Haberi Arkadaşına Gönder Haberi Arkadaşına Gönder

SÜRECE DAİR

02 Mayıs 2013

www.haberanamur.net te yayınlanan haber ve fotoğraflar, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.

ali-ozdemir2SÜRECE DAİR

Konuları sürekli değişen bir ?süreç? lafı dolanıp duruyor ortalıkta. Barış süreci, normalleşme süreci, ileri demokrasi süreci? Normalleşmenin ve ileri demokrasinin ne menem şeyler olduğunu yeterince gördük ve yaşamaktayız. Barış süreciyle ise, zaten her şeye rağmen küs olmayan Türk ve Kürt?ün illaki karşılıklı sırıttırılarak barıştırılmasının amaçlandığı görülüyor. Aslında bu son barıştırma sürecinin, şimdilik dinen çatışma ve ölümlerin, gelecekte dayatılacak kaçınılmaz bölgesel savaşta canlarımızın ve hatta vatan toprağımızın kaybına hazırlık olarak değerlendirilmelidir. Çelişki gibi gelebilir ama; onlarca görsel ve yazılı medyanın bir anda yoğunlaşan kirli bilgi bombardımanıyla, kamuoyu nezdinde ?analar ağlamasın? sloganı ile üzeri örtülen, ?Yurtta Sulh Dünyada Sulh? resmi politikasının terk edilmesidir gerçekte. Ortadoğu ve Kafkaslarda Batı Emperyalizmin istediği dizaynı gerçekleştirebilmek adına, jandarmalık ve/veya payandalık görevi üstümüze resmen alınırken, bu süreçlere ciddi ciddi anlatarak sahip çıkan kendini ?barış güvercini? sananlar, analarımızın ağlamayacağına inanıyorlar demek ki! Böylece büyük (!)  İsrail?in, gelecek kazın suyu hürmetine Türkiye?den özür dileyerek, katlettiği insanların ailelerine sadaka mahiyetinde vermeyi kabul ettiği tazminatın, ayrımsız binlerce insanımızın canından olacağı bir kirli savaşın peşinen sus payı habercisi olduğu da gizlenmekte.

Anımsamada yarar var; Türkiye, emperyalizmin askeri örgütü olan NATO?ya katıldıktan sonra gerçek anlamda bağımsızlığını yitirmiş, ordusu NATO?nun emir ve kumandasına girmiştir. Ortak Pazar da öyle.. Batı emperyalizmi ORTAK, biz PAZAR olmadık mı?  Bütün bu tarihsel sürecin neticesinde, bugün hala şaşırabildiğimiz sonuçları yaşamaktayız. Küreselleşme adı altında şimdi ulusal kimliğimizi dahi inkar etmemizi istiyorlar, ulusal tarihimizin koca bir yalan olduğunu göstermeye çalışıyorlar. Topla tüfekle açık savaşla yapamadıklarını, işbirlikçi ve entegre sermaye ile hükümetlerin sınırsız yardımları ile 21.yüzyıl sanal teknolojisi ile başarmalarına da az kaldı.

Daha başından bu gerçekliği görerek, ?NATO?ya HAYIR! /Tam Bağımsız Türkiye!? diyen yurtsever insanlara ?moskof uşağı? diye saldıranlara da buradan sitemli bir selam göndermenin yeri geldiğini düşünüyorum.

Her ne kadar soğuk savaş sona ermiş ise de; başta adeta bir silah gibi kullandığı sınırsız doğal enerji kaynakları, bilgi/teknoloji birikimi ve ulusal kimliğiyle batı emperyalizminin etki ve egemenlik alanına girmeyi reddeden Rusya, doğal müttefiki İran ve Suriye?nin oluşturduğu  blok ile batı emperyalizmi arasında, sıcak çatışmaya doğru giden soğuk rüzgarların estiği tartışılmaz. Sayın Başbakanımızın eski ?kardeşi? Suriye lideri Esad, yeni ?düşman? adıyla Esed?in, kan kardeşliğiyle başlayan ve sonrasında yukarıdaki soğuk rüzgarlara paralel kan davası ile süren komşuluk ilişkilerimizin temelinde de bu var. Batının Suriye?yi Irak gibi rahatça işgal edememesinin, sadece içerisindeki isyancıları para ve silahla beslemesinin bir nedeni de, sıcak çatışmaya cesaret edemediği, Rusya ve İran?dır. Şimdilik yapılan Suudi Arabistan ve Katar gibi şekil demokrasisi ile bile tanışmamış devletler ile ?ileri demokrasi?yi yaşayan ülkemizin aktörleri arasında bulunduğu batı emperyalizminin işbirlikçilerinin  kullanılmasıdır. Demokrasi ve insan hakları yaygarası ile gizlenmeye çalışılan, Büyük Ortadoğu Projesi?nin yeni dizaynının gerektirdiği açık bölgesel bir savaş öncesidir yaşanan.Ki bu savaşta en çok zarar görecek olan da kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti devleti ve vatandaşlarıdır.

