Konu Arşivi | "CHP Anamur"

Konular:

CHP Anamur ilçe başkanlığından kamuoyuna duyuru

Tarih: 02 Ekim 2022 Yazan: editor

Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanlığı 03.10.2022 günü yapılacak olan Belediye Meclis toplantısı ile ilgili basın açıklaması yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanlığının basına gönderdiği yazılı açıklama şöyle:

“Değerli Anamurlular;

03.10.2022 günü (Yarın) Anamur Belediye Meclisi toplantısı yapılacaktır.

Yapılacak olan meclis toplantısında, mülkiyeti Anamur Belediyesine ait olan Gercebahşiş ve Yalıevleri Mahallelerinde bulunan 2 adet taşınmazın satışı için Anamur Belediye Başkanına yetki verilmesi toplantı gündemine alınmıştır.

Anamur halkına ait olan bu değerli taşınmazlar neden satılmak istenmektedir? Satışının Anamur haklına ne gibi bir yararı olacaktır?

Bu satışları talep eden Anamur Belediye Başkanı tarafından bu konuda Anamur Halkına ve Belediye Meclisine aydınlatıcı ve tatmin edici hiçbir bilgi vermemektedir.

Bu taşınmazların satışı halinde kimlerin satın alacağı ve ne amaçla kullanılacağı belli değildir.

Ayrıca satış sonrasında elde edilecek gelirin nerde kullanılacağı ve ne şekilde harcanacağı da belli değildir.

Anamur halkına ait olan bu taşınmazlar satılmamalı, kamu yararı için belediyemiz tarafından kullanılmalıdır.

Anamurluların hakkını ve hukukunu korumak için, CHP ‘li Belediye Meclis üyelerimiz, bu satış yetkilerinin verilmemesi için yarın mecliste RED oyu kullanacaktır.

CHP Anamur ilçe örgütü olarak Anamurluların hakkının ve hukukunun her zaman takipçisi olacağız.

Değerli Anamurluların bilgisine.

CHP Anamur İlçe Başkanlığı”

haberanamur001

Yorum (0)

Konular:

CHP 99 Yaşında.

Tarih: 09 Eylül 2022 Yazan: editor

Cumhuriyet Halk Partisi Anamur ilçe başkanlığı kuruluşunun 99. Yılı etkinlikleri çelenk sunumuyla başladı.

Anamur’da Cumhuriyet Halk Partisi kuruluşunun 99. Yılında kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet meydanındaki anıtına çelen sunularak kutlanmaya başlandı. Sabah saat 9.30 da Atatürk anıtına çelenk sunumuyla başlayan tören, saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasından sonra İlçe Başkanı Durmuş Deniz’in konuşmasından sonra sona erdi. Durmuş Deniz konuşmasında, CHP’nin kuruluş tarihçesini ve İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100. Yılına vurgu yaptı. Deniz, “Atatürk tarafından ‘Halk Fırkası’ adıyla kurulan partinin adının başına 1924’te Cumhuriyet sözcüğü eklendi 1935’teki 4. Kurultayında ise bu günkü ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ adı benimsendi.

Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak ATATÜRK ilkelerinden asla önün vermeden, demokratik, laik sosyal bir hukuk devleti olmak için tüm gücümüzle yılmadan, yavaşlamadan mücadele etmeye ve her koşulda halkla iç içe olmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Türkiye’yi bu günlere taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi’ne partimize emek veren tüm partililerimize şükranlarımı sunuyorum.

Köklerini Kuvayı milliye ruhundan alan kurtuluşun ve kuruluşun partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin 99. Yaşı ve İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100. Yılı kutlu olsun ” dedi.

Etkinliklerin akşam sat 18.00 -20.00 arasında Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanlığında devam edeceği bildirildi.

haberanamur0034haberanamur0052haberanamur0062haberanamur0043haberanamur0022haberanamur0012


Yorum (0)

Konular:

CHP’den ‘YaşamHak’ açıklaması

Tarih: 04 Temmuz 2022 Yazan: editor

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları genel başkanı Aylin Nazlıaka’nın ‘YaşamHak’ın uygulaması ile ilgili basın açıklaması.

Cumhuriyet Halk Partisi Anamur ilçe başkanlığından yapılan yazılı açıklama:

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ KADIN KOLLARI GENEL BAŞKANI AYLİN NAZLIAKA’NIN YAŞAMHAK’IN YENİ UYGULAMASINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

Değerli Basın Mensupları,

Bildiğiniz gibi kadına yönelik şiddet ile mücadele etmek amacıyla 5 Aralık 2020 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak, İstanbul Sözleşmesi’nin bir maddesini hayata geçirdik. Genel Merkezimizde ‘Alo Şiddet’ hattı kurduk. Yaşama hakkının en temel hak olduğundan yola çıkarak projemize ‘YaşamHak’ adını verdik. 444 82 85 numaralı hattımızı arayan tüm şiddet mağduru kadın ve çocuklara, 7/24 ücretsiz destek hizmetleri sunuyoruz. Şiddet gören kadınların karakollarda, savcılıklarda, hastanelerde, adliyelerde yanlarında oluyoruz. Kadına ve çocuğa yönelik şiddet davalarını, mağdurlar ve aileleri ile dayanışma içinde takip ediyoruz. Şiddet mağduru çocuklara eğitim ve burs desteği verilmesine katkı sağlıyoruz. Projemiz kapsamında sivil toplum örgütleri, meslek odaları, barolar ve yerel yönetimlerle 100’ü aşkın protokol imzaladık. Bugüne kadar en az 6 bin 500 kadının hayatına bire bir dokunduk. Kadınların şiddet sarmalından kurtulmasına, ailelerin duruşma salonlarında yalnız kalmamasına ve çocukların eğitim hakkına ulaşmasına vesile olduk.

5 Aralık 2021 tarihinde size duyurduğumuz gibi YaşamHak mobil uygulamasını da hayata geçirdik. Böylece mağdurlara bir tuş yakınlığında olduk. Uygulama sayesinde, en yakın mesafedeki kadın kolları yöneticilerimizle bağlantı kurmalarını, hakları konusunda bilgi almalarını sağladık. Gerektiğinde kolluk kuvvetlerini harekete geçirdik.

