mersin’in toplanan vergi bakımından Türkiye genelinde 6. sırada yer alıdğını ancak en fazla yatırım yapılan iller sıralamasında 22. sırada bulunduğuna dikkat çekerek, “15 yıllık AKP hükümeti Mersin’e hizmet getirmediği gibi Mersin’deki devlete ait alanların satışını yaparak kendine kaynak yaratmanın derdine düşmüştür. Üstelik Mersin’in kendi malını satıp; sonra “Mersin’e yatırım yaptık” diye Mersinliler aldatılmaktadır” diye konuştu.2-mayis-20171033

Yorum (0)

Konular:

CHP referandum çalışmalarına başladı

Tarih: 31 Ocak 2017 Yazan: editor

Aytuğ Atıcı “referandum sürecinde Anayasa değişikliğinin getireceği olumsuzlukları halka anlatacağız”.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, referandum öncesinde partiler ve siyasetçiler üzerinden değil, Anayasa değişikliğinin getireceği olumsuzlukları halka anlatarak ‘hayır’ kampanyası yürüteceklerini söyledi.

Atıcı, referandum kampanyasına hazırlık kapsamında yapılacak eğitim çalışmasına katılmak üzere geldiği Anamur’da CHP ilçe binasında partililerle bir araya geldi.

CHP Mersin milletvekilleri olarak 4 ayrı bölge belirleyerek çalışmalara başladıklarını ve partililerle birlikte mahalleleri gezeceklerini belirten Atıcı, “Vatanını, milletini, Cumhuriyet’i seven ve korumak isteyen herkesi çalışmamıza katılmaya davet ediyoruz. Bu kampanyada halkımızın karşısına CHP olarak değil, yurtsever insanlar olarak çıkacağız” dedi.

Atıcı, ‘hayır’ kampanyasını yürütürken partiler ve siyasetçiler yerine Anayasa teklifinin getireceği olumsuzlukların ön plana çıkarılacağını ifade ederek, şunları söyledi:

“Bu teklife neden ‘hayır’ dediğimizi ve anlatırken, 23 Nisan 1920’de saraydan alınarak halka verilen milli egemenliğin yeniden saraya verildiğini söyleyeceğiz. Bütün yetkilerin bir kişiye verileceğini, milletvekillerini onun belirleyeceğini, bakanları dışarıdan atayacağını ve en önemlisi meclisi istediği zaman feshetme yetkisine sahip olduğunu anlatacağız. Bir partinin genel başkanının tarafsız olamayacağını anlatacağız. Vergilerimizle oluşturulan bütçeyi tek başına kullanma yetkisine sahip olacağını anlatacağız. Başkanlık sistemiyle Türkiye’nin kanayan yarası olan terör, ekonomi ve işsizlik sorunlarının çözülemeyeceğini, bu teklifte bunlarla ilgili bir tek cümle dahi geçmediğini anlatacağız.”

Vatandaşlara Cumhuriyet ve devletine sahip çıkarak ‘hayır’ demesiyle Cumhurbaşkanı ve hükümetin değişmeyeceğini, sadece Anayasa teklifinin getireceği sıkıntılara karşı ‘hayır’ demiş olacaklarının anlatılması gerektiğini vurgulayan Atıcı, “Hiçbir lider dünyada baki değil. Sonra gelecek kişinin bu olağanüstü yetkilerle neler yapabileceğini düşünmeli, bunları vatandaşlarımıza anlatmalıyız” diye konuştu.

Atıcı, partili gençlere de seslenerek, “Sosyal medya üzerinden değil, sokağa çıkarak, komşumuza giderek, oturduğumuz sitedeki komşulara giderek insanlarla yüz yüze görüşmeliyiz. Kampanyamızı sosyal medya üzerinden değil birebir insanlarla görüşerek yürüteceğiz” şeklinde konuştu.

