Konu Arşivi | "CHP Anamur"

Konular:

Çetin, Anamur CHP’yi ziyaret etti.

Tarih: 17 Şubat 2022 Yazan: editor

Cumhuriyet Halk Partisi eski genel Başkanı Hikmet Çetin gezi için geldiği Anamur’da CHP ilçe Başkanlığını ziyaret etti.

Anamur’daki tropikal üretim alanlarını gezmek için geldiği belirtilen Çetin, Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanlığına nezaket ziyaretinde bulundu. İlçe Başkanı Durmuş Deniz, yönetim kurulu üyeleri ve vatandaşların karşıladığı Çetin, partililer ve vatandaşlarla kısa bir sohbet toplantısından sonra patiden ayrılarak programına devam etti. Çetin burada yaptığı kısa konuşmada gündeme ilişkin bazı değerlendirmelerde de bulundu.

haberanamur0035haberanamur0045haberanamur0053haberanamur0061haberanamur0025haberanamur00110

Yorum (0)

Konular:

CHP İlçe örgütü mitinge hazırlanıyor.

Tarih: 01 Aralık 2021 Yazan: editor

Cumhuriyet Halk Partisi Anamur ilçe örgütü 4 Aralıkta yapılacak Mersin mitingine hazırlanıyor

Cumhuriyet Halk Partisi Anamur ilçe Başkanı Durmuş Deniz 4 Aralık 2021 (cumartesi) günü Mersinde yapılacak mitingle ilgili sosyal medya hesabından yaptığı duyuru:

“4 Aralık (cumartesi) günü yapılacak olan CHP MERSİN BÜYÜK MİTİNGİNE katılmak isteyen partililerimiz, en geç 2 Aralık (perşembe) günü saat 17: 00′a kadar bizzat parti binasına başvurmaları ya da aşağıdaki irtibat numaralarıyla iletişime geçmeleri rica olunur. 4 Aralık Cumartesi Sabahı Saat 06:00′da Cumhuriyet Meydanından otobüs kaldırılacaktır.”

Latife Aslan: 05366546428

Medine Tunç:05358486187

Nail Ünlü:05073346986

haberanamur001

Yorum (0)

Konular:

Muzun sorunları ele alındı

Tarih: 11 Kasım 2021 Yazan: editor

CHP Anamur İlçe Başkanlığının “Ülke Tarımına Anamur’dan Bakış” konulu düzenlediği panelde muzun sorunları ele alındı.

Kaşdişlen Kültür Merkezi’ndeki panele, konuşmacı olarak CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, Anamur Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş ve Ziraat Mühendisi Kamil Körhasanoğulları katıldı.

Dinleyiciler arasında ise CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay, Kadın Kolları Başkanı Gülşah Yıldırım Genç, Silifke İlçe Başkanı Bünyamin Uçar, Bozyazı İlçe Başkanı Baykal Arıdeniz, Aydıncık İlçe Başkanı Abdullah Servili, İYİ Parti Anamur İlçe Başkanı Osman Kahvecioğlu da yer aldı.

CHP ANAMUR İLÇE BAŞKANI DURMUŞ DENİZ:

“ANAMUR’DA 35 BİN DÖNÜM ALANDA MUZ ÜRETİMİ YAPILIYOR”

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan panelin açılış konuşmasını yapan CHP Anamur İlçe Başkanı Durmuş Deniz, 1994 yılında 20 bin ton üretim, 20 bin ton ithalatla toplam muz tüketiminin 40 bin ton iken 2021 yılına gelindiğinde 40 kat artışla 800 bin ton üretim, 100 bin ton ithalatla gösterilen gelişimin Türk çiftçisinin başarısı olduğunu söyledi.

Bu başarıda yoğun emek ve gizli kahramanların mücadeleleri olduğunu ifade eden Deniz, “Muz üretiminde verimin ve gelirin arması bu üretime yönelimi de arttırdı. Anamur’da sera alanı 1994 yılında 619 dönümdü. 1999 yılında bu rakam 4 bin dönüme, 2021 itibariyle de 32 bin dönüme yükseldi. İlçemizde 3 bin dönüm alanda da açık muz üretimi yapılıyor” dedi.

“ÜRETİMİN YARISI ANAMUR VE BOZYAZI’DAN”

1999 yılında ilk kez doku kültürüyle muz fidanı üretme çalışmalarının başladığını belirten Deniz, şunları söyledi:

“2001 yılında doku kültürüyle üretilen fidanların piyasaya sunulmasıyla muz üretiminde bir aşama daha kaydedildi. Yeni çeşitlerin nematot ve kök mantarlarına dayanıklı olması nedeniyle verimin 12 aya yükselmesi sağlandı. Yerli muzun 12 ay piyasaya girmesiyle ithal muzun etkisi kırıldı. Yerli muzun sadece ekim ocak ayları arasında piyasada olduğu, kalan aylarda ithal muza teslim olunan dönem kapanmış yerli muzun 12 ay boyunca ithal muzla rekabet ettiği bir döneme girilmiştir. Artık yol kenarlarında Anamur muzu satılır oldu. Sadece kış aylarında çalışan muz sarartma tesisleri 12 ay boyunca çalışır duruma geldi. Yerli muz artık süper marketlere de girmeye başladı. 2000’li yılların başında muz ithalatına yüksek oranda gümrük vergisi uygulanmaya başlanmasıyla gelişme daha da hızlandı. Büyük yatırımcıların kredilerle desteklenmesiyle muz tarımı hayal edilemeyecek seviyede gelişti. 2021 yılına geldiğimizde ülkemizde yıllık muz üretimi yaklaşık 110 bin dekar alanda 800 bin ton civarındadır. Bu üretimin yarısı Anamur ve Bozyazı ilçelerinde yapılmaktadır. Yıllık tüketim ise 1 milyon tona yaklaştı. Kişi başı tüketim 10 kilogramı buldu. Son günlerde muz fiyatının gerileyerek mevsim meyveleri seviyesine gelmesiyle muzun lüks meyve imajı kırıldı. Bu nedenle tüketimin daha da artacağını tahmin ediyoruz.

Son 20 yılda muz üretiminin 50 kat artmasıyla muz üreticilerinin sorunlarının da katlanarak arttığına dikkat çeken Deniz, sorunları ve çözüm önerilerini şöyle anlattı:

“Sorunların başında son aylarda fiyatı 5 kat zamlanan gübre fiyatları gelmektedir. Bu aşırı yükseliş gübrelemenin azalması nedeniyle önümüzdeki dönemde kalite kaybına ve rekoltede düşüşe neden olacaktır. Üreticinin örgütsüz oluşu ve muz piyasasında bir denetimin olmaması, alıcının fiyatlarda oynamalar yapmasına ve üreticinin zarar etmesine neden olmaktadır. Üreticilerimiz bölgelerinde kurulan muz üretici birliklerine sahip çıkmalı, üst birlik çatısı altında toplanarak muz üreticilerinin ortak hareket etmeleri sağlanmalıdır. Tamamen whatsapp gruplarında oluşan muz fiyatlarının, hallerde tarafların, yani üretici, tüketici, tüccar ve komisyonculardan oluşturulan bir komisyon tarafından günlük olarak oluşturulması ve ilan edilmesi, muz borsası oluşturulması için çalışmalar yapılması zorunludur.

Bunların dışında muz ithalatında Mersin Gümrüğü, muz ihtisas gümrüğü olarak kabul edilmelidir. Böylece ülkemize farklı kapılardan farklı fiyatlarla içerisinde uyuşturucu ile muzun girmesi önlenmelidir.

Ülkemizdeki muz üretimi, tüketime yetecek dereceye ulaşmıştır. İthal muza uygulanan gümrük vergisi uygulamasının sürdürülmesi, yerli muzun piyasada en fazla olduğu ekim-ocak ayları arasında muz ithalatının kısıtlanması gerekmektedir. Hatta ileride yerli tüketimin tamamını karşılayacak noktaya gelindiğinde ithal muz yurda girmemelidir. Kimyevi gübrelere uygulanan KDV oranları, plastikte de kaldırılmalı, meyve satışlarında KDV’nin sıfırlanmalı, orta ölçekli aile işletmeleri teşvik edilmeli ve üretimin 12 aya yayılmasını sağlayacak planlamalar yapılmalıdır.”

