Konu Arşivi | "Eğitim Sen"

Konular:

Bakır ailesinin annesi vefat etti

Tarih: 04 Ocak 2014 Yazan: editor3

dsc_7042Eğitim Sen Anamur Temsilcisi Mustafa Bakır?ın annesi Fatma Bakır, vefat etti.

Alınan bilgiye göre, Çataloluk köyündeki evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan 83 yaşındaki Fatma Bakır, hastanede vefat etti.

Fatma Bakır?ın cenazesi cumartesi günü hastaneden alınarak, Çataloluk köyündeki evine götürüldü. Buradan da köy mezarlığına götürülen cenaze, ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.

Eğitim Sen Anamur Temsilcisi Mustafa Bakır ve ailenin diğer fertleri, cenaze töreninin ardından taziyeleri kabul etti.dsc_7032

Yorum (1)

Konular:

Sendikalar, şairleri andı

Tarih: 05 Haziran 2013 Yazan: editor3

tksm6ga002Eğitim Sen, SES ve BES Anamur Temsilcilikleri, şairler Nazım Hikmet, Ahmet Arif ve Sabahattin Ali?yi anma gecesi düzenledi.

Temsilcilik binasındaki gecenin açılış konuşmasını yapan Sema Bozacı Durna, şunları söyledi:

?Bu akşam, büyük ustaları hep birlikte saygı ile anıyoruz. Bu ölümsüz üç yürek, bizden önceki nesilleri, bizleri ve bugün de gençleri etkileyen kocaman çınarlar. Onların anlamlandırdığı evren; doğanın, sevginin, güncelin ve tarihselin, değişimin gücünün, direnmenin kaynaştığı bir duygu coğrafyasıdır. O koca yüreklerinde yeri geldiğinde bir çocuğun sevecenliğini, yumuşaklığını, yeri geldiğinde bir ordunun savaşçı ruhunu yerleştirmeyi bildiler. Üçü de bu toprağın, üzerinde yaşayanların ve yaşananların sesi ve vicdanı oldular.  Dinlediğimiz türkülerin, dillendiğimiz dörtlüklerin birçoğu bu ozan ve yazarlara aittir. Sesleri sesimiz, yürekleri yüreğimizdir. Söylenen bizim türkümüz, anlatılan bizim hikâyemizdir.?

Eğitim Sen Temsilcisi Mustafa Bakır ise şunları söyledi:

?Doğru düşünce güzel sanatı yaratmanın temel koşuludur. Doğru düşüncelerin bize yansıyan ışığında bütün bir insanlığı görürüz. Yaşadığımız karmaşık yapının doğru yerinde duran şairlerimiz, sanatçılarımız, savundukları, devrimci, toplumcu düşünceleri ile insanı, geleceğinden koparmadan ele alarak, sanatlarına işleyen değerlerimizdir.

Bu şairlerimiz, sınıfsız, sömürüsüz bir dünya için mücadele ettiler. Ömürlerini bu mücadeleye adadılar. Eserleri, birçok eser gibi, sanatımıza ve kültürümüze ışık tutmaya devam ediyor. Onlar sadece birer şair değil, aynı zamanda mücadele örneğidirler. Onlar ezilen emekçilerin, işçilerin ortak sesidir.    Nazım Hikmet 20 Kasım 1901 yılında dünyaya gelir. O bir dünya şairi, Özgürlük, Barış ve Emek mücadelesinin meşalesidir.

Hakkında acılan düzmece davalar yüzünden, ekmeğinden ve suyundan daha değerli bulduğu özgürlüğü elinden alınmıştır. Yıllarca zindanlarda yatmıştır.  Yattığı cezaevlerini adeta akademiye çevirmiştir.

Ozan ölümüne kadar bir militan gibi yasamıştır. Aşkın, doğanın, devrimin, özgürlüğün, barışın, başkaldırının şairidir. Aynı zamanda bir mücadele örneğidir. Onun şiirleri bir eylem çağrısı gibidir. Sabahattin Ali 25 Şubat 1907 yılında dünyaya gelir. Öğretmen olan, S.Ali birçok kez gözaltılar yasamıştır. Sonrasında öğretmenlik görevinden alınır. Rıfat Ilgaz ve Aziz Nesin le birlikte mizah dergileri çıkarırlar.

