Konu Arşivi | "MERÇED Anamur Temsilciliği"

Konular:

TEŞEKKÜR

Tarih: 16 Nisan 2022 Yazan: editor

MERÇED Anamur temsilciliği – Kaledran (Anıtlı) Köyü Muhtarı Sunay Aslan

Anıtlı Köyü Muhtarı Sunay Aslan’ın ev sahipliğinde 9 Nisan 2022 günü düzenlediğimiz “Mermer Ocaklarının ve Balık Çiftliklerinin Çevreye ve Doğaya Vereceği Zararlar” konulu söyleşiye,  yoğun programına rağmen bizleri kırmayarak gelen ve ufuk açan konuşmasıyla çevreye daha farklı bakmamızı sağlayan gazeteci yazar Yusuf Yavuz’a;

Mücadeleci ruhuyla halka umut veren MERÇED Başkanı Sabahat Aslan’a; etkinliğe destek vermek üzere onca yol kat ederek gelen ve sonrasında, mermer ocağıyla ilgili olarak TBMM’de soru önergesi vermek suretiyle Kaledran’ın doğasına ve halkına yapılan yanlışın hesabını soran Antalya CHP milletvekili Rafet Zeybek’e;

Bizleri çevre/doğa mücadelesinde yalnız bırakmayan CHP Gazipaşa ilçe Başkanı Yavuz Demir’e, Gazipaşa Güney Köyü Muhtarı Yahya Küçükballı’ya, Gazipaşa Zeytinada Muhtarı Mehmet Ali Şener’e, Gazipaşa Yakacık Köyü Muhtarı Mustafa Yüksel’e, Gazipaşa Hepimizin Platformu sözcüsü Güldane Şahin’e, Manavgat Ululalan Platformu sözcüsü Nezih Özgenç’e;

Gazipaşa Manşet Gazetesi adına toplantıya katılıp, etkinliğe dair haberler yapan gazeteci Geylani Topaloğlu’na; tüm etkinliklerimize dair haberler yaparak sesimizi duyuran Anamur Gündem Gazetesi ve Haber Anamur Net temsilcileri gazeteci Oktay Demir ile Tahsin Ünlü’ye;

Etkinliğin düzenlenmesinde aktif görev alanlardan, Barolar Birliği Çevre Komisyonu üyesi ve MERÇED Anamur Temsilcisi Av. Seyda Afyoncu’ya, Eğitim-Sen Anamur Temsilcisi Murat Abay’a, Gazipaşalı çevre aktivisti Ziraat Mühendisi Hidayet Bilgiç’e, Bozyazı DOKUDER Başkanı Begüm Balcı’ya, etkinliklerimize gerek katılarak, gerek otobüs temin ederek destek veren CHP Anamur ilçe Başkanı Durmuş Deniz’e ve CHP yönetim kurulu üyelerine, CHP Bozyazı ilçe Başkanı Baykal Arıdeniz’e, Anamur İyi Parti Yönetim Kurulu üyeleri Ekrem Söğüt ve Hüseyin Ketir’e, Sol Parti Anamur İlçe Başkanı Mustafa Aydın’a, Tüm Emekli Sen Anamur Temsilcisi Mehmet Erdal’a, Anamur ADD adına katılan Şeref Koz’a ayrı ayrı teşekkür ederiz.

Ayrıca rant saldırılarına karşı yaşam alanlarını koruma bilinciyle toplantıya katılıp imza kampanyamıza destek veren ve “ Muzuma, zeytinime, suyuma, denizime, ormanıma dokunma“ diyerek Kaledran’ı savunan Anıtlı ile Yakacık Köyü halkına da teşekkür ederiz. “

MERÇED ANAMUR TEMSİLCİLİĞİ YÖNETİM KURULU

haberanamur0012

Yorum (0)

Konular:

MERÇED Anamur temsilciliği basın açıklaması

Tarih: 07 Haziran 2021 Yazan: editor

MERÇED Anamur temsilciliğinin 5 Haziran Dünya çevre günü basın açıklaması.

“Son 20 yıldır, bilimden ve akıldan uzaklaşılarak “Cahiliye Devri” yaşatılan ülkemiz, yaban hayatını yok eden rant projeleri yüzünden, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin de etkisiyle artık ürküten boyutlara gelen ekolojik krizin içerisindedir.

Doğayı ve çevreyi koruyan yasa hükümleri ne yazık ki uygulanmamakta, diğer yasalar rantçılardan yana işletilmektedir.

Covid-19 pandemisi bile, çevre ve insan sağlığı açısından ders çıkarılan bir süreç olarak görülmesi gerekirken, belli güçlerce doğanın talan edilmesi ve o güçlerin daha çok para kazanmaları için fırsat sayılmış, hatta insanların sokağa çıkamadığı bu dönem, rant projelerini işletenlerin bayramı olmuştur.

Arkeolojik ve doğal sit alanlarından, tarımsal sit alanlarına, eşsiz güzellikteki vadilerden meralara, ormanlardan sulak alanlara, yeraltı sularından denizlere, nehirlerden göllere kadar, canlıların ve insanların ortak yaşam alanları, sermaye şirketlerinin nükleer, HES, JES, termik santralleri, taş ve maden ocakları ile balık çiftlikleri için peşkeş çekilmiştir.

Canlılara neredeyse yaşam alanı bırakılmamıştır. Fakat, sermayedarların akıldışı ve gözü dönmüş hırsı karşısında, ne doğa tepkisiz kalmıştır, ne de insanlar.

Artık doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine ülkenin her yerinde insanlar, yaşam alanlarını ve doğayı korumak için mücadele vermektedirler.

Ülkemizi, korkutucu boyutlardaki ekolojik krizle yüz yüze bırakan iktidarın oy deposu olarak görülen bölgelerde bile insanlar, doğaya ve çevreye karşı yürütülen rant saldırılarına karşı durmaktadırlar.