Şimdi yeni bir uygulama ile projemizi daha da güçlendiriyoruz. Kendini güvende hissetmeyen tüm kadınlar için harekete geçiyoruz. Biliyoruz ki; bu memlekette sokakta yalnız yürürken arkasında ayak sesleri duyduğunda tedirgin olmayan tek bir kadın bile yoktur. Otobüste, dolmuşta son yolcu olarak kaldığında ürkmeyen bir kadından bile söz edemeyiz. Ne acı değil mi? Her kadın kendini Özgecan Aslan’ın veya Başak Cengiz’in yerine koymuştur… YaşamHak projemiz kapsamında, artık şiddet mağduru kadınların yanı sıra kendini güvende hissetmeyen kadınlara da çare olacağız.

Toplu taşımada, sokak lambasının yeterli olmadığı bir yerde ya da yalnız yürürken ürken tüm kadınlara sesleniyorum: Yalnız Değilsin, Biz Varız! 444 82 85 numaralı hattımızda size eşlik edecek olan bir kız kardeşiniz var. Kendinizi güvende hissetmediğiniz her yerde telefonun diğer ucundan size destek olacağız. Bir olumsuzluk yaşandığında kolluk kuvveti ile doğrudan iletişime geçerek, can ve mal güvenliğinizin sağlanmasını temin edeceğiz.

Değerli Basın Mensupları,

İstanbul Sözleşmesi hukuksuz bir kararla fesih edildiğinden bu yana en az 500 kız kardeşimiz katledildi. Muğla’da okuyan üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in katili ceza indirimi ile ödüllendirildi. Bu karar vicdanları sızlattı ve çok tartışıldı ama şunu biliyoruz ki sözleşmeden tek taraflı çıkıldıktan sonra böyle çok sayıda karar alındı.

Kadın katillerini cesaretlendiren kararlardan bazılarını hatırlayalım:

İstanbul’da yaşayan 27 yaşındaki Duygu Kadakal’ı öldüren Hakan Kadakal’ın yargılandığı dava 4 yıl sonra sonuçlandı. Katile önce “eşi kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ardından sanığın duruşmadaki iyi hali gerekçesiyle takdiri indirim uygulanarak, ceza müebbet hapse indirildi.

Konya’nın Karataş ilçesinde, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Bekir Erkol, üç çocuğunun gözü önünde evli olduğu Tuba Erkol’u 46 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Katile önce “eşi kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ardından suçu “haksız tahrik” altında işlediği ve duruşmadaki “iyi hali” gerekçesiyle ceza 18 yıl 4 aya indirildi. Mahkeme heyetinin açıkladığı gerekçeli karara göre, katliam canavarca hisle gerçekleştirilmemiş! Demek ki 46 bıçak darbesi canavarca his için yeterli değilmiş. Acaba katilin indirim almaması için daha ne kadar canavarca davranması gerekiyordu?

Eskişehir’de, 23 kez suç duyurusunda bulunmasına rağmen boşandığı Yalçın Özalpay tarafından öldürülen Ayşe Tuba Arslan davasında önce ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası verildi. Daha sonra cinayetin “haksız tahrik” altında işlendiğine hükmedilerek, ceza 24 yıla indirildi. Haksız tahrik indimin gerekçesi ne miydi? Ayşe Tuba Arslan’ın telefonuna gelen “canım” mesajı… Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yaşayan Rabia Buse Şeker, yedi yıldır evli olduğu Burhan Şeker tarafından bıçaklandı. Gerekçe çok tanıdık. Erkek aldatıldığını düşünmüş… Rabia Buse Şeker, uzun bir tedavinin ardından yaşama tutundu. Caniye önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ardından eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle ceza 15 yıla indirildi. Bu cezayı da çok bulan mahkeme heyeti bir de “haksız tahrik” indirimi uyguladı ve cezayı 11 yıl 3 aya düşürdü.

Burdur’un Bucak ilçesinde, 17 yaşındaki Gizem Canbulut vahşice öldürüldü. Cinayetten iki gün önce katil Eren Yıldız, arkadaşına “Gizem’i öldürsem kaç yıl yatarım?” diye mesaj attı. Mahkemede, “Cezalandırılmak istiyorum” diyen katile önce ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası verildi. Ardından “haksız tahrik” ve “iyi hal” indirimleri uygulanarak ceza 20 yıla düşürüldü.

Bekir Akbulut, evli olduğu Dilek Akbulut’u ve çalıştığı işyerinin sahibini aralarında ilişki olduğunu düşündüğü için öldürdü. Mahkeme heyeti, katilin tahrik altında eşini ve onun patronunu öldürdüğü gerekçesiyle katile sadece 36 yıl hapis cezası verdi.

Kayseri’de boşanma aşamasında olduğu Sinem Karadeniz’i bıçaklayarak ağır yaralayan Ali Karadeniz hakkında önce 15 yıl hapis cezası istendi. Bu olaydan 10 gün önce “reşit olmayanla cinsel ilişki’ suçundan tahliye edilen caniye “haksız tahrik” indirimi uygulandı. Cezası 11 yıl 3 aya düşürüldü.

Muğla’nın Menteşe ilçesinde, Lütfü Safa Berberoğlu boşanma aşamasında olduğu Sedef Berberoğlu’nu ve aynı araçta gördüğü 18 yaşındaki Abdullah Tekin’i öldürdü. Katil hakkında iki kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı. Sonra iki kez “tahrik indirimi” uygulandı. Neden mi? Sedef, boşanma aşamasında olup ayrı yaşadığı için Türk Medeni Kanunu’nun eşlere yüklediği sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş! Sedef’in bir erkekle aynı arabada ne işi varmış? Bu gerekçelerle katilin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası 22 yıla indirildi.

Kayseri’nin Talas ilçesinde, kızı Şahinder Karakulak’ı öldüren Basri Karakulak’ın yargılandığı davada, mahkeme heyeti katile önce ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası verdi. Daha sonra ‘tahrik’ indirimi uygulanarak ceza 24 yıla indirildi. Bu da yetmedi; ‘iyi hal’ indirimi ile ceza 20 yıla düşürüldü. Ankara’da yaşayan İbrahim Köksal, evli olduğu Sibel Köksal’ı kendisini aldattığı bahanesiyle hunharca öldürdü. Katile önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ardından “haksız tahrik” indirimi uygulandı ve cezası 24 yıla düşürüldü.

Tokat’ın Zile ilçesinde yaşayan Murat Alper, boşanma aşamasında olduğu 32 yaşındaki Kadriye Alper’i öldürüp gömdü. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi polise kayıp başvurusunda bulundu. Cinayetin açığa çıkması üzerine önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Katil, aldatıldığını öne sürdü. Ardından “haksız tahrik” indirimiyle ceza 20 yıla düşürüldü. Bununla da yetinmeyen mahkeme heyeti, katilin duruşmalardaki “iyi halini” dikkate alarak cezayı 16 yıl 8 aya düşürdü.