S.ALİ Anadolu insanına yaklaşımı ile edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiştir. Aldırma gönül, Leylim ley halk dilinde yazdığı şiirleri herkes tarafından bilinenlerdir.

Ahmet ARİF 21 Nisan 1927 dünyaya gelir. Siyasal görüşü nedeni ile defalarca gözaltına alınır. Mertliği ve samimiyeti ile anılır. Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Felsefe bölümünde okurken iki kez tutuklanır. Hapislik günleri, işkenceler ve açlık içinde geçer.

Yaşadığı tüm acılara, eziyetlere rağmen o memleketini düşünür. Onun yüreği ırgat işçileri arasında, ezilen acılı halkının endişesindedir. Ezilenlerin birliğini, dayanışmasını, kardeşliğini savunur.2 Haziran 1991 aramızdan ayrılır.

Hayatlarında acıların, mahpusluğun, sürgünlerin ve işkencelerin hiç eksik olmadığı şairlerimiz, N.Hikmet sürgünlük yurdunda, A.Arif sessizce bir Haziran gününde, aramızdan ayrılır. S.Ali ise yurt dışına çıkarken katledilir.

Bu şairimizin bir birine benzeyen yanları, siyasal kimlikleri, devrimci mücadelenin şairleri olmalarıdır. Onların çektikleri acılar, ödedikleri bedeller, inandıkları dünya görüşlerinden dolayıdır. Onlar sınıfsız, sömürüsüz bir dünya yaratmak için her şeyi göze alarak mücadele ettiler.

Onlar için söylenebilecek en güzel şeyler isimlerinin, yapıtlarının ölümsüzlüğüdür. Yok, edilemeyen eserleri kültürümüze ışık tutmaya devam ediyor. İnandıkları değerlere sıkı sıkıya sarılan, onlar birer mücadele insanları olarak anılırlar.

Ülkenin emekçileri onları saygı ile anıyor. Onlar ezilen halkların kavgasında, yüreğinde yaşıyorlar.?

Gecede, Nazım Hikmet Oktan, Handan Oğurlu, Alp Aslan Apaydın, Ayfer Öztok, Arife Salman, Çiler Apaydın, Hatice Deniz ve Emrah Arıkan, şairlerin şiirlerinden örnekler sunarken, Ali Yücel, şiirlere bağlamayla eşlik etti. Programın sonunda Akif Kum ve Çağdaş Koz da müzik dinletisi sundu.tksm6ga003tksm6ga004tksm6ga005tksm6ga006tksm6ga007tksm6ga008tksm6ga009tksm6ga010tksm6ga011tksm6ga012tksm6ga013

Yorum (0)

Konular:

Eğitim Sen’den “AKP düzeni” konferansı

Tarih: 23 Nisan 2013 Yazan: editor3

dr6yockuyy34001Eğitim Sen Anamur Temsilciliği, ?AKP düzeni ve eğitim politikaları? konulu konferans verdi.
Anamur Temsilcisi Mustafa Bakır?ın açılış konuşmasıyla başlayan konferansa konuşmacı olarak katılan Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız, AKP?nin 10 yıl boyunca özgürlük, katılımcılık, şeffaflık, hoşgörü gibi kavramları içini boşaltarak rejimi değiştirmek amacıyla kullandığını belirterek, ?Biz bu tehlikeyi 10 önce görüp konuştuğumuzda statükocu olarak görülüyorduk. Ancak bugün fotoğraf net. AKP?nin gerçek yüzü ortaya çıktı. Rejim değişti ancak ismi konulmadı. İslami bir rejimle karşı karşıyayız? dedi.
Bir ülkede rejim değiştirmenin kolay olmayacağını, bunun en güzel örneğinin 1970-80?lerde yaşananlar olduğunu ifade eden Yıldız, şunları söyledi:
?Değişen rejimi sadece AKP?nin mahareti olarak görürsek yanılırız. Rejimi AKP değiştirmedi, AKP son çivilerini çakıyor. Rejimin değişmesi AKP doğmadan önce dış güçler tarafından yapılan planın bir ürünüdür. Uluslararası egemen güçler, sosyalizmin güneye inmesini engellemek için Afganistan, Pakistan, İran ve Türkiye üzerinde Yeşil Kuşak Projesi?ni hayata geçirdi. Toplumun uyumluluğu sağlandı. AKP toplum mühendisliğini iyi kullanarak bazı terimlerle toplumu ayrıştırıp bundan yarar sağladı ve istenilen ortam yakalandı. Yoksa 28 şubat darbesinin ürünü olan AKP tek başına rejimi değiştiremezdi.?
Yargının 4+4+4 eğitim sistemi ve Fazıl Say?a verdiği kararları da eleştiren Yıldız, ?Yargı bu kararlarla ?rejim değişti, farkına varın? diyor. Fazıl Say?a ?toplumun bir kısmının dini inançlarına hakaret ettiği? gerekçesiyle ceza veren yargı, Başbakan?ın ?Zerdüşt bunlar? diye toplumun bir kısmının dini inancına hakaret etmesini sormuyor bile? diye konuştu.
Yıldız, konuşmasının sonunda AKP?nin özgürlük, çoğulculuk gibi kavramları kullanarak geliştirdiği söylemlere doğru noktadan yaklaşmak gerektiğini, yoksa Eğitim Sen?in bu kavramlara karşıymış gibi gösterildiğini ifade ederek, ?Bu konularda bastıracağımız bir broşürü yakında sizlere ulaştıracağız. Bu broşürde önümüzdeki dönemde mücadelemizi yürütürken kullanacağımız söylemler de yer alacak? dedi.dr6yockuyxy34001

Yorum (0)

Konular:

Eğitim Sen’den dayanışma yemeği

Tarih: 18 Mart 2013 Yazan: editor3

pqf5-021Eğitim Sen Anamur Temsilciliği, dayanışma yemeği düzenledi.
Eğitim Sen AnamurTemsilcisi Mustafa Bakır, Ünlüselek Hotel?deki yemekte yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
?Merhaba. Sizlerin mücadelesi üzerinde yükselen sendikamız, Emek, Barış, Özgürlük mücadelesini sürdürüyor. Onu sınıfsal bilinç, kültürel zenginlik, demokrasi anlayışı ile büyüteceğiz.
Emekçi olmak sömürüye, baskıya karşı direnmeyi gerektirir. Güce boyun eğmeyi, köle gibi yaşamayı kabul etmiyoruz. Temel insan haklarımızdan, Grev ve toplu sözleşme hakkı içeren özgürlükçü bir sendika yasası taleplerimizden asla vazgeçmeyeceğiz.
Ülkede sokağı bilenler, Eğitim Sen i bilir. Hak aramayı bilenler de bilir. Atanamayan öğretmenler için yürür, Zamlara, Zulme, Savaşa karşı çıkar. Kadına şiddete de, özelleştirmelere de. İnsanca yasam, Eşit, Özgür, Demokratik bir Türkiye için sendikacılık yapar.                                                                                  
Eğitim Sen, Onurlu bir yaşam mücadelesinin adıdır. Gücünü emekçilerin örgütlü gücünden alır. Sermayenin temsilcisi iktidarlara ise Eğitim sen zararlıdır.
Sendikamız gerici iktidarların hep saldırı hedefi oldu. Belli ki gocunuyorlar. Çünkü Eğitim Senliler, gelecek kuşakları elleri ile biçimlendirirler. Bilgi ile donatır, aydınlık bir gelecek için hazırlarlar, onların hatalarını düzeltir. Erdem eker, onur eker, ahlak ekerler. Kısacası eğitim senliler tepeden tırnağa özgür kuşaklar yetiştirmeyi ilke edinmişlerdir. Gericilerin korkuları bundandır.  
Değerli arkadaşlar, eğitim iyi yönetilmiyor.350 binden fazla öğretmen işsiz 36 sı işsizlikten intihar etti. Çalışanların da binlercesi norm fazlası duruma düştü.  Atanmayı bekleyenleri cami avlusunda yem bekleyen güvercinlere benzetiyorlar.
Bakan değişiyor.  Zihniyet değişmiyor. Hakkını arayanlar yerlerde sürükleniyor. Biber gazından en çok öğretmenler nasibini alıyor. 
Bunları 4+4+4 dinci eğitim de kesmedi. Yüksek öğrenimi de katarak bir dört (+4) daha eklediler. Üniversitelere mescit açılması kararı aldılar. Niğde de milli eğitim müdürleri veli toplantılarını camilerde yapmaya başladı. Eğitim dinayet işleri bakanlığının alanına girmiştir.
İktidarı süresince emekçilere yoksulluktan başka bir şey vermeyen AKP. dokunduğu her yere karanlığı serpiştiriyor. YÖK?ten, yüksek yargıya bütün devlet kurumlarını kendi ihtiyaçlarına göre yapılandırıyorlar. Kadınları doğum makinesi olarak görüyorlar. En az 3 çocuk yaparak bu kapitalist sisteme sürekli köle istiyorlar. Doğayı katleden sularımızı satan, nükleer santrallerle ülkeyi yaşanmaz hale getirmek isteyen böyle bir iktidar görülmedi.  
Şimdi ülkeyi tek adam diktasına götürmek istiyorlar. Baskı ve şiddetle herkesi susturmaya çalışıyorlar. ABD. Emperyalizmi söz konusu olunca selam duranlar, emek ve demokrasi mücadelesi veren, öğretmenleri, öğrencileri, sendikacıları, gazetecileri tutukluyorlar. Yetmiyor, onların avukatlarını da tutukluyorlar. Birde çıkıp demokrasi dersi veriyorlar. İnsana asıl burası zor geliyor. Biliyor musunuz?
Değerli arkadaşlar, emperyalizmin krizi büyüdükçe saldırganlığı da artıyor. Bu kez hedef Suriye?dir. Sürdürülen bu paylaşım savaşı, ölen yoksulların değil öldürten zenginlerin daha iyi yaşayabilmesi içindir. Ülkemiz yönetenlerinin Suriye deki yangını körükleyerek bu yıkımdan mal kapma açgözlülüğü insanlıkla bağdaşmıyor.
Israrla kurdurdukları füze rampaları bir savaş hazırlığıdır. Bunun için meclisten izin almaya gerek bile duymadılar. Buralar zaten NATO toprakları diyorlar. Bu ülkenin devrimcileri, emperyalist işgale 6.ı filoya nasıl karşı durmuşlarsa, bugünde, Ortadoğu?da emperyalistlerin hesabını bozacak böyle bir duruşa ihtiyaç var. 
Bu cağda insanlar, kent merkezlerinde sel sularına kapılarak boğuluyor. Fabrikada, madenlerde, inşaatlarda iş cinayetleri sürüyor. Avrupa birliği olmasa, Şanghay olur diyorlar. Böyle bir ülkeyi hangi birlik kabul eder. Bilen var mı? 
Sadece, Zonguldak Ereğli si ülkeyi anlatmaya yetiyor. 100 bin nüfuslu ilçede 35 bin icra dosyası var.43 bin kişi icralık.  Buraları saraydan görmek zor. Öyle nutuklar atmakta kolay. İş yok. İş güvencesi yok. İnsanlar açlıktan ölüyor. Bunlar Taksime, Camlıca ya en büyük cami yapmanın derdinde.
Soruyorum, bunu sonu nereye gider. Kentler köyler yaşanmaz hale geldi. Ülke kaynakları talan ediliyor. Ormanları, suları satılıyor. Tarımı, turizmi, sanayi yok edildi. Gelir getiren tüm kaynaklar peşkeş çekildi. Sömürü, tüketim ürünleri üzerinden zamla sürdürülüyor. Vatandaş attığı her adımın,  aldığı her nefesin vergisini ödüyor.
Yetmiyor. Kapitalist sistemin temsilcileri emekçilerle bir de alay ediyor.800 tl iyi paradır. Ona mahkûmsanız asgari ücretle geçinirsiniz. Ekmeğin, peynirin fiyatı belli diyor. Bu ülkenin emekçileri, ne onların sadakasına ne de onlara mahkûm kalacaktır. Mutlaka bir kurtuluşunu bulacağız.
Değerli arkadaşlarım, Kapitalist sistem sürdükçe, baskı ve zulümler de sürecektir. Yaşadığımız olumsuzlukların sebebi AKP eliyle sürdürülen bu sömürü sistemidir. Herkim, insanlık onuruna yaraşır bir şekilde yaşamak istiyorsa, bu kapitalist sömürü sistemine, bu gerici dinci faşizme karşı beyniyle, yüreğiyle mücadele etmelidir.  
Selam olsun, bu onurlu mücadeleyi eğilmeyen bir dirençle sürdüren siz mücadele arkadaşlarıma.?
Konuşmanın ardından sendikanın Aydıncık Temsilcisi Veli Akbayır, Fatih İlköğretim Okulu?ndan emekli olan öğretmen Nihal Arı?ya, Tüm Bel Sen Mersin Şube Başkanı Recep Kara da aynı okuldan emekli olan diğer öğretmen Adil Demir?e plaket verdi.
Kara, plaket takdimi esnasında yaptığı kısa açıklamada, geçtiğimiz günlerde vefat eden sanatçı Müslüm Gürses?e çıkarılan ve Başbakan Erdoğan?ın sildirdiği 600 bin liralık hastane masrafını hatırlatarak, ?Siz de aynı duruma düşseniz aranızda Başbakan?a ulaşıp bu borcu sildirebilecek biri var mı? diye sorarak, ?İşte ülkemizin geldiği nokta bu. Başbakan?ı tanımıyorsanız bu parayı ödemek zorundasınız? diye konuştu.
Yemekte, sendika üyesi öğretmen Muharrem Özkeçeci, eşi Ayşe Özkeçeci?ye doğum günü sürprizi yaparak, hazırlattığı pastayı masaya getirtti. Bu sürpriz karşısında büyük mutluluk yaşayan Ayşe Özkeçeci, doğum pastasındaki mumları alkışlarla üflerken pasta ve hediye için eşine sarılarak teşekkür etti.
Müzikli eğlence ile sona eren yemeğe, TÜM BEL SEN Mersin Şube Başkanı Recep Kara, Tarım OKAM SEN Mersin Şube Başkanı Gazi Düz, Eğitim Sen Aydıncık Temsilcisi Veli Akbayır, SES Anamur Temsilcisi Hamit Durna, BES Anamur Temsilcisi Şahin Geyik, Anamur Baro Temsilcisi Emrah Oğul, ADD Anamur Şubesi Başkanı Murat Kemal Gökyar, Nüfus Müdürü Mustafa Şahin, Mal Müdürü İlhami Avcıoğlu, CHP İlçe Başkanı Nevin Özel ve yöneticiler, ÖDP İlçe Başkanı Vedat Çelik ve yöneticiler ile çok sayıda sendika üyesi katıldı.