Durumun vahameti Marmara Denizi’nin musilajdan kaynaklı ölümüyle gün yüzüne iyice çıkmıştır.

Uğradığı saldırı karşısında artık doğa da tepkisini ortaya koymakta ve insan türünün yarattığı kirliliği kusmaktadır.

Doğa, kimi yerde obruklarla, kim yerde şiddetli yağış ve fırtınalarla, kimi yerde ise kuraklıkla “Her zaman, son sözü doğa söyler.” lafını insanlara defalarca doğrulatmaya çalışmaktadır.

Gönül isterdi ki, Dünya Çevre Günü kapsamında muhteşem doğa fotoğrafları eşliğinde güzel laflar edelim.

Ne yazık ki çevre adına kutlanacak bir durum kalmamıştır.

Ancak, ülkemizin her köşesinde yaşamı ve doğayı savunan insanlarımızı kutluyor ve direnişlerinin zaferle sonuçlanmasını diliyoruz.”

MERÇED Anamur Temsilciliği

pic0041pic0021

Yorum (0)

Konular:

Mermer ocağına yürütmeyi durdurma kararı.

Tarih: 13 Ocak 2021 Yazan: editor

Korucuk Mahallesinde açılması planlanan mermer ocağına Mersin İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Mersin Valiliği tarafından verilen “ÇED gerekli değildir” kararına MERÇED ile Korucuk ve Ovabaşı Mahalle muhtarlarının yaptığı itirazı Mersin İdare Mahkemesi kabul ederek yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Sosyal medyadaki sayfasından kararı değerlendiren Anamur Çevre Platformu “Korucuk Köyü’nde açılması planlanan mermer ocağı ile ilgili olarak Mersin Valiliği tarafından verilen “ÇED gerekli değildir” kararına karşı MERÇED ile birlikte Korucuk ve Ovabaşı Köyleri muhtarları tarafından Mersin İdare Mahkemesi’nde açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Bu süreçte emeği geçen herkese teşekkür ederiz”. Dedi.

pic012pic0072pic0035pic0053pic010pic0019pic0026pic0044pic0061pic008pic009pic011

Yorum (0)

Konular:

Korucuk Mermer ocağı istemiyor

Tarih: 18 Ocak 2020 Yazan: editor

Anamur’un Korucuk mahallesinde açılması planlanan mermer ocağına karşı köylüler ve çevreciler eylem yaptı.
Korucuk mahallesi meydanında toplanan mahalle halkı ve çevreciler ellerinde mermer ocağı istemediklerini belirten pankartlarla açıklama yaparak tepkilerini dile getirdiler.
Korucuk Muhtarı Halit Şimşek, yerleşim alanına çok yakın bir tepede açılması planlanan mermer ocağının su kaynaklarına, tarıma ve insan sağlığına zarar vereceğini belirterek, “Burada narenciye, çilek ve muz üretiminin yanı sıra mevsimlik sebzeler yetiştiriyoruz. Mahallemizin geçim kaynağı tarımdır. Mermer ocağının açılırsa burada tarım yapamayacağız. Ayrıca toz mahalle halkımızın sağlığını da olumsuz etkileyecek. Ocağı açmak istedikleri bölgenin çok yakınında zeytin bahçeleri var. Onlar da zarar görecek. Derelerimiz kirlenecek. Mahallemizde mermer ocağı istemiyoruz” dedi.
Ovabaşı Mahallesi Muhtarı Gani İmadat ise mermer ocağı kurulması plananlan tepenin diğer tarafında bulunan Ovabaşı mahallesinin de olumsuz etkileneceğini ifade ederek, “Ovabaşı portakalı Türkiye’nin en kaliteli portakalıdır. Mermer ocağı açılırsa portakal üretimi biter. Mermer ocağının açılmasını istemiyoruz ve bu konuda mücadele edeceğiz” diye konuştu.
CHP Anamur İlçe Başkanı Durmuş Deniz de Korucuk ve Ovabaşı mahallelerinin verimli topraklara sahip olduğunu ifade ederek, “Bu iki mahallemizde yaşayan vatandaşlarımız portakal, diğer narenciye ürünleri, çilek ve muz yetiştiriciliği yapıyorlar. Diğer taraftan avokado ve kivi yetiştiriciliği de yapılıyor. Ayrıca vatandaşlarımızın atalarından kalan zeytin ve harnup ağaçları da var. Bu verimli toprakların ve temiz suların kirlenmesini istemiyoruz. Mahallelilerimizin bu mücadelesine destek veriyoruz” dedi.
Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) Anamur Temsilciliği adına basın açıklaması yapan Yaşar Sugözü ise açıklamasında şunları kaydetti:
“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mersin İl Müdürlüğü’nün resmi internet sayfasında 06.01.2020 tarihinde yayınlanan duyuruya göre, Korucuk Köyü’nde yapılması planlanan II-B GRUBU MERMER OCAĞI projesi ile ilgili olarak Mersin Valiliğince ÇED gerekli değildir kararı verilmiştir. Bunun yanı sıra başka bir şirket tarafından açılması planlanan bir başka II B grubu mermer ocağına ilişkin olarak başlatılan Çed süreci ise devam etmektedir. Bizler burada Korucuk Köyü’nde açılması planlanan doğaya, tarıma ve insana düşman mermer ocaklarını istemediğimizi belirtmek üzere toplanmış bulunmaktayız.
Korucuk Köyü, verimli topraklarıyla ve her türlü meyve sebze üretimine uygun iklimiyle özel bir köydür. Hali hazırda Korucuk Köyü’nde yaklaşık 200 dönümlük bir arazide örtü altında çilek ve muz serası bulunmaktadır. Bunun yanı sıra önemli ölçüde zeytin, portakal ve limon gibi meyveler ile mevsiminde birçok sebzenin üretimi de yapılmaktadır. Ayrıca Korucuk Köyü, uygun iklimi korunaklı bir alan olması nedeniyle kış aylarında, Anamur’un köylerinin arı kovanlarına da ev sahipliği yapmaktadır. Arı kovanlarının olduğu bölge ile tarım üretiminin yapıldığı alanlar ve mevcuttaki zeytinlikler ruhsat sahasına oldukça yakındır. Çed gerekli değildir kararı verilen mermer ocağıyla bile Korucuk Köyü’nde tarımın ve arıcılığın bitmesi kaçınılmazken, bir de ikinci mermer ocağı açılması durumunda köyde yaşam dahi bitecektir.
Yine ruhsat sahasına yakın bölgede ve belki de ruhsat sahasının içinde oldukça önemli arkeolojik kalıntılar bulunmaktadır. Son yıllarda neredeyse tüm II B mermer ocaklarının tescilli ya da tescilsiz arkeolojik kalıntıların yakınında ya da üstünde açılıyor olması bize göre tesadüf değildir. Korucuk Köyü’ne biri yetmezmiş gibi 2 mermer ocağının da açılması yönünde çalışmalar başlatılması, köy halkında mermerden çok, tarihi eser aranacağı kuşkusu yaratmıştır. Bu nedenle Müze Müdürlüğü’nü göreve davet ediyor ve bölgedeki arkeolojik eserlerin tescilinin yapılmasını istiyoruz.
Bu köyde, geçimini tarım ve hayvancılıkla temin eden mutlu, sağlıklı bir halk yaşamaktadır. Bu halkın mutluluğu ve sağlığının, doğa katliamcısı bir şirketin çıkarlarına tahvil edilmesi kabul edilemez bir durumdur. Bilim insanları tarafından da açıklandığı gibi, mermer ocağı işletimi, tarıma, su kaynaklarına, insan ve hayvan sağlığına olumsuz etkileri olan bir faaliyettir. Bu zararlı faaliyet sonucunda, sadece tarım ve hayvancılık değil, köy halkının da zarar göreceği, insanların sağlığını kaybedeceği açıkça ortadadır. Bu durum mermer ocağı açılan yerlerin insanında ve doğasında oluşan zararlar ile ispatlıdır. Buna rağmen, ülkemizdeki yetkili kurumlar tarafından, ülkeye döviz girdisi sağlanacak ve istihdam yaratılacak aldatmacası ile doğa ve insandan çok, ticari şirketlerin ya da kişilerin rant isteklerine uygun kararlar alınması akıl almaz bir durumdur.
Anayasa’nın 56. Maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.’’ denmektedir. Bir köye 2 tane birden mermer ocağı açılmasına izin vermek ve hatta ÇED gerekli değildir diyerek mermer ocaklarının zararlı etkilerini tartışmaya bile kapatmak, en başta Anayasa’nın bu maddesine aykırıdır. Bizler vatandaş olarak 56. madde ile tarafımıza yüklenmiş ödevi yerine getirmek için sonuna kadar mücadele edeceğiz ve tüm hak arama yollarını kullanacağız. Ancak öncelikle Mersin Valiliği’nin bu yanlış kararını geri almasını diliyoruz.”
Eylemin ardından imza toplandı ve MERÇED desteğiyle hukuk mücadelesi başlatılması kararlaştırıldı.