Partililerin sorularını da yanıtlayan Atıcı, ardından ilçe yönetimi ile birlikte esnaf ve bazı sivil toplum örgütlerini ziyaret etti.

Çalışmalara CHP Anamur İlçe Başkanı Ayhan Güven ve ilçe yöneticileri de katıldı.

haberl0081haberl0072haberl0062haberl0053haberl0042haberl0033haberl009

Yorum (0)

Konular:

Atıcı, kitaplarını imzaladı

Tarih: 30 Kasım 2016 Yazan: editor3

29-kasim-2016020CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Türkiye Basın Yayın Meslek Birliği tarafından düzenlenen Mersin 2. Kitap Fuarı kapsamında Mersin Yazarlar Derneği (MEYAD) üyelerine kitaplarını imzaladı.

Atıcı, hem hekim kimliğiyle hem de milletvekili kimliğiyle bugüne kadar yazarı veya editörü olarak hazırlamış olduğu 13 kitap arasından halka yönelik olanlar “İçimdeki Hayat”, “İlk Yardım Uygulamaları” ve “Cezaevinde Çocuk Olmak” isimli kitaplarını Mersin Yazarlar Derneği’nin standında imzalayarak kitapseverlere hediye etti.

Kitapları hakkında bilgi veren Atıcı, İçimdeki Hayat kitabı ile gebe kadınların nasıl doğum yapacaklarını ve çocuklarına nasıl bakacaklarını anlattığını; İlk Yardım Uygulamaları kitabı ile ilk yardım konusunda Türkiye’de  büyük bir açığı kapatmayı amaçladıklarını; Cezaevinde Çocuk Olmak kitabı ile de hem çocuk hekimi, hem de milletvekili kimliğiyle cezaevlerinde yaşayan çocukların durumunu inceleyerek kitap haline getirdiklerini belirterek; vatandaşların kitaplara gösterdikleri yoğun ilgiden dolayı memnuniyetini dile getirdi.

Aytuğ Atıcı, “Bu kitap fuarı bizim ayağımıza gelen bir fırsat, Mersinlinin ayağına gelen hazinedir. Bütün vatandaşlarımızı fuarı ziyaret etmelerini ve dünyada ne olup bitiyor, kitaplara nasıl yansıyor görmelerini; bu temiz dünyaya adım atarak burada bilgi ve görgülerini de arttırmalarını ve hatta yazarlarla  temas ederek görüşlerini paylaşıp birlikte öğrenme işini yapmalarını diliyorum.” dedi.29-kasim-2016021

Yorum (0)

Anket

Mersin - Antalya yolu tamamlandığında Anamur'a ne gibi faydaları olur?

Sonuçlar

Loading ... Loading ...

HAVA DURUMU

ANAMUR

İLETİŞİM SAYFALARI

Son Yorumlar

  • Vatandaş: Sayın Oda başkanı talep edilen o sınav ücretleri çok değilmi ?...
  • Vatandaş: Özgür Bey, amaç hizmet ise bu DEVLETİN ve MİLLETİN bekası için son...
  • Ali Özdemir: Kutluyor ve başarılar diliyorum sevgili Özgür. Yıllardır almak...
  • Şeref Koz: Akine’ye ve Akinelilere yakışan güzel bir proje. Önder olan,...
  • Şeref Koz: Güzel bir düğündü. Sönmez ve Kasapoğlu ailelerini kutluyorum,...
  • Nevzat Dağlı: Sayın Ferat Aktan ve Aydıncık halkını kutluyorum. Denizlerimiz...
  • Şeref Koz: Memleketi çiftlikleri gibi kullananlara sonsuza kadar karşı...
  • Şeref Koz: Bazı kişiler belirli bir aidiyet duygusuyla bulundukları kurumla...
  • Vatandaş: Zararlı olan bir faaliyete tepki göstermek her bireyin hakkı...
  • Şeref Koz: Yasaklar yalnızca muhalefete geçerli olursa hiçbir önemi kalmaz.