Konya’nın Meram ilçesinde kanser hastası olan 70 yaşındaki Sevil Şimşek’i öldüren Turgut Şimşek hakkında “eşi kasten öldürme” suçundan dava açıldı. Mahkeme heyeti, savunmasında “eşimin bıçakla beni öldüreceğini düşünerek daha önceden yastığın altına sakladığım silahı aldım. Üzerime doğru gelince bir anda tetiğe bastım” diyen katile önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Daha sonra üst sınırdan “haksız tahrik” indirimi uygulanarak, ceza 15 yıla indirildi.

Konya’nın Çumra ilçesinde, 6 buçuk aylık hamile Sadife Yüzer’i öldüren Ali Rıza Yüzer hakkında önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Daha sonra ağır yaraladığı kadının yarasına tampon uyguladığı gerekçesiyle “iyi hal” indirimi uygulandı. Heyet 7 bununla da yetinmedi, “haksız tahrik” indirimi uyguladı ve ceza 23 yıla indirildi. Katillerin iyi hal ve haksız tahrik indirimi ile ödüllendirildiği bu davaların tümü İstanbul Sözleşmesi fesih edildikten sonra sonuçlandı. Tam da bu nedenle İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz, vazgeçmeyeceğiz.

Değerli Basın Mensupları,

AKP Hükümeti’nde kadınların payına düşen; yoksulluk, şiddet ve ölümdür! Biz bu çarkı tersine çevirmeye kararlıyız. Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak il il, ilçe ilçe, mahalle mahalle örgütlenme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki seçimlerin biz kadınlar için hayati öneme sahip olduğunu çok iyi biliyoruz.

Buradan herkese çağrı yapıyoruz: Bize katılın!

Bu seçim, yaşam hakkımızı gasp eden tek adama bir yanıt olmalıdır.

Yaşam hakkınızın tek adamın iki dudağı arasına sıkışmamasını istiyorsanız; bize katılın.

Yoksulluk ve yoksunluğun derinleşmesi yerine sosyal devletin size kol kanat germesini istiyorsanız; bize katılın.

Torpillilerin saltanatı yerine liyakatli kadrolar istiyorsanız; bize katılın.

Saray iktidarı yerine millet iktidarı istiyorsanız; bize katılın.

Sevgili kız kardeşlerim,

İlk seçimlerden sonra;

KÂBUS BİTECEK; özgürlük gelecek!

KÂBUS BİTECEK; huzur gelecek!

KÂBUS BİTECEK; demokrasi gelecek!

KÂBUS BİTECEK; adalet gelecek!

KÂBUS BİTECEK; eşitlik gelecek!”

haberanamur003


Yorum (0)

Konular:

CHP Anamur İlçe örgütünün Ankara ziyareti

Tarih: 28 Haziran 2022 Yazan: editor

Cumhuriyet Halk Partisi Anamur İlçe örgütü Ankara’da temaslarda bulundu.

CHP İlçe başkanlığından ziyaretle ilgili açıklama:

“Anamur İlçe Örgütü ve Belediye Meclis Üyelerimiz ile 28.06.2022 tarihinde Anamur’da yapmış olduğumuz örgüt çalışma raporumuzu sunmak üzere Genel merkezimizde Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sn. Oğuz Kaan Salıcı’yı, Parti Sözcümüz Sn. Faik Öztırak’ı, İşçi Sendikalarından Sorumlu Grup Başkanvekilimiz Sn. Veli Ağbaba’yı, Enerji ve Alt Yapı Projelerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sn. Ahmet Akın’ı, Tanıtım ve Halkla ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sn. Gamze Akkuş İlgezdi’yi makamlarında ziyaret ettik.

Meclis Grup toplantısına katıldık

Ardından Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grup toplantısına katılarak Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarını büyük bir heyecanla dinledik. Katılımın çok yoğun, heyecanın dorukta olduğu grup toplantısı öncesinde ve sonrasında partimizin önemli değerleri olan Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen değerli birçok milletvekilimizle sohbet imkânı bulduk.

Kılıçdaroğlu’nu makamında ziyaret ettik

Daha sonra Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nu TBMM’deki makamında ziyaret ederek Anamurlu vatandaşlarımızın selamlarını ve sevgilerini ilettik. Önceden hazırlamış olduğumuz raporumuzu arz ettik. Anamur’umuzu özel kılan yöresel hediyelerimiz takdim ettik.

Genel Başkanımızı Anamur’a davet ettik

Genel Başkanımızın ‘Bize katılın’ çağrısıyla partimize gönül veren 2000 yeni üyemize rozet takmaları için Genel Başkanımızı ve Örgütümüz Anamur’a davet ettik. Genel Başkanımız Anamur ziyaretini programına alacağını söyleyerek Anamurlu vatandaşlarımıza selamlarını gönderdi.

Bize bu ziyaretimizde eşlik ederek bizi hiç yalnız bırakmayan Mersin Milletvekillerimiz Sn. Cengiz Gökçel, Sn. Alpay Antmen, PM Üyemiz Sn. Ali Mahir Başarır’a misafirperverliklerinden dolayı teşekkürlerimizi iletiyoruz”.

haberanamur0065haberanamur0056haberanamur0081haberanamur0048haberanamur0038haberanamur00212haberanamur00113haberanamur0091haberanamur010haberanamur011haberanamur012

Yorum (0)

Konular:

Çetin, Anamur CHP’yi ziyaret etti.

Tarih: 17 Şubat 2022 Yazan: editor

Cumhuriyet Halk Partisi eski genel Başkanı Hikmet Çetin gezi için geldiği Anamur’da CHP ilçe Başkanlığını ziyaret etti.

Anamur’daki tropikal üretim alanlarını gezmek için geldiği belirtilen Çetin, Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanlığına nezaket ziyaretinde bulundu. İlçe Başkanı Durmuş Deniz, yönetim kurulu üyeleri ve vatandaşların karşıladığı Çetin, partililer ve vatandaşlarla kısa bir sohbet toplantısından sonra patiden ayrılarak programına devam etti. Çetin burada yaptığı kısa konuşmada gündeme ilişkin bazı değerlendirmelerde de bulundu.

haberanamur0035haberanamur0045haberanamur0053haberanamur0061haberanamur0025haberanamur00110

Yorum (0)

Konular:

CHP İlçe örgütü mitinge hazırlanıyor.