18-ocak-2020036-118-ocak-202003518-ocak-202003718-ocak-202003818-ocak-202003918-ocak-202004018-ocak-202004118-ocak-2020042

Yorum (0)

Konular:

MERÇED’den Basın açıklaması.

Tarih: 20 Mayıs 2019 Yazan: editor

MERÇED Anamur temsilciliği kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yazılı bir basın açıklaması yaptı

MERÇED Anamur Temsilciliği tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle;

“Silifke, Aydıncık ve Anamur’da kurulması planlanan 19 balık çiftliği ile ilgili olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Nisan ayı içerisinde verilen ÇED olumlu kararlarına karşı, geçtiğimiz günlerde düzenlediğimiz mitinge bölge halkı büyük bir coşkuyla katılmış ve tek yürek halinde “ Denizimizde çiftlikleri istemiyoruz!” demişlerdir. Miting sonrasında, halkımızdan gelen talep üzerine, balık çiftlikleriyle ilgili verilen ÇED olumlu kararlarının iptaline dair davaları, Anamur Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla Mersin İdare Mahkemesi nezdinde, yürütmeyi durdurma istemli olarak açmış bulunmaktayız. Bu aşamada, Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Vahap Seçer ve Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç da, MERÇED olarak açtığımız davalara müdahil olacaklarını açıklamışlardır. Balık çiftliklerine karşı mücadelemizde başından beridir yanımızda yer alan Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz da açtığımız davalara müdahil olacağını bildirmiştir. Tüm bu gelişmeler, haklı nedenleri ve sağlam itiraz temelleri olan davalarımızda bize güç katıcı etki yaratmıştır.

Hal böyleyken,  balık çiftliği kuracak fırsatçı şirketlerin elemanları, dün gece itibariyle Toki konutlarının önündeki 1. derecede arkeolojik sit alanı olan bölgenin sahilinde,  kafesleri kurma hazırlıklarına başlamışlar ve gece boyunca çalışmışlardır. Ancak, sabah saatlerinde, kafes kurma çalışması yapan tekne, kurduğu kafesle birlikte Ören sahilinden ayrılmıştır.  Söz konusu kafes, muhtemelen çiftliğin asıl kurulacağı deniz alanına götürülmüştür. Görüldüğü gibi, açmış olduğumuz iptal davaları ve gösterdiğimiz haklı tepkiler, balık çiftliği kuracak şirketlerce, hiç bir şekilde önemsenmemektedir. İdare Mahkemelerince yürütmeyi durdurma istemimizle ilgili verilecek kararları dahi beklemeksizin, alelacele ve yangından mal kaçırırcasına kafesleri kurmaya başlayan şirketler lehine, bu yöndeki yasal izinleri veren yetkililere sesleniyoruz!