Kaçınılmaz geleceği belli böylesine yoğun bir savaşta, cephe gerisinde bir başka silahlı güç odağıyla yürütülecek savaş nedeniyle gücü bölünecek olan Türkiye?den, iç çatışmayı bir süre erteleyecek/sona erdirecek yapay bir iç barışmayı derhal sağlaması istenmiştir. Zira askeri gücü bölünecek bir Türkiye Batı Emperyalizminin işine gelmemektedir. Allanıp pullanıp önümüze konulan, sevgili akillerimizin kullanıldığı bu süreç bu gözle değerlendirilmelidir.

Analar ağlamasın propagandasının sonrasında, batının çıkarları için binlerce ananın ağlayacağı açık bir kirli savaşın tarafı haline getirilmeye sessiz kalmamaktır yurtseverlik. Kısa vadeli ve yapay olacak bu barışma, uzun vadeli acı ve yıkımlara gebe bir sürecin başlangıcı olacağı gibi, asıl bölünmenin bu kirli savaşın sonrasında gerçekleşeceğini görmemek de kör olmak demektir.

Nitekim ülkemizde her türlü muhalefetin susturulduğu, zindanlara tıkıldığı, hukukla ilgisi olmayan yargılamalarla mahkum edildiği bu tasfiye harekatına; Malatya/Kürecik?deki  NATO?nun İsrail?i koruyan radar/kalkanlarına, yine İsrail?in zeytin ağacı süslü yanak almasına değin bu operasyonel süreçlere,  sonrasındaki kaçınılmaz savaştaki ülkemize yüklenmiş jandarmalık görevini algılayarak bakmak gerekiyor.

Her türlü kirli savaşa direnen bir geleneğin sahibi olan sol ile diğer tüm antiemperyalist güçlerin asgari müştereklerde birliğinin sağlanmasının, bu kirli ve kanlı emperyalist organizasyonun Türkiye açısından boşa çıkarılması için elzem olduğunu düşünüyorum.

Yorumlayın

Anket

Mersin - Antalya yolu tamamlandığında Anamur'a ne gibi faydaları olur?

Sonuçlar

Loading ... Loading ...

HAVA DURUMU

ANAMUR

İLETİŞİM SAYFALARI

Son Yorumlar

  • Gürdal Sümer: Övgü dolu sözlerinize çok teşekkür ederim Hikmet Bey. Turist...
  • Hikmet ÜNLÜ: Bu ikinci yazınız, yaşamış olduğumuz aynı dönemleri...
  • Tedora Vohs: Of be Gürdal, yine döktürmüssün canim kardesim. Gülnarda...
  • Mehmet Aydın: Anamur ve kendim adına teşekkürler;emeğiniz e sağlık hocam.
  • Ayşe Derya Seymen: Harika babacığım.. Emeğine yüreğine sağlık, iyi ki varsın
  • Hüseyin Sezer: Kalemine sağlık çocukluğumuza götürdün teşekkürler
  • Adil Demir: Süper,zamanda yolculuk yaptım.Ellerine ve hafızana sağlık abi!
  • Gürdal Sümer: Temiz çevre ve sıfır atık konusunda duyarlı olunması çağdaş...
  • Müjdat NUHUT: Eline, beynine, emeğine sağlık.Çok güzel bir belgesel...
  • Ayşe Derya Seymen: Emeğine yüreğine sağlık babacığım Harika bir yazı olmuş..