pqf5-020pqf5-029
pqf5-030pqf5-022pqf5-023pqf5-024pqf5-0271pqf5-028pqf5-031pqf5-032pqf5-033pqf5-025pqf5-026pqf5-027

Yorum (1)

Anket

Mersin - Antalya yolu tamamlandığında Anamur'a ne gibi faydaları olur?

Sonuçlar

Loading ... Loading ...

HAVA DURUMU

ANAMUR

İLETİŞİM SAYFALARI

Son Yorumlar

  • Gürdal Sümer: Övgü dolu sözlerinize çok teşekkür ederim Hikmet Bey. Turist...
  • Hikmet ÜNLÜ: Bu ikinci yazınız, yaşamış olduğumuz aynı dönemleri...
  • Tedora Vohs: Of be Gürdal, yine döktürmüssün canim kardesim. Gülnarda...
  • Mehmet Aydın: Anamur ve kendim adına teşekkürler;emeğiniz e sağlık hocam.
  • Ayşe Derya Seymen: Harika babacığım.. Emeğine yüreğine sağlık, iyi ki varsın
  • Hüseyin Sezer: Kalemine sağlık çocukluğumuza götürdün teşekkürler
  • Adil Demir: Süper,zamanda yolculuk yaptım.Ellerine ve hafızana sağlık abi!
  • Gürdal Sümer: Temiz çevre ve sıfır atık konusunda duyarlı olunması çağdaş...
  • Müjdat NUHUT: Eline, beynine, emeğine sağlık.Çok güzel bir belgesel...
  • Ayşe Derya Seymen: Emeğine yüreğine sağlık babacığım Harika bir yazı olmuş..