Açmış olduğumuz davalara ilişkin yargı kararları beklenmelidir. Ayrıca, yürütmeyi durdurma taleplerimiz konusunda Mersin İdare Mahkemelerince bir karar verilene kadar, söz konusu şirketlerin faaliyetleri durdurulmalıdır. Balık çiftlikleriyle ilgili bakanlıkça verilen ÇED olumlu kararları gibi, çiftliklerin kurulumu yönünde verilmiş ya da verilecek izinler de hukuksuzdur.

Eğer ki, bu yönde verilmiş herhangi bir izin yok ise, balık çiftliklerini kuracak şirketlere kiralanmış denizalanı içerisinde olmayan Ören Antik Kent sahilinde, dün gece itibariyle kafes kurma çalışması yapan kişiler tespit edilerek, haklarında yasal işlem başlatılmalıdır.

1.Derece Sit Alanı Ören Kıyılarına Böylesi Çalışmaya İzin Verilmesi Suçtur..!

Kaldı ki, 1. derecede sit alanı olan ve denizin altında da arkeolojik kalıntılar bulunan Ören Antik Kenti kıyılarında böylesine bir çalışma yapılması, izinli bile olsa suçtur ve kuşku yaratıcıdır.

Umuyoruz ki, önümüzdeki günlerde, Mersin İdare Mahkemeleri, Belediyeler dahil, tüm Mersin halkı tarafından istenmeyen balık çiftlikleriyle ilgili açtığımız davalarda, çiftliklerin yaratacağı telafisi imkansız zararları göz önüne alarak, yürütmeyi durdurma kararları verecektir. Bu aşamada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığından beklentimiz, balık çiftliklerine karşı halkımızca gösterilen haklı tepkiler göz önüne alınarak, hatalı bir takdire dayalı olarak verilmiş ÇED olumlu kararlarından dönülmesidir. Ayrıca,  balık çiftliği kurulumuna dair ilgili kurumlarca verilmiş izinler varsa, bunlar da bir an önce askıya alınmalı ve yargı makamlarınca verilecek kararlar beklenmelidir. Tarım ve turizmden geçimini sağlayan Mersin halkının balık çiftliklerinin sağlayacağı istihdama ihtiyacı olmadığı gibi, oldukça vahşi ve acımasız bir şekilde kurulması planlanan çiftliklerin yaratacağı kirliliğe de rızası yoktur.

Aksine durum, halkın iradesine karşı gelmek olacaktır.

Devlet kurumları, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri de dahil olmak üzere bölge halkının gösterdiği karşı duruş iradesini yok sayarak, sadece ve sadece rant peşindeki şirketlere taraf olamaz, olmamalıdır.

Halkın iradesini yok saymanın ötesinde, yargıya intikal etmiş bir kararın zoraki uygulanması, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkesine de aykırıdır. Halkımızca,  bu hukuksuz uygulamaya karşı, demokratik ve meşru yollarla direnilmesi zaruridir. MERÇED olarak bizler de, tüm hak arama yollarına başvuracağımızı, hukuka aykırı nitelikteki karar ve işlemlere imza atanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı, kamuoyuna buradan duyururuz”

MERÇED Anamur Temsilciliği

18-nisan-19002218-nisan-19003218-nisan-190013

Yorum (0)

Konular:

Hep bir ağızdan “Mermer ocağı istemiyoruz” dediler

Tarih: 17 Nisan 2019 Yazan: editor

Anıtlı Mahallesi sakinleri ve çevrede bulunan 5 mahalle muhtarı hep bir ağızdan “bölgemizde mermer ocağı istemiyoruz” dedi.

Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERSİN) Anamur Temsilciliği üyeleri, Anıtlı mahallesinde kurulması planlanan mermer ocağı ile ilgili sürecin durdurulmasını istediler.

MERÇED Anamur Temsilcisi Seyda Afyoncu ve beraberindeki üyeler ile Anıtlı ve Çamlıpınar köylüleri, mermer ocağı kurulması planlanan bölgede yaptıkları açıklama ile mermer ocağı kurulmasını istemediklerini söylediler.

Köylüler adına açıklama yapan Muzaffer Akbacı, Anıtlı, Yakacık ve Çamlıpınar köylerinde muz, çilek ve avokado üretimi yapıldığını ayrıca, mermer ocağı kurulması planlanan alanın doğal zeytinlik alanı olduğunu söyledi.

Bölgede ayrıca atalarından kalan badem ve harnup ağaçları da bulunduğunu ifade eden Akbacı, “Her türlü meyve sebzenin yetiştiği bölgemizde, mermer ocağından ortaya çıkacak atıklar tarım arazilerine zarar verecek. Badem, harnup, avokado gibi ağaçlar zarar görecek. Mermerin taşınacağı büyük araçların geçebilmesi için yol genişletme çalışması yapılması gerekecek. Yetkililerden bölge halkının geçimini tarımdan temin etmesini göz önüne almalarını istiyoruz” dedi.

Anıtlı Muhtarı Sunay Aslan ve Çamlıpınar Muhtarı Ömer Alataş ile mermer ocağı kurulması planlanan bölgenin etrafındaki mahallelerin muhtarları da mermer ocağına karşı olduklarını belirttiler. Lale Muhtarı Muhammet Ali Altun ile Gazipaşa’nın Yakacık Muhtarı Mustafa Yüksel, ve İnal Muhtarı Muzaffer Çetiner bölgenin mahallelerine yakınlığına dikkat çekerek mermer ocağı açılmasını istemediklerini kaydettiler.