ANAMUR ZİRAAT ODASI BAŞKANI AHMET ŞEREF GÜMÜŞ:

“DEVLET SERMAYE ŞİRKETLERİ YERİNE KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİNE DESTEK VERMELİ”

Anamur Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, ithal muza uygulanan gümrük vergisinin önemine dikkat çekerek, “Bugün Türkiye’nin yıllık muz tüketiminin tamamına yakınını karşılayabiliyorsak devletin ithal muzda uyguladığı muz politikasıyla buraya geldik. Yüzde 145,8 gümrük vergisi, daha sonra ton başına 830 Euro, şu anda da ton başına 627 dolar vergi alınıyor” dedi.

Son 5 yılda sera yapımında devletin verdiği yüzde 60 hibe desteğinin küçük aile işletmelerine değil, sermaye şirketlerine aktarılmaya başlandığını ifade eden Gümüş, şunları söyledi:

“Sermaye şirketi sahibinin şirketinde çalışan ekonomistler var, çiftçinin çalıştırdığı ekonomist yok. Biz yardımcı olmaya çalışıyoruz. Para var, sermaye şirketinin sahibi ‘nereye yatırım yapabiliriz’ diyor, ekonomist ‘muz üretimine yatırım yapalım’ diyor. Devlet de yüzde 60 hibe desteği vermiş. Yasal olarak vergiden kaçınma yöntemiyle küçük aile işletmeleri 80-100 bin liraya sera yaparken, sermaye şirketleri hibe desteği de alarak 20 bin liraya sera yapmışlar. İşte bu gün devletin muz politikasındaki bu yanlış uygulamasının sıkıntısını çekiyoruz. Ziraat odası olarak son 5 yıldır feryat ediyoruz. Defalarca raporlar hazırlayıp bakanlıklara gönderdik. Basında gündeme getirdik. Biz sermaye düşmanı değiliz ama bıraksınlar muz üretimini muz üreticisi yapsın. Devlet sermaye sahiplerine destek verecekse muzun sanayisine yatırım yapacak yatırımcıya destek versin. Muz sadece taze olarak tüketilmiyor. Unu var, kreması var, cipsi var, donmuşu var, kurutulmuşu var. Bu alanlara yatırım yapacaklara destek verilsin”

FİYATLARIN ARTIŞ HIZINA YETİŞEMİYORUZ

Sorunlara çözüm önerilerini rapor haline getirerek ilgili yerlere ulaştırdıklarını belirten Gümüş, bu çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

1-      Eğer biz tüketimin tamamını karşılayabilecek bir noktaya gelmişsek, acilen muz ithalatı durdurulmalı.

2-      Tarım Bakanlığı, muzla ilgili havza çalışmasına geçmeli. Muz en rantabl nerede üretiliyorsa orada dikilmeli. Belirlenen havza dışındaki yeni sera yapımları durdurulmalı.

3-      Eğer devlet destek verecekse sadece aile işletmelerine vermelidir. 10 dönümün üzerindeki sübvansiyonlu krediler ve hibe destekleri iptal edilmelidir.

4-      Mersin’den İran ve Irak’a transit geçen ithal muz var. Bizim limanımızı kullanıyorlar. İran ve Irak gümrük kapısının hemen arkasında depolar oluşturulmuş. Oradan taksi ve minibüslerle ülkemize vergisiz bir şekilde geriye geliyor. Bu da piyasayı olumsuz etkiliyor. Gümrükteki bu akışı durdurmalıyız. Denetimi arttırmalıyız.

5-      Bölgemizde vatandaşların kullandığı hazine arazileri, 2B arazileri var. Son dönemde bu araziler yağmacılar tarafından yağmalanıyor. Biz bu arazilerin kullanıcılarına karşılıksız olarak verilmesini istiyoruz. Eğer devlet buradan para kazanmak istiyorsa ihaleye kesinlikle karşıyız. Bir komisyon kurulsun, bu komisyon kullanıcılara bir ödeme planı sunarak kullanıcılara bu araziler verilsin istiyoruz.

6-      Küçük aile işletmelerine verilen dönüm başı 100 lira destek artmalı.

7-      Tarım Bağkur’u yatıran bir çiftçi ayda 1151 lira prim ödüyor. 62 yaşında emekli oluyor. Yarın emekli olsa alacağı emekli maaşı 1500 lira. Allah’tan reva mı bu? Bu üretici 15-20 yıl prim ödemiş. Alacağı para 1500 lira. Bir an evvel bu maaşın asgari ücretin altında olmayacak şekilde arttırılmasını istiyoruz. Ayrıca örtü altı tarım yapan üreticilerimizin risk kapsamına alınmasını ve en az 5 yıl erken emekli olmasını istiyoruz.

8-      Biz düzenli olarak girdi maliyetleriyle ilgili raporlar hazırlıyoruz. Ancak son aylarda rapor hazırlamakta zorlanıyoruz. Çünkü fiyatların artış hızına yetişemiyoruz. Eğer sürdürülebilir tarım yapacaksak acilen girdi maliyetleri aşağıya çekilmelidir.

9-      Devlet destekleri araziye değil, ÇKS kaydı olan, üretim yapan çiftçiye verilmelidir.

Son olarak burada dile getirdiğimiz taleplerin ve beklentilerin tüm siyasilerin gündeme almasını ve seçim ajandalarının içerisine koymasını istiyoruz. Burada dile getirdiğimiz sorunları ve çözüm önerilerini yetkililerin duymasını istiyoruz. “

ZİRAAT MÜHENDİSİ KAMİL KÖRHASANOĞULLARI:

“TARIM BAKANLARININ TARIMLA İLGİSİ YOK”

Ziraat Mühendisi Kamil Körhasanoğulları da konuşmasında tarımda planlamanın önemine dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Bugüne kadar birçok hükümetin yaptığı önemli bir hata var. Bazı istisnalar hariç, Tarım Bakanı olan kişinin tarımla ilgisinin olmaması. Farklı meslek gruplarından kişileri Tarım Bakanı yapıyorlar. Bunun da vatandaşa bir yansıması oluyor. Bir gömleğin üretilmesi için fabrika kuruluyor. Bu fabrikanın farklı bölümlerinde farklı üretim aşamaları var ve bu üretim departmanlarından sorumlu mühendisler var. Ama tarımda böyle bir şey yok. Çiftçi toprağı, havayı, suyu bilmiyor adeta körebe oynuyor. Havza bazlı üretime geçileceği söylendi ancak bu uygulanamıyor. Aslında bu planlamalar para harcamadan yapılabilir. İlçe tarım müdürlükleri yönünü çiftçiye doğru dönecek. Üretim kayıt altına alınacak. Mesela Anamur’da ne kadar alanda kaç muz bitkisi yetişiyor, bunlardan ne kadar rekolte elde ediliyor? Bunlar kayıt altına alınacak. Kayıt altına alındığında tüketime yetip yetmeyeceği, hasat devam ederken daha ne kadar hasat yapılacağı bilinecek.”

CHP MERSİN MİLLETVEKİLİ CENGİZ GÖKÇEL:

“2050 YILINDA GIDA İHTİYACI YÜZDE 60 ARTACAK”

CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel ise Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk’ün iktisadi kalkınmanın tarıma dayalı olduğunu söyleyerek tarıma, çiftçiye büyük önem verdiğini ifade ederek, şunları söyledi:

“O dönemden itibaren tarımdaki gelişmelerle ve üretimin artmasıyla Türkiye tarımda kendi kendine yeten bir ülke haline geldi. Ancak günümüze geldiğimizde Türkiye tarım ihracatçısı bir ülke konumundan tarım ithalatçısı bir ülke haline geldi. Küresel iklim değişikleriyle birlikte gıdaya, dolayısıyla tarımsal üretime her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. 2050 yılında dünyada bugünkü tarımsal üretimin yüzde 60 daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Topraklar kirleniyor, insan nüfusu artıyor, kuraklık yaşanıyor. Eğer biz tarımı planlarsak, su kaynaklarımızı verimli kullanırsak hem ülkemize ekonomik olarak katkı sağlanır hem de istihdam artar.