Tarih: 01 Aralık 2021 Yazan: editor

Cumhuriyet Halk Partisi Anamur ilçe örgütü 4 Aralıkta yapılacak Mersin mitingine hazırlanıyor

Cumhuriyet Halk Partisi Anamur ilçe Başkanı Durmuş Deniz 4 Aralık 2021 (cumartesi) günü Mersinde yapılacak mitingle ilgili sosyal medya hesabından yaptığı duyuru:

“4 Aralık (cumartesi) günü yapılacak olan CHP MERSİN BÜYÜK MİTİNGİNE katılmak isteyen partililerimiz, en geç 2 Aralık (perşembe) günü saat 17: 00′a kadar bizzat parti binasına başvurmaları ya da aşağıdaki irtibat numaralarıyla iletişime geçmeleri rica olunur. 4 Aralık Cumartesi Sabahı Saat 06:00′da Cumhuriyet Meydanından otobüs kaldırılacaktır.”

Latife Aslan: 05366546428

Medine Tunç:05358486187

Nail Ünlü:05073346986

haberanamur001

Yorum (0)

Konular:

Muzun sorunları ele alındı

Tarih: 11 Kasım 2021 Yazan: editor

CHP Anamur İlçe Başkanlığının “Ülke Tarımına Anamur’dan Bakış” konulu düzenlediği panelde muzun sorunları ele alındı.

Kaşdişlen Kültür Merkezi’ndeki panele, konuşmacı olarak CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, Anamur Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş ve Ziraat Mühendisi Kamil Körhasanoğulları katıldı.

Dinleyiciler arasında ise CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay, Kadın Kolları Başkanı Gülşah Yıldırım Genç, Silifke İlçe Başkanı Bünyamin Uçar, Bozyazı İlçe Başkanı Baykal Arıdeniz, Aydıncık İlçe Başkanı Abdullah Servili, İYİ Parti Anamur İlçe Başkanı Osman Kahvecioğlu da yer aldı.

CHP ANAMUR İLÇE BAŞKANI DURMUŞ DENİZ:

“ANAMUR’DA 35 BİN DÖNÜM ALANDA MUZ ÜRETİMİ YAPILIYOR”

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan panelin açılış konuşmasını yapan CHP Anamur İlçe Başkanı Durmuş Deniz, 1994 yılında 20 bin ton üretim, 20 bin ton ithalatla toplam muz tüketiminin 40 bin ton iken 2021 yılına gelindiğinde 40 kat artışla 800 bin ton üretim, 100 bin ton ithalatla gösterilen gelişimin Türk çiftçisinin başarısı olduğunu söyledi.

Bu başarıda yoğun emek ve gizli kahramanların mücadeleleri olduğunu ifade eden Deniz, “Muz üretiminde verimin ve gelirin arması bu üretime yönelimi de arttırdı. Anamur’da sera alanı 1994 yılında 619 dönümdü. 1999 yılında bu rakam 4 bin dönüme, 2021 itibariyle de 32 bin dönüme yükseldi. İlçemizde 3 bin dönüm alanda da açık muz üretimi yapılıyor” dedi.

“ÜRETİMİN YARISI ANAMUR VE BOZYAZI’DAN”

1999 yılında ilk kez doku kültürüyle muz fidanı üretme çalışmalarının başladığını belirten Deniz, şunları söyledi:

“2001 yılında doku kültürüyle üretilen fidanların piyasaya sunulmasıyla muz üretiminde bir aşama daha kaydedildi. Yeni çeşitlerin nematot ve kök mantarlarına dayanıklı olması nedeniyle verimin 12 aya yükselmesi sağlandı. Yerli muzun 12 ay piyasaya girmesiyle ithal muzun etkisi kırıldı. Yerli muzun sadece ekim ocak ayları arasında piyasada olduğu, kalan aylarda ithal muza teslim olunan dönem kapanmış yerli muzun 12 ay boyunca ithal muzla rekabet ettiği bir döneme girilmiştir. Artık yol kenarlarında Anamur muzu satılır oldu. Sadece kış aylarında çalışan muz sarartma tesisleri 12 ay boyunca çalışır duruma geldi. Yerli muz artık süper marketlere de girmeye başladı. 2000’li yılların başında muz ithalatına yüksek oranda gümrük vergisi uygulanmaya başlanmasıyla gelişme daha da hızlandı. Büyük yatırımcıların kredilerle desteklenmesiyle muz tarımı hayal edilemeyecek seviyede gelişti. 2021 yılına geldiğimizde ülkemizde yıllık muz üretimi yaklaşık 110 bin dekar alanda 800 bin ton civarındadır. Bu üretimin yarısı Anamur ve Bozyazı ilçelerinde yapılmaktadır. Yıllık tüketim ise 1 milyon tona yaklaştı. Kişi başı tüketim 10 kilogramı buldu. Son günlerde muz fiyatının gerileyerek mevsim meyveleri seviyesine gelmesiyle muzun lüks meyve imajı kırıldı. Bu nedenle tüketimin daha da artacağını tahmin ediyoruz.

Son 20 yılda muz üretiminin 50 kat artmasıyla muz üreticilerinin sorunlarının da katlanarak arttığına dikkat çeken Deniz, sorunları ve çözüm önerilerini şöyle anlattı:

“Sorunların başında son aylarda fiyatı 5 kat zamlanan gübre fiyatları gelmektedir. Bu aşırı yükseliş gübrelemenin azalması nedeniyle önümüzdeki dönemde kalite kaybına ve rekoltede düşüşe neden olacaktır. Üreticinin örgütsüz oluşu ve muz piyasasında bir denetimin olmaması, alıcının fiyatlarda oynamalar yapmasına ve üreticinin zarar etmesine neden olmaktadır. Üreticilerimiz bölgelerinde kurulan muz üretici birliklerine sahip çıkmalı, üst birlik çatısı altında toplanarak muz üreticilerinin ortak hareket etmeleri sağlanmalıdır. Tamamen whatsapp gruplarında oluşan muz fiyatlarının, hallerde tarafların, yani üretici, tüketici, tüccar ve komisyonculardan oluşturulan bir komisyon tarafından günlük olarak oluşturulması ve ilan edilmesi, muz borsası oluşturulması için çalışmalar yapılması zorunludur.

Bunların dışında muz ithalatında Mersin Gümrüğü, muz ihtisas gümrüğü olarak kabul edilmelidir. Böylece ülkemize farklı kapılardan farklı fiyatlarla içerisinde uyuşturucu ile muzun girmesi önlenmelidir.