Anamur Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş ise mermer ocağı kurulması planlanan bölgenin Türkiye’de sup tropik iklim bitkilerinin yetiştiği kıyı şeridi içerisinde yer aldığını belirterek, “Burada mikro klima özelliği nedeniyle ülkemizin başka bölgelerinde yetişmeyen birçok bitki ve ürün yetişiyor. Son 3 yıldır avokado üretimini arttırmaya yönelik çalışmalar yapıyoruz ve bu bölgede de avokado yetiştiriciliğinde önemli gelişmeler sağladık. Yetkililerden bu bölgenin korunmasını istiyoruz. Eğer burada bir mermer ocağı açılırsa doğal güzelliğin bozulmasının yanı sıra tarımdan geçinen üreticilerimiz de köylerini terk etmek zorunda kalabilir. Hükümetin, bakanlığın yapacağı inceleme sonrası bu bölgede mermer ocağına izin vermeyeceğine inanıyorum. Oda olarak üreticilerimizin yanındayız ve yetkililere ulaşarak burasının önemini anlatacağız” diye konuştu.

MERÇED Anamur Temsilcisi Seyda Afyoncu da köylülerin gösterdiği hassasiyete teşekkür ederek, “Bu cennet köşesini korumak üzere buradayız. Halkımız topraklarını korumak için burada. ÇED süreci ilerleyip de dava aşamasına gelinirse biz MERÇED olarak her türlü hukuki desteği vereceğiz. Köylülerimizle birlikte çevreyi korumak, tarım alanlarını korumak için ortak mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Anıtlı sakinlerinden emekli öğretmen Zuhal Ketir ise bölgede tarım arazilerinin sınırlı olduğunu belirterek, “Küçük arazilerde tarım yaparak geçimlerimizi sağlamaya çalışıyoruz. İnsanlar ekmeğini zor kazanırken bir de şehre göç etmek zorunda kalırlarsa geçimlerini sağlayamaz duruma gelirler. Köyümüzün Finike gibi olmasını istemiyoruz. Finike portakalı çok meşhurdu. Ancak mermer ocağından çıkan tozlar nedeniyle tükendi, artık yetişmiyor. Biz de muz bahçelerimizin tükenmesini istemiyoruz. Toz solumak, hasta olmak istemiyoruz. Asla ve asla burada mermer ocağı istemiyoruz” şeklinde konuştu.

Köylüler de bölgede mermer ocağı istemediklerini dile getirerek, pankartlar açıp sloganlar attılar.

Anamur Gıda Tarım ve Hayvancılık müdürü H. Niyazi Sarıoğlu, Kaledran Kültür Derneği Başkanı Bilal Şahin, Anıtlı Sulama Kooperatifi Başkanı Sami Deniz ve Çamlıpınar Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mustafa Alataş da köylülere destek verdi.

8-nisan-1900218-nisan-1900318-nisan-1900418-nisan-1900528-nisan-1900618-nisan-1900718-nisan-1900818-nisan-19009

Yorum (0)

Konular:

MERÇED’den duyuru.

Tarih: 26 Mart 2019 Yazan: editor

Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) 04.04. 2019 günü Anamur’da yapılacak ÇED toplantısı ile ilgili duyuru.

MERÇED Anamur temsilciliğinden yapılan duyuyu şöyle;

“ Bilindiği gibi, 2018 yılı Temmuz ayında, Silifke‘den Gazipaşa’ya kadar olan kıyılarımızda, yaklaşık 300 havuzda üretim yapacak şekilde balık çiftlikleri kurulumu girişimleri başlatılmıştır. 6 adedi Anamur’da olmak üzere birçok şirketin ÇED toplantıları düzenlenmiş; ancak, halkın muhalefeti nedeniyle hiç biri yapılamamıştır.
Başvuru yapan firmalardan birisi ise o tarihlerde bilmediğimiz bir nedenle ÇED sürecine dahil olmamıştır.
Halkın protestoları nedeniyle yapılamayan bu toplantılardan sonra balık çiftliklerinin kurulumuna dair süreç devam etmiş, ancak çiftliklerin kurulmasını istemeyen halkımızın verdiği tepki nedeniyle ve muhtemelen önümüzdeki günlerde yapılacak yerel seçimler gözetilerek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından nihai duyurular henüz yayınlanmamıştır.

Geçtiğimiz günlerde ise, ÇED dosyasında da belirtildiği gibi, daha önce ekonomik sıkıntı nedeniyle ÇED sürecinden çıkan Bur-ay Restorasyon İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şirketi de sürece dahil olmuş ve yeniden ÇED başvurusu yapmıştır.
Bunun üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mersin İl Müdürlüğü’nün sitesinde,
”Bur-ay Restorasyon İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından Mersin ili, Anamur ilçesi, Çamlıpınaralanı Mahallesi, Anamur Burnu Mevkii açıklarında Kültür Balıkçılığı Projesi (Bur-ay 3 no’lu Tesis) yapılması planlanmaktadır. Söz konusu proje için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği’nin 9. maddesi gereğince aşağıda belirtilen yer ve saatte proje ile ilgili halkı bilgilendirmek, halkın görüş ve önerilerini almak amacıyla, 04.04. 2019 günü saat 13.00’de, Yıldız Düğün Salonu’nda halkın katılımı toplantısı yapılacaktır.” şeklindeki duyuru yayınlanarak, balık çiftlikleri ile sürecin devam ettiği ortaya konmuştur.

Yavaş da olsa yasal prosedür işlediği halde, son günlerde, bazı kişiler tarafından, ‘çiftliklerinin kurulumuna dair sürecin durdurulduğu, sahillerimizde balık çiftlikleri kurulmayacağı’ yönünde haberler yayılmaktadır. Muhtemelen bu yöndeki haberler, halkın tepkisini ve mücadele gücünü kırmak adına, 2018 yılı, Temmuz ayındaki ÇED toplantılarından sonra yayılan “ Balık çiftliklerinin kurulumu kesinleşti. Boşuna mücadele etmeyin. Artık o iş bitti.” şeklindeki algı gibi bir algı yaratmaya dönük bir tür dedikodudur.
Hatırlanacağı üzere, dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin, 2017 yılındaki bir toplantı sırasında yaptığı “ Mersin’in denizlerinde balık çiftliklerinin kurulumuna izin vermeyeceğiz” şeklindeki açıklamasına rağmen balık çiftliklerine dair süreç işlemeye devam etmiştir.
Tahminlerimize göre, geçtiğimiz günlerde ÇED başvurusu yapan şirket de içinde olmak üzere, ticari kazanç uğruna denizlerimizi ve kıyılarımızı kirletecek balık çiftliklerine dair nihai raporların duyurusu, önümüzdeki yerel seçimlerden sonraki bir zamanda, sırayla yayınlanacaktır.