Gökçel, konuşmasının devamında şunları söyledi:

İTHAL MUZDAN ALINAN VERGİ DÜŞÜRÜLDÜ, YÜKSELTİLMESİNİ İSTEYECEĞİZ

Anamur’da muz üretimi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte 1920’li yıllarda başlıyor. Anamurlular bununla ne kadar övünse azdır. Çünkü bu ilçe 100 yıldır muz üretiyor. Günümüzde de önemli bir üretim miktarına ulaştı. İthal muza uygulanan ton başına alınan vergi haziren ayında 623 dolara indirildi. Bu gelecek açısından bir risk oluşturuyor. Biz sizler adına ton başına alınan 623 doların tekrar 830 Euro’ya çıkarılmasını talep edeceğiz.

BİZ ÜRETİMİN ARTMASI İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ, HÜKÜMET İHRACATI YASAKLIYOR

Büyük alanlara sağlanan desteklerle Anamur dışında, Adana’da, Mersin’de 100 dönüm seralar yapıldı. Buradaki 3-5 dönüm serası olan üreticinin bunlarla rekabet etmesi imkansız. Bir de bunun üzerine hükümet tarım ürünleri ihracatını yasakladı. Patates, soğan ve limonun ihracatı yasaklandı. Biz üretici daha fazla üretsin, yurt dışına satsın, ülke ekonomisine katkı sağlansın diye mücadele ediyoruz, hükümet ihracatı yasaklıyor. Diğer taraflardan zincir marketlere müfettiş gönderdiler, marketler de piyasadan ürün talebini azalttı. Bu marketler muz almayınca muz fiyatı üreticisine zarar ettirecek seviyeye indi.

TARIMI PLANLAYACAĞIZ

Tarımı planlayacağız, havza bazlı üretime geçeceğiz. Çiftçi üretime başlamadan maliyetler hesaplanacak. Üzerine karını koyacağız. Çiftçi zarar etmeden üretimine devam edecek. Hem çiftçi kazanacak hem de ülkemiz kazanacak.

CHP BURSA MİLLETVEKİLİ ORHAN SARIBAL, DİKKAT ÇEKEN RAKAMLAR VERDİ

CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, konuşmasında Türk tarımının geldiği nokta, sorunlar ve çözüm önerilerini dikkat çeken rakamlarla ortaya koydu. Sarıbal’ın konuşması şöyle:

ÇİFTÇİYİ İTHALATLA TERBİYE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR

Çiftçinin zarar etmemesi için maliyetin düşmesi lazım. Eğer maliyet düşürülemiyorsa toplumun gelir düzeyini yükseltmek lazım ki insanlar pazarda muzu alabilsin. Ne yazık ki ülkemizde bunlar uygulanmıyor. Çiftçi zarar ediyor, toplumun gelir düzeyi düşüyor. Bir ülke düşünün çiftçiye garanti vermiyor, yola, köprüye, hava alanına, tünele garanti veriyor. Müteahhitlere garantiler veriyor, ama çiftçiyi ithalatla terbiye etmeye çalışıyor.

TRANSİT GEÇİŞE MÜDAHALE ETMEMİZ LAZIM

Muzda maliyetler çok yüksek. Bunun herkes farkında. İthalat baskısını konuşabilirdik ama artık muz ithalatı ucuz değil. İthal muzun Türkiye’de pazarda satışa sunulması maliyeti kiloda 9 lira. Bizim muzumuz şu anda 5 lira. Dolayısıyla ithal muz ucuz değil. O zaman burada başka bir hikaye var. O hikayeyi Ziraat Odası başkanımız söyledi. Transit geçişler. İran ve Irak’a gidip, hülle yoluyla tekrar buraya gelip vergi ödemeden iç piyasayı kontrol eden bir mekanizma var. Bizim bu mekanizmaya müdahale etmemiz lazım. Diğer taraftan insanımızın alım gücü çok düştü. Çalışan nüfusun yüzde 43’ü asgari ücretle çalışıyor. Bunun üzerine asgari ücretin altında emekli maaşı alanları da ilave edince toplumun yüzde 60’ından daha fazlası açlık sınırı altında ücretle yaşıyor. İstanbul’da asgari ücret alan bir vatandaş, iki odaya 1500 lira kira ödüyor. Faturalarını da ödeyince elinde para kalmıyor. Et alamıyor, çocuğuna süt alamıyor. Bu vatandaş nasıl muz alsın? Burada 5 lira olan muz, İstanbul’da 15 lira.

BUĞDAY İTHAL ETMESEK SOFRAMIZDA EKMEK OLMAYACAK

Yani sorun üreticiden ya da tüketiciden kaynaklanmıyor, sorun yönetenlerin toplumdan yana, halktan yana, çiftçiden yana bir politika ortaya koyamamasından kaynaklanıyor. Örnek vermek gerekirse, Türkiye bugün Rusya’dan, Romanya’dan buğday almasa sofranızda ekmek olmayacak. 19 yılda 75 milyon ton buğday alınmış, 21 milyar dolar para ödenmiş. Rusya 25 yıl önce 30 milyon ton buğday üretiyordu, şimdi 80 milyon ton üretiyor. Biz 1980 yılında nüfusumuz 44 milyon iken 19,5 milyon ton buğday üretiyorduk, bugün 84 milyon nüfusumuz var, mültecilerle 90 milyon, TÜİK açıkladı 17 milyon ton buğday üretiyoruz. TÜİK’in rakamı da doğru değil, bu rakam 17’den daha az. Türkiye’nin her bölgesinde pamuk yetişir. 15 milyon ton pamuk almışız, karşılığında 25 milyar dolar ödemişiz. Toplam 122 milyar dolarlık tarım ürünü ve hayvan ithal etmişiz.

AB BÜTÇESİNİN YÜZDE 33’ÜNÜ ÇİFTİYE DESTEK OLARAK VERİYOR,

TÜRKİYE’DE İSE BU RAKAM YÜZDE 1,5

Biz bütçe komisyonunda çalışıyoruz. Geçen yıl tarıma 24 milyar lira destek verdiler. 2022 yılında 25 milyar 800 milyon lira destek verilecek. Yani 1 milyar 800 milyon lira arttırıyorlar. Çiftçi 3 milyar litre mazot kullanıyor. Geçen yıldan bu yana mazot 2 lira arttı. Çiftçinin cebinden sadece mazot için çıkacak fazla para 6 milyar lira. Tarım girdilerinin toplam artışı yüzde 80. Sadece gübrede yüzde 300’e yakın artış var. Avrupa Birliği ne yapıyor? Yıllık bütçesinin yüzde 33’ünü çiftçiye destek olarak veriyor. Türkiye’de ise bu rakam bütçenin yüzde 1,5’i.

GÜBRE FABRİKALARINI ÖZELLEŞTİRİP 20 MİLYAR DOLARLIK GÜBRE İTHAL ETTİLER

Böyle bir politikayla, böyle bir yönetim modeliyle çiftçinin sorununu çözebilir misiniz? Çözemezsiniz. Bu para, bu servet nereye gitti? 1920-2002, 82 yılda Atatürk’ten başlayarak bütün hükümetlerin kullandıkları toplam para 740 milyar dolar civarında bir para. 2002’den 2020’nin sonuna kadar AKP ve saray iktidarının kullandığı toplam para 2,4 trilyon dolar. Bu parayla bir ülkeyi, bir coğrafyayı, bir devleti bütünüyle hava yoluyla, kara yoluyla, deniziyle, tarımıyla, sanayisiyle, ticaretiyle aklınıza ne geliyorsa yeniden defalarca inşa edersiniz. Fabrikaların büyük bir kısmını sattılar. Gübreden bahsediyoruz bugün. 13 gübre fabrikasını özelleştirdiler. Devletin kasasına giren para 266 milyon dolar. AKP döneminde 75 milyon ton gübre ithal edildi ve karşılık olarak 20 milyar dolar üzerinde para ödendi. Bu ülkeye kötülük yapmak için bir sınav açsanız, dereceye girenleri seçseniz bu ülkeye bu kadar kötülük, bu kadar ihanet edecek bir yapıyı kuramazsınız.