Ülkemizdeki muz üretimi, tüketime yetecek dereceye ulaşmıştır. İthal muza uygulanan gümrük vergisi uygulamasının sürdürülmesi, yerli muzun piyasada en fazla olduğu ekim-ocak ayları arasında muz ithalatının kısıtlanması gerekmektedir. Hatta ileride yerli tüketimin tamamını karşılayacak noktaya gelindiğinde ithal muz yurda girmemelidir. Kimyevi gübrelere uygulanan KDV oranları, plastikte de kaldırılmalı, meyve satışlarında KDV’nin sıfırlanmalı, orta ölçekli aile işletmeleri teşvik edilmeli ve üretimin 12 aya yayılmasını sağlayacak planlamalar yapılmalıdır.”

ANAMUR ZİRAAT ODASI BAŞKANI AHMET ŞEREF GÜMÜŞ:

“DEVLET SERMAYE ŞİRKETLERİ YERİNE KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİNE DESTEK VERMELİ”

Anamur Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, ithal muza uygulanan gümrük vergisinin önemine dikkat çekerek, “Bugün Türkiye’nin yıllık muz tüketiminin tamamına yakınını karşılayabiliyorsak devletin ithal muzda uyguladığı muz politikasıyla buraya geldik. Yüzde 145,8 gümrük vergisi, daha sonra ton başına 830 Euro, şu anda da ton başına 627 dolar vergi alınıyor” dedi.

Son 5 yılda sera yapımında devletin verdiği yüzde 60 hibe desteğinin küçük aile işletmelerine değil, sermaye şirketlerine aktarılmaya başlandığını ifade eden Gümüş, şunları söyledi:

“Sermaye şirketi sahibinin şirketinde çalışan ekonomistler var, çiftçinin çalıştırdığı ekonomist yok. Biz yardımcı olmaya çalışıyoruz. Para var, sermaye şirketinin sahibi ‘nereye yatırım yapabiliriz’ diyor, ekonomist ‘muz üretimine yatırım yapalım’ diyor. Devlet de yüzde 60 hibe desteği vermiş. Yasal olarak vergiden kaçınma yöntemiyle küçük aile işletmeleri 80-100 bin liraya sera yaparken, sermaye şirketleri hibe desteği de alarak 20 bin liraya sera yapmışlar. İşte bu gün devletin muz politikasındaki bu yanlış uygulamasının sıkıntısını çekiyoruz. Ziraat odası olarak son 5 yıldır feryat ediyoruz. Defalarca raporlar hazırlayıp bakanlıklara gönderdik. Basında gündeme getirdik. Biz sermaye düşmanı değiliz ama bıraksınlar muz üretimini muz üreticisi yapsın. Devlet sermaye sahiplerine destek verecekse muzun sanayisine yatırım yapacak yatırımcıya destek versin. Muz sadece taze olarak tüketilmiyor. Unu var, kreması var, cipsi var, donmuşu var, kurutulmuşu var. Bu alanlara yatırım yapacaklara destek verilsin”

FİYATLARIN ARTIŞ HIZINA YETİŞEMİYORUZ

Sorunlara çözüm önerilerini rapor haline getirerek ilgili yerlere ulaştırdıklarını belirten Gümüş, bu çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

1-      Eğer biz tüketimin tamamını karşılayabilecek bir noktaya gelmişsek, acilen muz ithalatı durdurulmalı.

2-      Tarım Bakanlığı, muzla ilgili havza çalışmasına geçmeli. Muz en rantabl nerede üretiliyorsa orada dikilmeli. Belirlenen havza dışındaki yeni sera yapımları durdurulmalı.

3-      Eğer devlet destek verecekse sadece aile işletmelerine vermelidir. 10 dönümün üzerindeki sübvansiyonlu krediler ve hibe destekleri iptal edilmelidir.

4-      Mersin’den İran ve Irak’a transit geçen ithal muz var. Bizim limanımızı kullanıyorlar. İran ve Irak gümrük kapısının hemen arkasında depolar oluşturulmuş. Oradan taksi ve minibüslerle ülkemize vergisiz bir şekilde geriye geliyor. Bu da piyasayı olumsuz etkiliyor. Gümrükteki bu akışı durdurmalıyız. Denetimi arttırmalıyız.

5-      Bölgemizde vatandaşların kullandığı hazine arazileri, 2B arazileri var. Son dönemde bu araziler yağmacılar tarafından yağmalanıyor. Biz bu arazilerin kullanıcılarına karşılıksız olarak verilmesini istiyoruz. Eğer devlet buradan para kazanmak istiyorsa ihaleye kesinlikle karşıyız. Bir komisyon kurulsun, bu komisyon kullanıcılara bir ödeme planı sunarak kullanıcılara bu araziler verilsin istiyoruz.

6-      Küçük aile işletmelerine verilen dönüm başı 100 lira destek artmalı.

7-      Tarım Bağkur’u yatıran bir çiftçi ayda 1151 lira prim ödüyor. 62 yaşında emekli oluyor. Yarın emekli olsa alacağı emekli maaşı 1500 lira. Allah’tan reva mı bu? Bu üretici 15-20 yıl prim ödemiş. Alacağı para 1500 lira. Bir an evvel bu maaşın asgari ücretin altında olmayacak şekilde arttırılmasını istiyoruz. Ayrıca örtü altı tarım yapan üreticilerimizin risk kapsamına alınmasını ve en az 5 yıl erken emekli olmasını istiyoruz.

8-      Biz düzenli olarak girdi maliyetleriyle ilgili raporlar hazırlıyoruz. Ancak son aylarda rapor hazırlamakta zorlanıyoruz. Çünkü fiyatların artış hızına yetişemiyoruz. Eğer sürdürülebilir tarım yapacaksak acilen girdi maliyetleri aşağıya çekilmelidir.

9-      Devlet destekleri araziye değil, ÇKS kaydı olan, üretim yapan çiftçiye verilmelidir.