Bilim insanlarınca da ifade edildiği gibi balık çiftliği işletmeciliği, deniz ekosistemini bozan, denizlerde uzun süreli kirlilik yaratan endüstriyel bir üretim şekli olup besin değeri dahi olmayan sağlıksız balıkların yetiştirildiği, işletenlerden başka kimseye bir kazanç ve fayda sağlamayan bir faaliyettir.
Karadeniz ve Ege Denizi’ni kirlettikleri için, oradaki çiftliklerde düzgün ve sağlıklı üretim yapamayan balık çiftliklerinin sahipleri, gözlerini, şimdi de Akdeniz’e dikmişlerdir.

Bu çiftlikler, bir süre sonra denizimizi ve kıyılarımızı kirletip, başka bölgelere göçeceklerdir. Anamur halkı olarak, bölgemizdeki denizlerde balık çiftliklerinin kurulmasını kesinlikle istemiyoruz. Nihai raporların yayınlanmasının ardından her birine karşı ayrı ayrı dava açacağımızın bilinmesini istiyor ve yetkililere buradan sesleniyoruz:
Ticari şirketlerin kazancı uğruna denizlerimizin kirletilmesine izin verilmemelidir. Deniz ekosistemini yok etmeye dönük bu faaliyetin bir an önce durdurulması sağlanmalıdır.
Sucul sistemin, ancak 100 yılda temizleyebileceği bir kirlilik, nesli tükenmekte olan Caretta Carreta’ların ve Akdeniz Fokları’nın yaşadığı masmavi denizlerimize reva görülmemeli; sağılıklı ve temiz bir çevrede yaşamaya dair haklarımız yok edilmemelidir.
Bilinmelidir ki doğa hiç kimsenin çöplüğü ve kazanç alanı değildir. Bir kaç şirketin kazancı uğruna çocuklarımızın geleceği heba edilmemelidir.”

MERÇED Anamur Temsilciliği

25-mart002

Yorum (0)

Konular:

Mermer ocağına karşı imza toplandı.

Tarih: 17 Mart 2019 Yazan: editor

Anamur’un Anıtlı ve Çamlıpınar köyleri sınırları içine açılmak istenen mermer ocağına karşı imza toplandı.