TARIMDA YAŞANAN SORUNLAR GIDA KRİZİNE DÖNÜŞTÜ

Bir hükümet, bir devlet içeride ve dışarıda attığı her adımın toplumun hangi kesimine zarar verebileceğini ve bu zararı nasıl telafi edebileceğin öngörmek zorundadır. Rusya uçağının düşürülmesinin ardından domateste yaşanan sorun gibi. 5-10 yıl sonrasını göremiyorsanız o ülkeyi yönetemiyorsunuz demektir. Koşullar sizi yönetiyordur, siz sadece seyrediyorsunuzdur. Bugünkü yaşadığımız sorunların temeli bunlardır. Tarımda yaşanan sorunlar artık bir devlet sorununa dönüşmüştür. Tarımdaki temel sorunlar gıda krizine dönüşmüştür. Tarımda yaşanan sorunlar küresel ısınma ve iklim değişikliğinden değil, iktidarın 19 yıldır bitmesi geren GAP’a, KOP’a, Kızılırmak Projesi’ne, bitmesi gereken bütün projelere yeterli kaynak ayırmamasından kaynaklanmaktadır. Tarım meselesi artık bir ekmek meselesidir, açlık meselesidir. Bir devletin görevi de insanının karnını sağlıklı bir şekilde doyurabilmektir. Anayasada da bu belirtilmektedir. Peki hükümet vatandaşının karnını nasıl doyuruyor? Kendi çiftçisiyle rekabet ederek. İthalatı teşvik edip destekleyerek. Haziran ayında 1 ton buğdayın fiyatını 2 bin 250 lira olarak açıkladılar. Bugün bu ülke buğdayı 3 bin lira ile 3 bin 500 lira arasında ithal ediyor. Yani kendi çiftçisine verdiği paradan 1000 lira daha fazla para vererek yurt dışından buğday alıyor. İthal ettiği buğdayı içeride un ve yem sanayisine fiyatını düşürerek veriyor. Toprak Mahsulleri Ofisi 26 milyar liralık ithalat yapmış. Bunun 15 milyar lirası hazineden karşılanmış. Yani görev zararı. Et Balık Kurumu 644 milyon lira zarar etmiş, bunun 420 milyon lirası son bir yılda. Bu ithalatı teşvik etmek değil midir? Kendi çiftçinden neden buğdayı 3 bin 200 liradan almadın?

İTHALATA PARA VARSA ÇİFTÇİYE DE VAR

Bazı ürünlerin de ihracatını yasakladılar. Bir ay sonrasını göremiyorlar. Pazarı kaybedeceklerini hesap edemiyorlar. Biz bugün ihraç ürünlerin çok rahat satabilmeliyiz ancak yasaklar dönemini yaşıyoruz. Bu sorunların adını da biliyoruz, çözümlerini de biliyoruz. İthalata para varsı benim çiftçime de var. Her gece mazota zam gelirken bu ülkenin insanı sesini çıkarmıyorsa oradan topladığın parayı yine bu insanlar için kullanacaksın. Uçan saray, kaçan saray, yatlar için değil, halkının mutluluğu ve refahı için kullanacaksın.

TOPLUMUN SORUNLARINI TOPLUMLA BİRLİKTE ÇÖZECEĞİZ

Çiftçi sayısı 2 milyon 700 binden 2 milyona düştü. Çiftçi borcu 84 kat arttı. Çiftçi bankalara borcunu istediğinde malını mülkünü satsa borçlarını ödeyemeyecek duruma geldi. Bunların farkındayız, çiftçinin faiz borcunun tümünü sileceğiz. Gelir durumuna göre borçlarını nasıl ödeyebilecekse yapılandıracağız. Bunları sizlerle beraber yapacağız. En büyük sorunlardan birisi de birileri karar veriyor toplum uymak zorunda kalıyor. Bundan vazgeçeceğiz. Toplumun sorunlarını toplumla birlikte çözeceğiz. Muzun sorununu üreticilerle birlikte çözeceğiz. Hiçbir zaman umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Umut yoksa ekmek yok. Hep birlikte başaracağız.”

pic010pic009pic008pic007pic006pic004pic0012pic0022pic0031

Yorum (0)

Konular:

CHP’den evi yanan vatandaşa ziyaret

Tarih: 28 Mart 2019 Yazan: editor

CHP Anamur Belediye Başkan Adayı Durmuş Deniz’in ekibi, Boğuntu mahallesinde evi yanan vatandaşı ziyaret etti.

Boğuntu’da sabaha karşı bilinmeyen bir nedenle meydana gelen yangında evi tamamen yanarak kullanılamaz hale gelen Abdurrahman Deniz ve ailesini ziyaret eden CHP heyeti, aileye ve köy muhtarı Mehmet Oktar’a geçmiş olsun dileğinde bulundu.
Evi yanan aileye acil ihtiyaçlarıyla ilgili destek sağlayan CHP heyeti, yangında can kaybının olmamasının teselli olduğunu belirterek, CHP Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz’in de geçmiş olsun mesajını ilettiler.

25-mart00225-mart00125-mart003

Yorum (0)

Konular:

CHP’nin meclis üyeliği adayları belli oldu

Tarih: 20 Şubat 2019 Yazan: editor

15subat-20190033

CHP Anamur belediye meclis adayları belli oldu.
Edinilen bilgiye meclis üyesi adayı listesi şöyle


KONTENJAN
1- Ali İlhan Ayhan
2- Ali Haydar Kılıç
3- Ali Oğuz


MECLİS ÜYESİ ADAYLARI
1- Erdal Karan
2- Mustafa Umut Yılmaz
3- Ali Kubilay Erdal
4- Tekin Mutlu
5- Bilge Oğuz
6- Necdet Yıldız
7- Umut Bulut
8- Ozan Atalay
9- Güven Kocabıyık
10- Mustafa Müftüoğlu
11- Aziz Aslan
12- Ali Tüzmen
13- Mehmet Kaya
14- Ebru Türkmen Deniz
15- Aziz Şimşek
16 Neziha Deniz
17- Cengiz Uçar
18- Mustafa Oktan
19- İbrahim Toy
20- Murat Can Ceylan
21- Ahmet Özyurt
22- Ayşe Deniz

Yorum (0)

Konular:

CHP’nin afiş ve pankartlarına saldırı

Tarih: 15 Şubat 2019 Yazan: editor

CHP Anamur İlçe Örgütü tarafından kentin çeşitli yerlerine asılan afiş ve pankartlara zarar verildi.

CHP Anamur Gençlik Kollarının yürüttüğü propaganda çalışmaları kapsamında CHP Anamur Belediye Başkan Adayı Durmuş Deniz’in fotoğrafları ile seçime yönelik sloganların yer aldığı afiş ve pankartlar bulunduğu yerden indirildi. Afiş pankartların bazıları çöpe atılırken, bazıları da yırtılarak yerlere atıldı.
CHP Anamur İlçe Örgütü ve Gençlik Kolları ile partililer sosyal medyada duruma tepki gösterip kınayarak afiş ve pankartların yenilerinin tekrar asılacağını kaydettiler.
Anamur Belediye Başkanı ve İYİ Parti Anamur Belediye Başkan Adayı Mehmet Türe de sosyal medyadan yırtılan ve çöpe atılan afişlerin fotoğraflarını paylaşarak tepkisini dile getirdi.
Türe, “Kınıyorum, ayıplıyorum ve bunu yapan zihniyeti aşağılık buluyorum” dediği mesajında, “Mart’ın sonu barış, kardeşlik, Mart’ın sonunda kazanan Anamur olacak” ifadelerine yer verdi.