Son olarak burada dile getirdiğimiz taleplerin ve beklentilerin tüm siyasilerin gündeme almasını ve seçim ajandalarının içerisine koymasını istiyoruz. Burada dile getirdiğimiz sorunları ve çözüm önerilerini yetkililerin duymasını istiyoruz. “

ZİRAAT MÜHENDİSİ KAMİL KÖRHASANOĞULLARI:

“TARIM BAKANLARININ TARIMLA İLGİSİ YOK”

Ziraat Mühendisi Kamil Körhasanoğulları da konuşmasında tarımda planlamanın önemine dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Bugüne kadar birçok hükümetin yaptığı önemli bir hata var. Bazı istisnalar hariç, Tarım Bakanı olan kişinin tarımla ilgisinin olmaması. Farklı meslek gruplarından kişileri Tarım Bakanı yapıyorlar. Bunun da vatandaşa bir yansıması oluyor. Bir gömleğin üretilmesi için fabrika kuruluyor. Bu fabrikanın farklı bölümlerinde farklı üretim aşamaları var ve bu üretim departmanlarından sorumlu mühendisler var. Ama tarımda böyle bir şey yok. Çiftçi toprağı, havayı, suyu bilmiyor adeta körebe oynuyor. Havza bazlı üretime geçileceği söylendi ancak bu uygulanamıyor. Aslında bu planlamalar para harcamadan yapılabilir. İlçe tarım müdürlükleri yönünü çiftçiye doğru dönecek. Üretim kayıt altına alınacak. Mesela Anamur’da ne kadar alanda kaç muz bitkisi yetişiyor, bunlardan ne kadar rekolte elde ediliyor? Bunlar kayıt altına alınacak. Kayıt altına alındığında tüketime yetip yetmeyeceği, hasat devam ederken daha ne kadar hasat yapılacağı bilinecek.”

CHP MERSİN MİLLETVEKİLİ CENGİZ GÖKÇEL:

“2050 YILINDA GIDA İHTİYACI YÜZDE 60 ARTACAK”

CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel ise Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk’ün iktisadi kalkınmanın tarıma dayalı olduğunu söyleyerek tarıma, çiftçiye büyük önem verdiğini ifade ederek, şunları söyledi:

“O dönemden itibaren tarımdaki gelişmelerle ve üretimin artmasıyla Türkiye tarımda kendi kendine yeten bir ülke haline geldi. Ancak günümüze geldiğimizde Türkiye tarım ihracatçısı bir ülke konumundan tarım ithalatçısı bir ülke haline geldi. Küresel iklim değişikleriyle birlikte gıdaya, dolayısıyla tarımsal üretime her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. 2050 yılında dünyada bugünkü tarımsal üretimin yüzde 60 daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Topraklar kirleniyor, insan nüfusu artıyor, kuraklık yaşanıyor. Eğer biz tarımı planlarsak, su kaynaklarımızı verimli kullanırsak hem ülkemize ekonomik olarak katkı sağlanır hem de istihdam artar.

Gökçel, konuşmasının devamında şunları söyledi:

İTHAL MUZDAN ALINAN VERGİ DÜŞÜRÜLDÜ, YÜKSELTİLMESİNİ İSTEYECEĞİZ

Anamur’da muz üretimi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte 1920’li yıllarda başlıyor. Anamurlular bununla ne kadar övünse azdır. Çünkü bu ilçe 100 yıldır muz üretiyor. Günümüzde de önemli bir üretim miktarına ulaştı. İthal muza uygulanan ton başına alınan vergi haziren ayında 623 dolara indirildi. Bu gelecek açısından bir risk oluşturuyor. Biz sizler adına ton başına alınan 623 doların tekrar 830 Euro’ya çıkarılmasını talep edeceğiz.

BİZ ÜRETİMİN ARTMASI İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ, HÜKÜMET İHRACATI YASAKLIYOR

Büyük alanlara sağlanan desteklerle Anamur dışında, Adana’da, Mersin’de 100 dönüm seralar yapıldı. Buradaki 3-5 dönüm serası olan üreticinin bunlarla rekabet etmesi imkansız. Bir de bunun üzerine hükümet tarım ürünleri ihracatını yasakladı. Patates, soğan ve limonun ihracatı yasaklandı. Biz üretici daha fazla üretsin, yurt dışına satsın, ülke ekonomisine katkı sağlansın diye mücadele ediyoruz, hükümet ihracatı yasaklıyor. Diğer taraflardan zincir marketlere müfettiş gönderdiler, marketler de piyasadan ürün talebini azalttı. Bu marketler muz almayınca muz fiyatı üreticisine zarar ettirecek seviyeye indi.

TARIMI PLANLAYACAĞIZ

Tarımı planlayacağız, havza bazlı üretime geçeceğiz. Çiftçi üretime başlamadan maliyetler hesaplanacak. Üzerine karını koyacağız. Çiftçi zarar etmeden üretimine devam edecek. Hem çiftçi kazanacak hem de ülkemiz kazanacak.

CHP BURSA MİLLETVEKİLİ ORHAN SARIBAL, DİKKAT ÇEKEN RAKAMLAR VERDİ

CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, konuşmasında Türk tarımının geldiği nokta, sorunlar ve çözüm önerilerini dikkat çeken rakamlarla ortaya koydu. Sarıbal’ın konuşması şöyle:

ÇİFTÇİYİ İTHALATLA TERBİYE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR

Çiftçinin zarar etmemesi için maliyetin düşmesi lazım. Eğer maliyet düşürülemiyorsa toplumun gelir düzeyini yükseltmek lazım ki insanlar pazarda muzu alabilsin. Ne yazık ki ülkemizde bunlar uygulanmıyor. Çiftçi zarar ediyor, toplumun gelir düzeyi düşüyor. Bir ülke düşünün çiftçiye garanti vermiyor, yola, köprüye, hava alanına, tünele garanti veriyor. Müteahhitlere garantiler veriyor, ama çiftçiyi ithalatla terbiye etmeye çalışıyor.

TRANSİT GEÇİŞE MÜDAHALE ETMEMİZ LAZIM

Muzda maliyetler çok yüksek. Bunun herkes farkında. İthalat baskısını konuşabilirdik ama artık muz ithalatı ucuz değil. İthal muzun Türkiye’de pazarda satışa sunulması maliyeti kiloda 9 lira. Bizim muzumuz şu anda 5 lira. Dolayısıyla ithal muz ucuz değil. O zaman burada başka bir hikaye var. O hikayeyi Ziraat Odası başkanımız söyledi. Transit geçişler. İran ve Irak’a gidip, hülle yoluyla tekrar buraya gelip vergi ödemeden iç piyasayı kontrol eden bir mekanizma var. Bizim bu mekanizmaya müdahale etmemiz lazım. Diğer taraftan insanımızın alım gücü çok düştü. Çalışan nüfusun yüzde 43’ü asgari ücretle çalışıyor. Bunun üzerine asgari ücretin altında emekli maaşı alanları da ilave edince toplumun yüzde 60’ından daha fazlası açlık sınırı altında ücretle yaşıyor. İstanbul’da asgari ücret alan bir vatandaş, iki odaya 1500 lira kira ödüyor. Faturalarını da ödeyince elinde para kalmıyor. Et alamıyor, çocuğuna süt alamıyor. Bu vatandaş nasıl muz alsın? Burada 5 lira olan muz, İstanbul’da 15 lira.