Anamur’un Anıtlı ve Çamlıpınar köyleri sınırları içinde kurulması planlanan mermer ocağına karşı köylüler yetkili makamlara gönderilmek üzere MERÇED öncülüğünde imza topladı.
Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) Anamur Temsilcisi Seyda Afyoncu ve temsilcilik üyeleri, Anıtlı köy meydanında toplanan Çamlıpınar Köyü Muhtarı Ömer Alataş, Anıtlı Köyü Muhtarı Murat Kılınç ve köylüler ile bir araya geldi.
Afyoncu, burada yaptığı açıklamada, şu bilgileri verdi:
“Anamur ve çevresi, doğal güzelliği bir yana, tarih öncesi ve sonrası uygarlıklardan kalan arkeolojik kalıntıların bulunduğu yerleşim yerleri ile ön plana çıkan ve bu anlamda turizm potansiyeli olan bir bölgedir.
Bölgemizin cennet köşelerinden biri olan Anıtlı, astropikal iklim şartları nedeniyle, tarımsal çeşitliliğin ve zenginliğin görüldüğü, ülkenin bir çok yerinde yetiştirilmesi mümkün olmayan, başta muz olmak üzere bir çok tropikal meyve ve sebzenin yetiştirilebildiği, oldukça verimli topraklara sahiptir.
Su kaynaklarındaki azalmaya, elektrik de dahil olmak üzere tohum, ilaç ve gübre fiyatlarındaki artışa rağmen üreticilerimiz, canını dişine takarak, muz başta olmak üzere bir çok meyve ve sebzeyi, iklim değişikliğinin etkisiyle, oldukça zorlu koşullarda üreterek ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır. Guava meyvesinden, ejder meyvesine kadar birçok tropikal meyve ve sebzenin ve özellikle aroması ve lezzetiyle meşhur yerli muzun açıkta yetiştirilebildiği Anıtlı’ya mermer ocağı açılması, bir tür katliamdır.
Ocağın yayacağı toz nedeniyle tarımsal faaliyet ve hayvancılık, dinamit kullanımı nedeniyle de su kaynakları, uzun vadede bir çok canlı ve insanlar da zarar göreceği için, bu bölgede mermer ocağı açılmasını Anıtlı halkı istememektedir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mersin İl Müdürlüğü’nün resmi sitesinde 26.02. 2019 günü yayınlanan ÇED sürecinin başladığına dair duyurunun ekindeki dosyanın incelenmesinde de görüleceği gibi, mermer ocağı kurulmak üzere ruhsat verilen bölge, gen koruma sahasına 2 km mesafede olup, aynı zamanda devlet avlağıdır. Bölgenin tamamı kızılçam ve maki ile kaplı ormanlık alandır. Böyle bir yere mermer ocağı açılması kabul edilemez bir durumdur.
Mermer ocağı için ruhsat verilen alan 99,68 hektar olduğu halde, şirket, 25 hektardan büyük alanlar için öngörülen yasal ÇED sürecinden kaçmak için, öncelikle 24.80 hektarlık bir alan için başvuru yapmıştır.
Şirketin hazırladığı CED dosyasındaki bilgilere göre tamamı ‘devlet ormanı’ niteliğindeki arazide açılmak istenen mermer ocağında yılda yaklaşık 300 bin ton mermer üretimi yapılacak, çıkarılan mermerin yalnızca yüzde 5’i değerlendirilirken geriye kalan malzeme ise, moloz olarak ormanlık arazide belirlenen alana dökülecektir. Dosyada mermer ocağından yılda yaklaşık 285 bin ton moloz çıkacağı, ocağın toplamda 10 kişi ile çalışacağı, şirketin, köy halkını ruhsat sahasına sahasına yaklaştırmama yetkisinin olacağı gibi bilgilere de yer verilen raporda, bölgedeki derelerin kuru olduğu belirtilmiştir. Ancak söz konusu dereler herkesin de bildiği gibi kuru değil, yazın en sıcak bir kaç ayı dışında suyu olan derelerdir.
Tüm bunlardan da anlaşılacağı gibi, mermer ocağı açmak isteyen firma güvenilir olmaktan uzaktır. Bu nedenle ne halka iş vereceği vaadine ne de sulu sistemle çalışıp çevreye zarar vermeyeceği yönündeki vaadine güvenmek mümkün değildir. Kaldı ki, 10 kişi ile çalışacağını beyan eden şirketin vereceği işe, muz, harnup, zeytin, avokado, badem ile sair sebze ve meyve üretiminin yanı sıra, hayvancılıkla da geçimini sağlayan halkın ihtiyacı yoktur.
Anıtlı halkı, şirketin üç kuruşluk kazancı için, ormanlarının katledilmesine, kıyı ve dağ ekosistemlerini barındıran köyünün doğal güzelliğinin yok edilmesine, yetiştirdiği meyve ve sebzesindeki lezzetin bozulmasına muvafakat etmemektedir.
Bunun yanı sıra, son yıllarda, özellikle Toroslar’da, tescilli ya da tescilsiz arkeolojik kalıntı bulunan bir çok yere, özel şirketlerce maden ya da mermer ocağı işletmek bahanesiyle göz dikildiği yönündeki duyumlar nedeniyle de bölge halkı endişelidir.
MERÇED olarak bizler de, denizlerimizde kurulması planlanan balık çiftliklerine karşı mücadele ederken, bir de üstüne mermer ocağı ile gelinmesini, doğal ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımıza karşı büyük bir saldırı olarak görüyoruz.
Önce denizlerimize, şimdi de dağımıza, taşımıza göz diken ticari şirketleri bölgemizde istemiyoruz.
Öncelikle her bir köşesi tarihle bezeli olan bölgemize dair define arama isteklerinin önüne geçmek için devletimizce araştırma yapılarak, varsa tescil görmeyen sit alanlarının tescilini, Anıtlı gibi güzel bir coğrafyaya, bölgedeki tarımsal faaliyete, insan dahil bölgede yasayan tüm canlılara ve doğaya vereceği zararlar göz önüne alınarak mermer ocağıyla ilgili ÇED sürecinin sonlandırılmasını, MİGEM tarafından söz konusu şirkete bu bölge için verilen ruhsatın iptalini istiyoruz. Sizlerle hep birlikte bu mücadeleyi vererek doğayı ve sağlığımızı korumak istiyoruz.”
Köy muhtarları ve köylüler de mermer ocağına karşı olduklarını belirterek, valilik ve ilgili bakanlığa gönderilmek üzere imza topladılar. Toplanan imzaların ÇED sürecinin sonlandırılması ve ruhsatın iptali isteğiyle kısa süre içerisinde ilgili makamlara ulaştırılacağı kaydedildi.

16-mart-201903116-mart-201902916-mart-2019032216-mart-201903316-mart-201903416-mart-201903516-mart-2019036

Yorum (0)

Konular:

Anamur’da çevre konferansı.

Tarih: 26 Ocak 2019 Yazan: editor

Anamur’da kurulmak istenen Balık çiftlikleri ile seraların, çevreye ve insan sağlığına etkileri” konulu konferans düzenlendi.

Anamur Belediye Meclis salonunda düzenlenen konferansa Belediye Başkanı Mehmet Türe ve Meclis üyeleri, Mersin Üniversitesi Anamur Meslek Yüksek Okulu öğretim üyesi Dr. Akif Altınbıçak, İyi Parti İlçe Başkanı Erdal Bulut, Cumhuriyet Halk Partisi ilçe Başkanı Turabi Yeşilçayır ve yönetim kurulu üyeleri, Vatan Partisi ilçe Başkanı Uğur Afyoncu, Eğitim-Sen Anamur temsilciliği, MERÇED başkanı Sabahat Aslan ve yönetim kurulu üyeleri Av. Semra Kabasakl, Suna Kılıççı, MERÇED Anamur temsilcisi Seyda Afyoncu ve çevreye duyarlı vatandaşlar katıldı.

Konferansa konuşmacı olarak katılan; Prof. Dr. Ali Osman Karababa ve Doç. Dr. Enver Yaser Küçükgül Anamur kıyılarına kurulmak istenen balık çiftlikleri ile seralarda kullanılan kimyasalların çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlattı.

Katılımcılar, beğeniyle izlediği Karababa ve Küçükğül’e konferans sonunda teşekkür edip çiçek sunup hatıra fotoğrafı çektirdiler.

17aralik201800817aralik201800717aralik2018006117aralik2018004217aralik2018005117aralik2018002117aralik2018001217aralik2018003

Yorum (0)

Konular:

Çevreciler sahil temizliği yaptı

Tarih: 24 Aralık 2018 Yazan: editor3

24-aralik-20181036Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) Anamur Temsilciliği’nin organizasyonuyla İskele’de sahil temizliği yapıldı.

Dragon Çayı’ndan İskele’ye kadar yapılan temizlik çalışmasına çok sayıda çevreci katılırken torbalar dolusu çöp toplandı. Sahildeki cam şişe kırıklarının fazlalığı ise dikkat çekti.

Temizlik çalışmasının ardından MERÇED adına açıklama yapan Süreyya Yılmazçoban, şunları söyledi:

“Bugün buraya, yine, suyumuza  yönelik saldırılara dur demek,  çevre kirliliğine karşı duyarlılık yaratmak ve sahil temizliği yapmak üzere  gelmiş bulunuyoruz.