15subat-201900215subat-201900115subat-2019003

Yorum (0)

Konular:

Durmuş Deniz aday adaylığın açıkladı

Tarih: 05 Kasım 2018 Yazan: editor3

5-kasim-20181033CHP Anamur Belediye Başkan Aday Adayı Durmuş Deniz, partisinin ilçe binasında düzenlediği toplantıyla aday adaylığını açıkladı.
Deniz, ailesiyle birlikte toplantıya katılanları tek tek karşılarken, yoğun katılımla toplantı miting havasına büründü.
CHP İLÇE BAŞKANI TURABİ YEŞİLÇAYIR:
“BELEDİYEYE CHP BAYRAĞINI ASACAĞIZ”
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan CHP Anamur İlçe Başkanı Turabi Yeşilçayır, “İl ve ilçe belediyelerinin ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz. Adayımız kim olursa olsun, birleşeceğiz, tek yürek olacağız ve belediyeye CHP bayrağını asacağız. Ülkemizin içinde bulunduğu siyasi koşullar göz önünde bulundurulduğu zaman bu koşullarda siyaset yapmanın ne denli zor olduğunun bilincindeyiz. Aday adayı olan tüm arkadaşlarımız birbirinden değerli ve cesurdur. Özellikle günümüz koşullarında göstermiş oldukları medeni cesaretten dolayı kendilerini kutluyorum. Bugün aday adaylığı açıklamasını yapacak olan Durmuş Deniz’e başarılar diliyorum” dedi.
DURMUŞ DENİZ: “BÜTÜN BELEDİYE BAŞKANLARINA TEŞEKKÜR EDERİM”
Ardından kürsüye gelen CHP Anamur Belediye Başkan Aday Adayı Durmuş Deniz, konuşmasına, Anamur Belediyesi’nin kurulduğu ilk günden bu güne kadar hizmet etmiş bütün belediye başkanlarına teşekkür ederek, “Onlara saygılarımı sunuyorum. Aramızdan ayrılanlara Allah’tan rahmet aramızda bulunanlara sağlıklı ömürler diliyorum” dedi.
Deniz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ ANAMUR İÇİN DİYEREK ADAY ADAYI OLDUM
Birimiz Hepimiz, Hepimiz Anamur için söylemiyle yola çıkmamı isteyen CHP’li sizler ve Anamur Halkının isteği üzerine CHP’den aday adayı oldum. 31 Mart 2019 da yapılacak seçimlerde başkan adayı olmak için karışınızdayım. Bana olan güven ve desteğinizden dolayı teşekkür ediyorum.
KATILIMCI BELEDİYECİLİK ANLAYIŞIYLA YÖNETECEĞİZ
Almak istediğim bu görevin sorumluluğu ve bilincindeyim. Şundan emin olun ki; görevimi katılımcı belediyecilik anlayışıyla Anamur’un ve halkımın gereksinimleri, öneri ve isteklerini göz önüne alarak yapacağıma söz veriyorum. Sizleri utandırmayacağım.
Allah izin verir de bu görevi üstlenirsem benim başkanlığım döneminde belediyeyi hep birlikte yöneteceğiz. Hep birlikte üreteceğiz. Ve hep birlikte mutlu bir yaşamın paydaşı olacağız.
BENİM TANIĞIM DA KEFİLİM DE ANAMUR HALKIDIR
30 yıldır Anamur’da ticaret ve siyaset yapmaktayım. Allaha şükür ticari hayatım da siyasi hayatım da tertemizdir. Dürüstlük ve çalışkanlığıma bütün Anamur Halkı tanıktır. Benim siyaseten ve ticareten tanığım da kefilim de siz değerli Anamur Halkı’dır.
STK’LARDA GÖREV ALDIM VE ÖĞRETİM GÖREVLİSİ OLARAK HİZMET VERDİM
İlçemizde faaliyet gösteren Muz-Der, TSO, ZMO, TEMA gibi STK’larda kurucu üye veya başkan olarak görev aldım. Mersin Anamur Meslek Yüksekokulu Suptropikal İklim Bitkileri Bölümünün açılmasında öncülük ettim ve 3 yıl gönüllü öğretim görevlisi olarak hizmet verdim.
İLÇEMİZİN SORUNLARINI BİLİYORUM
2004-2009 yılları arasında CHP Meclis Üyesi olarak görev yaptım. İlçemizin sorunlarını biliyorum. (İçme suyu, Otopark, Çarpık Kentleşme, Sahildeki Kötü Yapılaşma, Dragon Çayı Kirliliği, Çöp Sorunu vs.) Çözüm yolları için ekibimle birlikte çalışmalarımızı yaptık, çözüm projelerimizi hazırladık. Sizlerin desteği ve katılımı ile Anamur’umuzu bir marka şehir, bir dünya kenti yapacağım. Bunları çözmek için CHP’den aday adayı oldum.
CHP Türkiye’nin birleştirici gücüdür. Bizler bu gücün altında KATILIMCI YÖNETİM modelimizle dil, din, ırk ve parti ayrımı olmadan beraberce ilçemizi yöneteceğiz.
Yönetim anlayışımız TEVAZU, HOŞGÖRÜ ve İŞBİRLİĞİ anlayışına dayanmaktadır. Yunus Emre’nin dediği gibi “Yaradılanı hoş gör Yaradan’dan ötürü” anlayışındayız.
DEĞİŞİM PROGRAMIMIZ 5 ANA TEMELE DAYANIYOR
Yeni Anamur Değişim Programımız 5 ana temele dayanmaktadır.
İNSANA YATIRIM: Anamur’un Yatırım Yıldızı’nın en üst köşesini insana yatırım oluşturmaktadır. Önceliğimiz beton, bina ve inşaatın da ötesinde insandır. Belediyecilik anlayışımızdaki birinci stratejik hedefimiz insana yatırımdır. Çünkü Kalkınmacı Belediyecilikte tesislerden önce onu kullanacak insanın niteliği önemlidir. Dolayısıyla öncelikli olarak bir yandan Anamurumuzun kalkınmasına katkı sağlayacak yeni nesillerin niteliğini arttırırken, yetişmiş insanımızın da kendisini gerçekleştirmesine her türlü katkı sağlayacağız.
SANAT VE SPORA YATIRIM: Sanat ve spor insanın kendini gerçekleştirmede en önemli etkenlerden biridir. Yatırım Yıldızımızın sol köşesi sanat ve spora yatırımı oluşturmaktadır. Kalkınma sanat ve sporda başarı ile kendini gösterir. Bu nedenle Anamur’umuzu en iyi şekilde tanıtma ve Anamur’da yaşayan insanlarımızın sporda ve sanatta hayallerini gerçekleştirme konusunda her türlü imkanı sağlayacak ortamlar oluşturacağız.
ÜRETİME YATIRIM: Tarım ve Turizm Anamurumuzun en önemli gelir potansiyeli taşıyan sektörleridir. Yatırım Yıdızımızın sağ köşesi üretime yatırımı oluşturmaktadır. Üretken bir Anamur için Tarım ve Turizm alanlarındaki potansiyellerimizi harekete geçirecek projeler ile hem işsizlik hem de yoksullukla mücadele edeceğiz.
GELECEĞE YATIRIM: Gelecek çocuklarımızdır. Yatırım Yıldızımız iki ayak üzerinde durmaktadır. Yatırım Yıldızımızın sol ayağını geleceğe yatırım oluşturmaktadır. Kalkınmacı Belediyecilik geleceği öngören bir anlayıştır. Geleceğe yatırım ise çocuklarımızı yarınlara hazırlamayı gerektirir. Çocuklarımızın eğitiminde merkezi hükümetin yetersiz kaldığı alanlarda projeler uygulayacağız. Çocuklarımızın gelecekte istihdam olanaklarını arttıracak eğitim yatırımlarına öncelik vereceğiz.
GEÇMİŞİMİZE YATIRIM: Yatırım Yıldızımızı sağlam bir zemine oturtan ikinci ayak ise Geçmişe Yatırımdır. Geçmişini unutan bir toplum geleceğini kuramaz. Bu çerçevede folklorumuzu ve geleneklerimizi yaşatmaya yönelik projelere öncelik vereceğiz.”
ADAY KİM OLURSA ARKASINDA DİMDİK DURACAĞIZ
Partimizin ve ülkemizin birlik beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu bu dönemde genel merkezimiz hangi arkadaşımızı Anamur’a aday yaparsa yapsın o arkadaşımızın arkasında dimdik duracağız.
CHP’nin altı oklu bayrağını, Birimiz Hepimiz, Hepimiz ANAMUR İçin söylemiyle el ele, gönül gönüle, birlik ve beraberlik içerisinde Anamur Belediyesi’ne dikeceğiz.
YENİ ANAMUR’UN TEMELLERİNİ HEP BİRLİKTE ATACAĞIZ
Cumhuriyet Halk Partisi’nden aday olup seçilirsem; Anamur’umuzun temiz denizi ve sahilini, yeşil doğasını, verimli tarım arazilerini koruyarak, dürüst ve şeffaf belediyecilik anlayışıyla yeni Anamur’umuzun temellerini hep birlikte atacağız.
Anamur’umuzu hak ettiği çağdaş görünüme kavuşturup Türkiye’nin en iyi yaşanabilecek şirin ilçesi haline getirmek için “Birimiz Hepimiz, Hepimiz Anamur İçin” sloganıyla iş birliği içinde çalışacağız.”
ESKİ İLÇE BAŞKANLARI VE PARTİNİN İLERİ GELENLERİ DE KATILDI
Deniz, konuşmasının ardından toplantıya katılan diğer aday adayları Ali Ülkü, Meltem Eroğlu ve Ayhan Güven ile CHP Mersin Eski Milletvekili Ersoy Bulut, eski ilçe başkanları Osman Orhan, Arslan Müftüoğlu, Naci İnan, Gökçin Yalçın, Yalçın Kayakılıç, Kasım Duman ve partinin ileri gelenlerini sahneye davet ederek birlik beraberlik mesajı verdi.5-kasim-201810075-kasim-201810095-kasim-201810365-kasim-201810345-kasim-201810375-kasim-201810155-kasim-201810385-kasim-201810165-kasim-201810415-kasim-201810055-kasim-201810185-kasim-201810195-kasim-201810205-kasim-201810215-kasim-201810225-kasim-20181023

Yorum (0)

Konular: ,

Özgür Özuğur aday adaylığını açıkladı

Tarih: 27 Ağustos 2018 Yazan: editor3

27-agustos-2018037Bilgisayar Mühendisi Özgür Özuğur, CHP Anamur Belediye Başkan Aday Adayı olduğunu açıkladı.