BUĞDAY İTHAL ETMESEK SOFRAMIZDA EKMEK OLMAYACAK

Yani sorun üreticiden ya da tüketiciden kaynaklanmıyor, sorun yönetenlerin toplumdan yana, halktan yana, çiftçiden yana bir politika ortaya koyamamasından kaynaklanıyor. Örnek vermek gerekirse, Türkiye bugün Rusya’dan, Romanya’dan buğday almasa sofranızda ekmek olmayacak. 19 yılda 75 milyon ton buğday alınmış, 21 milyar dolar para ödenmiş. Rusya 25 yıl önce 30 milyon ton buğday üretiyordu, şimdi 80 milyon ton üretiyor. Biz 1980 yılında nüfusumuz 44 milyon iken 19,5 milyon ton buğday üretiyorduk, bugün 84 milyon nüfusumuz var, mültecilerle 90 milyon, TÜİK açıkladı 17 milyon ton buğday üretiyoruz. TÜİK’in rakamı da doğru değil, bu rakam 17’den daha az. Türkiye’nin her bölgesinde pamuk yetişir. 15 milyon ton pamuk almışız, karşılığında 25 milyar dolar ödemişiz. Toplam 122 milyar dolarlık tarım ürünü ve hayvan ithal etmişiz.

AB BÜTÇESİNİN YÜZDE 33’ÜNÜ ÇİFTİYE DESTEK OLARAK VERİYOR,

TÜRKİYE’DE İSE BU RAKAM YÜZDE 1,5

Biz bütçe komisyonunda çalışıyoruz. Geçen yıl tarıma 24 milyar lira destek verdiler. 2022 yılında 25 milyar 800 milyon lira destek verilecek. Yani 1 milyar 800 milyon lira arttırıyorlar. Çiftçi 3 milyar litre mazot kullanıyor. Geçen yıldan bu yana mazot 2 lira arttı. Çiftçinin cebinden sadece mazot için çıkacak fazla para 6 milyar lira. Tarım girdilerinin toplam artışı yüzde 80. Sadece gübrede yüzde 300’e yakın artış var. Avrupa Birliği ne yapıyor? Yıllık bütçesinin yüzde 33’ünü çiftçiye destek olarak veriyor. Türkiye’de ise bu rakam bütçenin yüzde 1,5’i.

GÜBRE FABRİKALARINI ÖZELLEŞTİRİP 20 MİLYAR DOLARLIK GÜBRE İTHAL ETTİLER

Böyle bir politikayla, böyle bir yönetim modeliyle çiftçinin sorununu çözebilir misiniz? Çözemezsiniz. Bu para, bu servet nereye gitti? 1920-2002, 82 yılda Atatürk’ten başlayarak bütün hükümetlerin kullandıkları toplam para 740 milyar dolar civarında bir para. 2002’den 2020’nin sonuna kadar AKP ve saray iktidarının kullandığı toplam para 2,4 trilyon dolar. Bu parayla bir ülkeyi, bir coğrafyayı, bir devleti bütünüyle hava yoluyla, kara yoluyla, deniziyle, tarımıyla, sanayisiyle, ticaretiyle aklınıza ne geliyorsa yeniden defalarca inşa edersiniz. Fabrikaların büyük bir kısmını sattılar. Gübreden bahsediyoruz bugün. 13 gübre fabrikasını özelleştirdiler. Devletin kasasına giren para 266 milyon dolar. AKP döneminde 75 milyon ton gübre ithal edildi ve karşılık olarak 20 milyar dolar üzerinde para ödendi. Bu ülkeye kötülük yapmak için bir sınav açsanız, dereceye girenleri seçseniz bu ülkeye bu kadar kötülük, bu kadar ihanet edecek bir yapıyı kuramazsınız.

TARIMDA YAŞANAN SORUNLAR GIDA KRİZİNE DÖNÜŞTÜ

Bir hükümet, bir devlet içeride ve dışarıda attığı her adımın toplumun hangi kesimine zarar verebileceğini ve bu zararı nasıl telafi edebileceğin öngörmek zorundadır. Rusya uçağının düşürülmesinin ardından domateste yaşanan sorun gibi. 5-10 yıl sonrasını göremiyorsanız o ülkeyi yönetemiyorsunuz demektir. Koşullar sizi yönetiyordur, siz sadece seyrediyorsunuzdur. Bugünkü yaşadığımız sorunların temeli bunlardır. Tarımda yaşanan sorunlar artık bir devlet sorununa dönüşmüştür. Tarımdaki temel sorunlar gıda krizine dönüşmüştür. Tarımda yaşanan sorunlar küresel ısınma ve iklim değişikliğinden değil, iktidarın 19 yıldır bitmesi geren GAP’a, KOP’a, Kızılırmak Projesi’ne, bitmesi gereken bütün projelere yeterli kaynak ayırmamasından kaynaklanmaktadır. Tarım meselesi artık bir ekmek meselesidir, açlık meselesidir. Bir devletin görevi de insanının karnını sağlıklı bir şekilde doyurabilmektir. Anayasada da bu belirtilmektedir. Peki hükümet vatandaşının karnını nasıl doyuruyor? Kendi çiftçisiyle rekabet ederek. İthalatı teşvik edip destekleyerek. Haziran ayında 1 ton buğdayın fiyatını 2 bin 250 lira olarak açıkladılar. Bugün bu ülke buğdayı 3 bin lira ile 3 bin 500 lira arasında ithal ediyor. Yani kendi çiftçisine verdiği paradan 1000 lira daha fazla para vererek yurt dışından buğday alıyor. İthal ettiği buğdayı içeride un ve yem sanayisine fiyatını düşürerek veriyor. Toprak Mahsulleri Ofisi 26 milyar liralık ithalat yapmış. Bunun 15 milyar lirası hazineden karşılanmış. Yani görev zararı. Et Balık Kurumu 644 milyon lira zarar etmiş, bunun 420 milyon lirası son bir yılda. Bu ithalatı teşvik etmek değil midir? Kendi çiftçinden neden buğdayı 3 bin 200 liradan almadın?