Bilindiği gibi,  üzerine kurulan HES’lerin ve Kıbrıs’a su temin etmek amaçlı yapılan baraj gölünün faaliyete geçmesinden sonra,  Anamur halkının aleyhine tasarlanmış bu kötü projenin, Dragon Çayı’na ve çevreye karşı olumsuz etkileri, üç yıl içinde oldukça net biçimde hissedilmeye başlanmış ve bu hislerin içinde en önemlisi yaz aylarındaki kötü koku ve musluklardan akan tuzlu su olarak karşımıza çıkmıştır. Dragon Çayı, adına yakışır eski ihtişamını artık kaybetmiş, bir çok kişi ve  kurum  tarafından her türlü atıkla kirletilen, neredeyse bir tür çöplük ve lağım kanalı haline gelmiş olup, büyük ölçüde canlılığını yitirmiştir.

Bilindiği gibi su, ekosistemin vazgeçilmez bir parçasıdır. Akarsular doğduğu yerden döküldüğü yere kadar etrafındaki insanlar dahil bütün canlılara yaşam ve beslenme imkanı sunar. HES’ler ve baraj göletleri, projenin uygulanacağı  alandaki ağaçların kesilmesi, yüzey suyunun doğal akışının kesilmesi ya da doğal akış yollarının değiştirilmesi sebebiyle yüzey sularının kurumasına, etrafındaki canlı türlerinden kimisinin ölmesine, kimisinin de zarar görmesine sebep olurlar.

Akarsular, yer altı sularını ve denizleri de besler. Yüzeye yakın yer altı suları ise galeri ormanlarını ve bitki örtüsünü besleyen önemli bir kaynaktır. HES’ler ve barajda su tutulması nedeniyle yer altı suyu miktarı düşer. Bu durumdan nehir civarındaki bitki örtüsü ve yaşamı buna bağlı olan diğer sucul ve yarı sucul canlılar da olumsuz biçimde etkilenir. Nitekim bu olumsuz etkileri bizler, son iki yıldır hissetmekte, görmekte ve yaşamaktayız. Bunun üstüne bir de kir tutmadığı düşünülen akarsuların çöplük, evsel ve tarımsal atık boşaltma alanı olarak görülmesi eğilimi nedeniyle Dragon Çayı’ndaki ve çevresindeki kirlilik had safhaya ulaşmıştır. Zaman zaman DSİ dahil bazı kurumlar ile kişiler tarafından inşaat atığı, moloz ve plastik dahil tarımsal atıkların çay kenarına döküldüğü ya da doğrudan çaya bırakıldığı, yaz aylarında barajda su tutup Kıbrıs’a iletmek adına can suyu dahi verilmeyen çay yatağının koyun ve keçileri otlatma alanı haline geldiği, üstüne bir de neredeyse yeni bir mahalle oluşacak şekilde yeni kaçak çardaklar kurulduğu ve bu kurulum sırasında iş makinalarının çalışıp çayı kirlettiği çevreye duyarlı kişilerce gözlemlenmiş ve fotoğraf ve videolarla tespit edilmiştir. Bu konuda yapılan şikayetler ise, her konuda olduğu gibi yetkililerce ne yazık ki kulak arkası edilmiştir.

Yaşamın kaynağı olan sulara yönelik bu saldırıları ve suların kirletilmesini anlamak mümkün değildir.  Suların kirletilmesine ve yok edilmesine karşı insanların takındığı tavrı ve duyarsızlığı anlamak ise hiç mümkün değildir.  Çünkü suya saldırı, doğrudan yaşama saldırıdır.

Unutmayalım ki, bu Dünya’yı atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan ödünç aldık. Bu nedenle korumak ve çocuklara yaşanabilir bir Dünya bırakmak zorundayız.

Uygar insan, kendini çevreye ve doğaya karşı sorumlu hisseden, doğadaki diğer canlıların yaşam hakkına da saygı duyan ve doğal çevreyi koruyan insandır.

Bu anlamda burada bulunan uygar insanları kutluyor ve herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.”

MERÇED Anamur Temsilcisi Seyda Afyoncu da çalışmaya katılanlara teşekkür etti ve ikramlarda bulundu.24-aralik-2018101224-aralik-2018101324-aralik-2018101424-aralik-2018101524-aralik-2018101624-aralik-2018101724-aralik-20181018124-aralik-2018101924-aralik-20181020

Yorum (0)

Anket

Mersin - Antalya yolu tamamlandığında Anamur'a ne gibi faydaları olur?

Sonuçlar

Loading ... Loading ...

HAVA DURUMU

ANAMUR

İLETİŞİM SAYFALARI

Son Yorumlar

  • Gürdal Sümer: Övgü dolu sözlerinize çok teşekkür ederim Hikmet Bey. Turist...
  • Hikmet ÜNLÜ: Bu ikinci yazınız, yaşamış olduğumuz aynı dönemleri...
  • Tedora Vohs: Of be Gürdal, yine döktürmüssün canim kardesim. Gülnarda...
  • Mehmet Aydın: Anamur ve kendim adına teşekkürler;emeğiniz e sağlık hocam.
  • Ayşe Derya Seymen: Harika babacığım.. Emeğine yüreğine sağlık, iyi ki varsın
  • Hüseyin Sezer: Kalemine sağlık çocukluğumuza götürdün teşekkürler
  • Adil Demir: Süper,zamanda yolculuk yaptım.Ellerine ve hafızana sağlık abi!
  • Gürdal Sümer: Temiz çevre ve sıfır atık konusunda duyarlı olunması çağdaş...
  • Müjdat NUHUT: Eline, beynine, emeğine sağlık.Çok güzel bir belgesel...
  • Ayşe Derya Seymen: Emeğine yüreğine sağlık babacığım Harika bir yazı olmuş..