“CHP’NİN KALESİ’NDE KÖTÜ KARNEYE SAHİBİZ”

Özuğur, partisinin ilçe binasında düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı açıklamada, Anamur Belediye Başkanlığı için ikinci kez aday adayı olduğunu belirterek, “30 Mart 2014 tarihinde yapılan en son yerel seçimleri hem Anamur’da hem Mersin’de kaybettik. Hatta son 4 dönemdir yani son 20 yıla baktığımızda sadece bir tek dönem CHP belediye başkanlığının kazanıldığını görüyoruz. CHP’nin kalesi olarak gösterilen bir yer için kötü bir karneye sahibiz. Bundan kendimize dersler çıkarmalıyız. Herkes canla başla hem Anamur’da hem de ülke genelinde CHP’nin yerel iktidarı için çalışmalıdır” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZ, YARINLARIMIZ İÇİN BU YOLA BAŞ KOYDUM”

2014 yılındaki yerel seçimde adaya olamadığını ancak aday adaylığı döneminde önemli tecrübeler edindiğini ifade eden Özuğur, şunları söyledi:

“Bugün artık sizlerin teveccühü ve ortak akıl ile aday adayı olarak karşınıza çıkmanın gururunu yaşıyorum. Benimle yüreği çarpan, bana gönül veren, canı gönülden destekeyen herkese teşekkür ediyor, minnettarlığımı sunuyorum. Çıktığım bu yolda, büyük bir aşk ve tutkuyla bağlı olduğum Anamur’u hep birlikte hak ettiği ve hayal ettiğimiz yerlere taşımak için kutsal bir görev olarak adlettiğim Anamur Belediye Başkanlığı görevine zamanın ve mekanın ötesinde alışılmamış, örnek bir sosyal demokrat belediyecilik için partimizden, Cumhuriyet Halk Partisi’nden aday adayıyım. Siyasi zaferler kazanılmadan ekonomik zaferlerin, teknolojik zaferlerin ve daha birçok zaferin bir ehemniyeti olmadığını görerek başladığım siyasi hayatıma; yaptıklarımız kadar yapmadıklarımızdan da sorumlu olduğumuzun bilincinde olarak çocuklarımız için yarınlarımız için bu yola baş koyuyorum.

ÖZGEÇMİŞ

1973 yılında Anamur’da öğretmen bir anne ve asker bir babanın ortanca çocuğu olarak dünyaya geldiğini belirten Özuğur, eğitimi ve iş hayatıyla ilgili şu bilgileri verdi:

“İlk, orta ve lise öğrenimlerimi üstün başarılarla Anamur’da tamamladım. Anamur’da geçen çocukluk ve gençlik yıllarından sonra sırasıyla 1995 yılında ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği’nden lisans, 2003 yılında ODTÜ Endüstri Mühendisliği’nden master ve 2016 yılında Milli Savunma Üniversitesi Harekat Araştırması Anabilim dalından doktora (PhD) derecelerini aldım. Vatani görevimi, Muhabere Elektronik ve Bilgi Sistemler (MEBS) yedek subay okulundan birincilikle mezun olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargahında asteğmen olarak yaptım. 23 yıllık profesyonel iş hayatında, Türk Savunma Sanayi’nin öncü kuruluşları ASELSAN, TÜBİTAK ve HAVELSAN’da kritik ve ileri askeri teknolojilerin milli olarak geliştirilmesinde ve ülkeye kazandırılmasında önemli ve öncü görevlerde bulundum.

NATO toplantısında ve uluslararası çalışmalarda ülkemizi başarıyla temsil ettim. Çeşitli dergi ve konferanslarda yayınlanmış birçok bilimsel makalelerim mevcuttur. Halen, HAVELSAN Komuta Kontrol ve Savaş Teknolojileri Bölümü’nde mühendislik, teknoloji ve araştırma-geliştirme faaliyetlerinin yürütüldüğü Teknoljoi Geliştirme Grubunun Lideri ve Yöneticisi olarak çalışmaktayım. İleri düzeyde İngilizce bilmekteyim. 45 yaşında, benim gibi kendisi de bir mühendis olan Işıl Hanımla evli, biri kız biri erkek olmak üzere iki çocuk babasıyım. Çocuklarımla birlikte 3. kuşak Anamur’lu olma yolunda ilerliyoruz.

“ANAMUR ZAMANIN GERİSİNDE KALDI”

Türkiye’de siyasetin hizmet ve çözüm üretme aracı olmaktan çıkıp belli bir grup ya da güç odaklarının tekelinde halkın ve kaynakların sömürüldüğü bir rant aracına dönüştürülmüş olduğunu belirten Özuğur, şöyle devam etti:

“Bu kısır döngüden ve süreçten Anamur da nasibini almaktadır. Sade bir vatandaş gözüyle uzun yıllardır Anamur’u hep birlikte gözlüyoruz. Dünya değişti, gelişti, Türkiye değişiyor, Anamur değişmiyor ve gelişmiyor. Anamur çağını yakalayamamıştır. Tarihte bereket hilali olarak bilinen bölgenin ve Akdeniz medeniyetlerinin merkezindeki Anamur zamanla hiçbir vizyonu ve hedefi olmayan, günün zor kotarıldığı, zamanının gerisinde kalmış bir ilçe konumuna sürüklenmiştir. Anamur, köhne ve eski bir kasaba görünümündedir. Yıllar içindeki yalan yanlış projelerle yıllarımızı ve Anamur’un ekonomik özgürlüğünü kaybettik.”

“ANAMUR’A ÇAĞ ATLATMAK MÜMKÜN”

“Böyle gelmiş ancak böyle gitmemelidir. Çözüm, yine Anamur’un derinliklerinde saklıdır” diyen Özuğur, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu gidişatı Anamur’un en büyük serveti olan yüksek seciyeli, çalışkan ve sıcak insanlarıyla değiştirmek ve Anamur’a çağ atlatmak mümkündür. Bu dinamikleri harekete geçirerek hep birlikte kurduğumuz Anamur hayallerimizi hep birlikte var gücümüzle çalışarak gerçekleştirebiliriz.”