İTHALATA PARA VARSA ÇİFTÇİYE DE VAR

Bazı ürünlerin de ihracatını yasakladılar. Bir ay sonrasını göremiyorlar. Pazarı kaybedeceklerini hesap edemiyorlar. Biz bugün ihraç ürünlerin çok rahat satabilmeliyiz ancak yasaklar dönemini yaşıyoruz. Bu sorunların adını da biliyoruz, çözümlerini de biliyoruz. İthalata para varsı benim çiftçime de var. Her gece mazota zam gelirken bu ülkenin insanı sesini çıkarmıyorsa oradan topladığın parayı yine bu insanlar için kullanacaksın. Uçan saray, kaçan saray, yatlar için değil, halkının mutluluğu ve refahı için kullanacaksın.

TOPLUMUN SORUNLARINI TOPLUMLA BİRLİKTE ÇÖZECEĞİZ

Çiftçi sayısı 2 milyon 700 binden 2 milyona düştü. Çiftçi borcu 84 kat arttı. Çiftçi bankalara borcunu istediğinde malını mülkünü satsa borçlarını ödeyemeyecek duruma geldi. Bunların farkındayız, çiftçinin faiz borcunun tümünü sileceğiz. Gelir durumuna göre borçlarını nasıl ödeyebilecekse yapılandıracağız. Bunları sizlerle beraber yapacağız. En büyük sorunlardan birisi de birileri karar veriyor toplum uymak zorunda kalıyor. Bundan vazgeçeceğiz. Toplumun sorunlarını toplumla birlikte çözeceğiz. Muzun sorununu üreticilerle birlikte çözeceğiz. Hiçbir zaman umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Umut yoksa ekmek yok. Hep birlikte başaracağız.”

pic010pic009pic008pic007pic006pic004pic0012pic0022pic0031

Yorum (0)

Konular:

CHP’den evi yanan vatandaşa ziyaret

Tarih: 28 Mart 2019 Yazan: editor

CHP Anamur Belediye Başkan Adayı Durmuş Deniz’in ekibi, Boğuntu mahallesinde evi yanan vatandaşı ziyaret etti.

Boğuntu’da sabaha karşı bilinmeyen bir nedenle meydana gelen yangında evi tamamen yanarak kullanılamaz hale gelen Abdurrahman Deniz ve ailesini ziyaret eden CHP heyeti, aileye ve köy muhtarı Mehmet Oktar’a geçmiş olsun dileğinde bulundu.
Evi yanan aileye acil ihtiyaçlarıyla ilgili destek sağlayan CHP heyeti, yangında can kaybının olmamasının teselli olduğunu belirterek, CHP Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz’in de geçmiş olsun mesajını ilettiler.

25-mart00225-mart00125-mart003

Yorum (0)

Konular:

CHP’nin meclis üyeliği adayları belli oldu

Tarih: 20 Şubat 2019 Yazan: editor

15subat-20190033

CHP Anamur belediye meclis adayları belli oldu.
Edinilen bilgiye meclis üyesi adayı listesi şöyle


KONTENJAN
1- Ali İlhan Ayhan
2- Ali Haydar Kılıç
3- Ali Oğuz


MECLİS ÜYESİ ADAYLARI
1- Erdal Karan
2- Mustafa Umut Yılmaz
3- Ali Kubilay Erdal
4- Tekin Mutlu
5- Bilge Oğuz
6- Necdet Yıldız
7- Umut Bulut
8- Ozan Atalay
9- Güven Kocabıyık
10- Mustafa Müftüoğlu
11- Aziz Aslan
12- Ali Tüzmen
13- Mehmet Kaya
14- Ebru Türkmen Deniz
15- Aziz Şimşek
16 Neziha Deniz
17- Cengiz Uçar
18- Mustafa Oktan
19- İbrahim Toy
20- Murat Can Ceylan
21- Ahmet Özyurt
22- Ayşe Deniz

Yorum (0)

Konular:

CHP’nin afiş ve pankartlarına saldırı

Tarih: 15 Şubat 2019 Yazan: editor

CHP Anamur İlçe Örgütü tarafından kentin çeşitli yerlerine asılan afiş ve pankartlara zarar verildi.

CHP Anamur Gençlik Kollarının yürüttüğü propaganda çalışmaları kapsamında CHP Anamur Belediye Başkan Adayı Durmuş Deniz’in fotoğrafları ile seçime yönelik sloganların yer aldığı afiş ve pankartlar bulunduğu yerden indirildi. Afiş pankartların bazıları çöpe atılırken, bazıları da yırtılarak yerlere atıldı.
CHP Anamur İlçe Örgütü ve Gençlik Kolları ile partililer sosyal medyada duruma tepki gösterip kınayarak afiş ve pankartların yenilerinin tekrar asılacağını kaydettiler.
Anamur Belediye Başkanı ve İYİ Parti Anamur Belediye Başkan Adayı Mehmet Türe de sosyal medyadan yırtılan ve çöpe atılan afişlerin fotoğraflarını paylaşarak tepkisini dile getirdi.
Türe, “Kınıyorum, ayıplıyorum ve bunu yapan zihniyeti aşağılık buluyorum” dediği mesajında, “Mart’ın sonu barış, kardeşlik, Mart’ın sonunda kazanan Anamur olacak” ifadelerine yer verdi.

15subat-201900215subat-201900115subat-2019003

Yorum (0)

Anket

Mersin - Antalya yolu tamamlandığında Anamur'a ne gibi faydaları olur?

Sonuçlar

Loading ... Loading ...

HAVA DURUMU

ANAMUR

İLETİŞİM SAYFALARI

Son Yorumlar

  • Şeref Koz: İnsanların ilgisi çok yoğundu. Yazarlarımız da dolu doluydu....
  • Şeref Koz: Güzel bir etkinlikti. İlgi yoğundu. Kutluyorum. Okuru bol olsun.
  • Gürdal Sümer: Övgü dolu sözlerinize çok teşekkür ederim Hikmet Bey. Turist...
  • Hikmet ÜNLÜ: Bu ikinci yazınız, yaşamış olduğumuz aynı dönemleri...
  • Tedora Vohs: Of be Gürdal, yine döktürmüssün canim kardesim. Gülnarda...
  • Mehmet Aydın: Anamur ve kendim adına teşekkürler;emeğiniz e sağlık hocam.
  • Ayşe Derya Seymen: Harika babacığım.. Emeğine yüreğine sağlık, iyi ki varsın
  • Hüseyin Sezer: Kalemine sağlık çocukluğumuza götürdün teşekkürler
  • Adil Demir: Süper,zamanda yolculuk yaptım.Ellerine ve hafızana sağlık abi!
  • Gürdal Sümer: Temiz çevre ve sıfır atık konusunda duyarlı olunması çağdaş...