“MUZA MAHKUM, B PLANI OLMAYAN BİR HALK”

Özuğur, Anamur’un sorunları ile ilgili tespitlerini şöyle sürdürdü:

“Benim çocukluğumda hepiniz hatırlarsınız ‘Zümrüt Anamur, Yeşil Anamur’ sloganları vardı. Sizce nerede o yeşil Anamur? Ben söyleyeyim: Zümrüt Anamur artık kartpostallarda. Şehir merkezi, sahil heryer doldu taşıyor. Gören duyan durduran yok. Hızla ve çirkin bir şekilde betonlaştık. Kent estetiğinden eser kalmadı. Böylesine güzel turistik bir bölgede böyle bir kentleşme nasıl olabilir, anlamak mümkün değildir. Yolları ve kavşakları akıllara durgunluk vermektedir. Tam bir tasarım faciasıdır. Kimse çarşıya zorunlu olmadıkça çıkmak istemiyor. Ticaret kan ağlıyor. Esnaf çaresiz durumda. Para kazananlar da Anamur’da para harcayacak yer bulamamakta. Ticaretimiz, esnafımız, balıkçımız, hayvancılarımız kan ağlıyor, gören yok. Sahilimiz, çevremiz kirlendi. Yıllardır kirlenen deniz suyunun tabanı artık kum değil, balçık. Kum tepelerimiz yok. Hala Caretta’larla barışamadık, alışamadık. Balık çiftlikleri kurulmaya çalışılıyor, doğa katlediliyor seyirci kalıyoruz. Can damarlarımız Sultan suyu ve Anamur çayı can çekişiyor. Pislik içinde, çöplük içinde. Görmüyoruz. Muza mahkum, B-Planı olmayan bir halk. Hiçbir kalkınma planı ve umudu olmayan çaresiz bir halk. Kültür ve sanattan hiç bahsetmiyorum, uzağından geçmiyoruz. Son yıllarda açılan bir sinema ile sanatla bağımızı kurduğumuzu sanıyoruz. Tek bir tiyatro oyunu sahnelenemiyor, sahnelenecek doğru dürüst yerimiz bile yok. 30 yıl önce şehir merkezinde bile pansiyonculuk yapılırken şimdi bir tek bir turisti mumla arar olduk. Turizm yüksek okulumuz var ama turistimiz yok.

Bu seçim adeta otobandan önce son çıkıştır. Böyle bir şans bir daha gelmeyebilir. Anamur için değişim ve gelişim zamanıdır, kırılma noktasıdır. Şayet bu gelişmeler ranta kurban edilirse geçmiş olsun. Anamur’u kaybederiz. Çanlar Anamur için çalmaktadır ve hızla Anamur’a çağ atlatacak adımları atmak gerekmektedir. Bu işin yolu da iyi bir ‘’Belediyecilikten’’ geçmektedir.

“NELER YAPACAĞIM”

Anamur genelinde ne tür işler yapacağını başlıklar halinde anlatan Özuğur, şunları kaydetti:

1. Çöp, kanalizasyon, su, elektrik, yol gibi tüm altyapı işleri önceliğimiz olacak. Hayati ve temel ihtiyaçlar karşılanmadan anlamsız harcamalar, hayali işler peşinde koşmayacağız.

2. Anamur’u her yönüyle kendi kendine yeten bir kent haline getireceğiz. Kendi kaynaklarını yaratabilen, kaynaklarını yönetebilen bir anlayış içinde olacağız.

3. Anamur’un il olabilmesi için gerekli tüm altyapı ve fiziki şartları yerine getireceğiz. Ekonomisinden, tarımına, turizminden siyasetine kadar örnek bir ilçe olup kent ve kentli olmayı başaracağız.

4. Kalkınma en öncelikli konumuz olacak. Anamur gerçeğine uygun bir kalkınma modeli geliştireceğiz. Kalkınacağız, bunun başka bir yolu yok. İş ve istihdamı ivedilikle çözeceğiz. Katma değer üreteceğimiz işlerin peşinde koşacağız.

5. Türkiye’nin en akıllı kentlerinden biri olacağız. Tüm belediyecilik hizmetlerinde en üst seviyede teknolojiden faydalanıyor olacağız. Akıllı kent ve elektronik belediyecilik konsepti ile tanışacağız.

6. Ekolojik ve yeşil bir kent yaratacağız. Çevreyle dost ve barışık olacağız. Çevreden asla ödün vermeyeceğiz. Arıtma tesisi, tarımsal atık geri dönüşüm tesisi gibi çevre için ne tür altyapılar gerekiyorsa elimizden geleni ardımıza koymayacağız. Caretta’ların da Anamur’lu olduklarını herkese öğreteceğiz. Çevre bilincini Anamur’da yeniden inşa edeceğiz. Balık çiftliklerine izin vermeyeceğiz.

7. Çevre dostu tüm enerji kaynaklarından maximum düzeyde faydalanacağız. Güneş, su, rüzgar ve dalga enerjisinden faydalanacağız. Dünyayı takip edeceğiz. Orada ne varsa getireceğiz, öncüsü olacağız, gelişmesi için her türlü katkıda bulunacağız. Bu konuda teşvikler, projeler üreteceğiz.

8. Kültür ve sanat konusunda 50 yıllık geri kalmışlığımızı aşacağız. Yazlık sinemalar, bilim ve sanat merkezlerimiz olacak. Tiyatrolar oynanacak, senfoni konserleri verilecek.

9. Spor tesislerimiz, kurslarımız olacak. Müsabakalar düzenleyecek, sporcular yetiştirilmesine ön ayak olacağız. Bütün yıla yayarak yılın her ayı ulusal ya da uluslararası bir sportif müsabakaya ev sahipliği yapacak şekilde yamaç paraşütü, kayalıktan atlama, dalış, zıpkınla avcılık, trekking, triatlon, plaj voleybolu, plaj futbolu, orientering, moto kros gibi coğrafyamıza uygun sportif yarışlar düzenleyeceğiz. Doğa sporlarının ve macera tutkunlarının merkezi yapacağız.

10. Yurtlar yapacağız. Çocuklarımızı kökeni ve içeriği belli olmayan yurtlara teslim etmeyeceğiz. Aynı şekilde yaşlı ve kimsesizlere kucak açacağız. Kadın sığınma evlerimiz olacak. Çaresiz ve kimsesizlerin yanında olacağız.

11. Estetik bir kent için, güzel bir Anamur silüeti için kentsel dönüşüm yapacağız. Anamur’un büyüsünü, tılsımını bozan tüm etkenleri ortadan kaldıracağız. Anamur’a uygun genel bir mimari anlayışı oluşturulacak. Betonlaşmanın ve çarpık yapılaşmanın hızla önüne geçeceğiz. Aşamalı olarak seraların yarattığı görüntü kirliliğinden de kurtulacağız. Bu sorun çiftçimizin değil artık Belediye’nin ve Anamur’un ciddi bir sorunudur.

12. Tarıma dayalı bir sanayi kurulacak. Daha çok çalışıp daha çok üretmenin yöntemlerini araştırıcağız. Hep birlikte katma değer üreteceğiz.

13. Alanya ile Gazipaşa ile karşılaştırılmak yerine dünya ölçeğinde St Tropez’le, Porto Rico ile, Rodos ile, Nice ile yarışır hale geleceğiz. Anamur’u dünyaya açacağız.

14. Şehir merkezi sıkışmış durumda. Süklüm püklüm bir çarşımız var. Park sorunu ciddi boyutta. Yeni şehir merkezleri inşa edeceğiz. Bu merkezler arasında araç trafiğinin olmadığı meydanlar inşa edeceğiz. Küçük bir çocuğun bile güvenle gezebileceği Anamur’un yeni buluşma noktalarını inşa edeceğiz.

15. Anamur genel olarak dar bir coğrafyada sıkışmış durumda. Toprağı ve yaşam alanı sınırlı bir kent. Kafanıza göre genişleyebileceğimiz bir kentte yaşamıyoruz. Anamur’un önünü açacağız. Köylerle, beldelerimizle bütünleşeceğiz. Köylerimizi, yaylalarımızı cazibe merkezi haline getireceğiz. Yaylalarımızı iç turizme açacağız. Tarımıyla, turizmiyle, doğasıyla öne çıkan köylerimizi bulap çıkaracağız. Köylerden Anamur’a değil, Anamur’dan köye göçü sağlayacağız. İleride il olduğumuzda ilçe olacak belde adaylarımızı yaratacağız, hazırlayacağız. Anamur’un yükünü hafifleteceğiz.

16. Gölge ve serin bir kent yaratacağız. Hiç yeşil bir alanımız yok. Çarşıya çıktığınızda soluklanacağız bir gölgelik yok. Tanıdık bir esnaf arkadaşınız ya da tanıdığınız yoksa haliniz hepten harap. Kimse gerçek bir işi, ihtiyacı olmadan çarşıya çıkmamak için uğraşıyor. Gölge ve serin bir kent yaratacağız.

17. Su hayattır, candır. Anamur’a yapılan en büyük hizmet eski yıllarda Devlet Su İşleri tarafından yapılan kanallarımızdır. Zamanının ötesinde bir iştir gerçekten. Sadece sulama kanalı olarak değil ulaşım için, keyif için, serinlik için, estetik için de kanallarımızı kullanıyor olacağız. Niçin kanallarımızda kısmi kontrollü açık havuzlar olmasın. Suların şırıl şırıl aktığı, kanallarla bezeli bir Anamur olacak.

18. Balıkçılığımızı yeniden canlandıracağız. Geriye giden denizciliğimizi yeniden kurtaracağız. Artık eski havasını yitiren kabotaj bayramlarımızı daha renkli ve coşkulu kutluyor olacağız. En ucuz ve en taze balığı Anamur’da yiyeceğiz. Balıkçılığımızı ve denizciliğimizi geliştireceğiz. Yeni iskele inşatı ile birlikte kurulacak marina ile birlikte yat turizmini canlandırmak için gerekli adımları atacağız. Bu sayede Kıbrıs ile en yakın noktada bulunmanın avantıjını kullanarak dostluğumuzu ve ticaretimizi arttıracağız. Girne-Anamur arasında ilk deniz uçağı seferini başlatmak için uğraşacağız.

19. Kale’den Ören’e tüm kumsalı yürüyerek yalın ayak geçebileceksiniz. Her yerde her noktada engelsiz bir Anamur inşa edeceğiz. Trafiksiz, sessiz, engelsiz bir raylı ulaşım ağını bisiklet yolları ile destekleyerek sahil boyunca kuracağız.

20. Pulludan, Ören’e Anamur’un çehresini değiştireceğiz. Anamur’a gelen, Anamur’dan geçen herkes Anamur’un o kendine aşık eden siliüeti ile tanışacak. Anamur’un tüm tarihi ve doğa güzelliklerine yönlendireceğiz. Geçici misafirlerin, yolcuların, durup konaklaması ve bir daha gelmesi için tüm cazibemizi ortaya koyacağız.

21. ‘’Cittaslow’’ yani yavaş şehir sakin şehir anlamına gelen oluşum 1999 yılında İtalya’da kurulmuş uluslararası bir belediyeler birliğidir. Kelime kökeni İtalyanca “Citta (Şehir)” ve İngilizce “Slow (Yavaş)” kelimelerinin birleşmesiyle türetilen Cittaslow, “Sakin Şehir” anlamında kullanılmaktadır. Yavaş Hareketi’nin bir parçası olarak bilinmektedir. Cittaslow Uluslararası Birliği’ne üye olmayı ve Anamur’un sakin şehir konseptine ve felsefesine  uygun şekilde gelişmesini sağlayacağız.”

“NASIL BİR BAŞKAN OLACAĞIM?”

Konuşmasının sonunda nasıl bir başkan olacağını da anlatan Özuğur, şöyle devam etti:

“• Klasik bir siyasetçi gibi hamasi laflar, büyük sözler etmeyeceğim. Tutamayacağım, hayali sözler de vermeyeceğim.

• Ne biliyorsam, neye inanıyorsam sizlere sadece doğruyu söyleyeceğim.

• Kamu kaynaklarını asla kendi çıkarlarım için kullanmayacağım gibi kamu kaynaklarının çar çur edilmesine de asla göz yummayacağım.

• Her işi tek başına yapmış gibi poz vermeyeceğim. Olur olmadık her yerde resimlerimi sergilemeyeceğim.

• Her açılış, her tören, her cenaze, her düğün dolaşıyor olmayacağım. Muhtemelen çalışıyor, üretiyor olacağım.

• Göreve liyakati en ön planda tutacağım.

• Hizmette hiçbir vatandaşımızı ayırt etmeyeceğim.

• Adaletli olacağım, adaletin sağlanması için elimden gelen herşeyi yapacağım.

• Halkın, vatandaşın hakkını ve çıkarlarını kendi hakkımdan daha fazla gözeteceğim.

• Çalmayacağım, çaldırtmayacağım.

• Bireysel zenginler yaratmaktan ziyade halkın genel refahı için çabalayacağım.

• CHP’nin altı okundan ve Atatürk’ün yolundan asla ayrılmayacağım.”

Programa katılan partililer ve milletvekilleri ile il yönetimi, konuşmasını tamamlayan Özuğur’u tebrik ettiler ve başarılar dilediler.27-agustos-201803827-agustos-201803927-agustos-201804127-agustos-201804227-agustos-2018044

Yorum (0)

Konular: ,

Baykal: ‘Cumhurbaşkanı adayını taban belirlemeli’

Tarih: 22 Temmuz 2017 Yazan: editor3

23-temmuz-2017009CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, partisinin Anamur İlçe Örgütü’nde partilerle bir araya geldi.

Baykal, CHP Anamur İlçe Örgütü’ne gelişinde İlçe Başkanı Ayhan Güven ve partililer tarafından karşılandı.

Baykal, burada yaptığı konuşmada, “Sizlerle uzun zamandır bir araya gelemedik. Bir selamlaşıp hal hatır sormak için buradayım. Bu sıcak havaya rağmen burada toplanıp bana gösterdiğiniz misafirperverlik için teşekkür ederim” dedi.

Konuşmasında referandum sürecini değerlendiren Baykal, “Her kesimden ‘Hayır’ diyenler hiçbir yerden talimat almadan, sorumlu davranarak bu düzenlemenin sakıncalarını ülkemizin her yerinde vatandaşlara anlattılar. Biz de bu süreçte aktif çalışarak neden ‘Hayır’ denilmesi gerektiğini anlattık. Çok az bir farkla anayasa değişikliği kabul edildi. Ancak seçmenin yarısının istemediği değişiklik sanki seçmenin tamamı ‘evet’ demiş gibi gösteriliyor ve uygulamalar da bu yönde. Aslında seçmenin tamamının yada tamamına yakınının ‘evet’ demediği bir anayasa meşru sayılmaz. Çünkü anayasa bir uzlaşma ile yapılmalıdır. Bu değişiklikle parlamentonun devre dışı kalması, yargı bağımsızlığının keybedilmesi ve bürokrasinin bir tek kişinin emrine girmesi beni en çok üzen şeylerdir” diye konuştu.

Bu olumsuz tabloyu ortadan kaldırmak için seçmenin son bir şansı daha olduğuna işaret eden Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu olumsuz tabloyu tersine çevirmek için hala bir şansımız var. Aynı referandumdaki gibi kararlı bir şekilde çalışırsak, referandumda ‘hayır’ diyen tüm kesimlerin üzerinde uzlaşabileceği bir aday belirlenebilirse, 2019’da yada erkene alınarak daha önce yapılacak seçimde Atatürk’ün kurduğu mevcut sistemimiz koruyabiliriz. Bunun için yukarıdan belirlenecek bir aday yerine geniş kesimlerin üzerinde uzlaşacağı bir adayın ortaya çıkarılması gerekmektedir. Yani aday yukarıdan değil, kamuoyu yoklamaları ve benzeri çalışmalarla taban tarafından belirlenmelidir. Bu süreçte herkes fikrini beyan etmeli, tam bir uzlaşı sağlanmalıdır. Aday belirleme süreci yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya doğru işlemelidir. Her kesimden tabanın uzlaşmayla belirleyeceği adayın etrafında güçbirliği yapılarak çalışılması en doğrusu olacaktır.”

Konuşmasının sonunda doğum gününü kutlayan ve partililere de teşekkür eden Baykal, Gazipaşa ilçesine gitmeke üzere Anamur’dan ayrıldı.23-temmuz-201703823-temmuz-201703923-temmuz-2017040

Yorum (0)

Konular:

CHP’de bayramlaşma programı

Tarih: 28 Haziran 2017 Yazan: editor3

28-haziran-2017008CHP Anamur İlçe Örgütü’nde bayramlaşma programı düzenlendi.

CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak ve milletvekili adayı Şerife Arıcı’nın katılımıyla düzenlenen programda, Çamak ve Arıcı, CHP Anamur İlçe Başkanı Ayhan Güven, yöneticiler, kadın kolları üyeleri ve partililerin bayramını kutladı.

CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, programda yaptığı konuşmada, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yoğun katılımla sürdürdüğü ‘adalet yürüyüşü’nün bayramda da devam ettiğini belirterek, bu yürüyüşün önemine dikkat çekti.28-haziran-2017007

Yorum (0)

Anket

Mersin - Antalya yolu tamamlandığında Anamur'a ne gibi faydaları olur?

Sonuçlar

Loading ... Loading ...

HAVA DURUMU

ANAMUR

İLETİŞİM SAYFALARI

Son Yorumlar