Haberi Arkadaşına Gönder Haberi Arkadaşına Gönder

Nükleer protestoya Anamur desteği

17 Kasım 2014

www.haberanamur.net te yayınlanan haber ve fotoğraflar, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin Akkuyu’da gerçekleştirdiği Nükleer santralı protesto eylemine Anamur destek verdi.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin organize ettiği Akkuyu protestosu ve devamında Silifke Kültür Merkezinde yapılan panele Anamur’dan Eğitim-Sen eski başkanı Şeref Koz, CHP’nin 2014 Belediye başkan aday adayı Özgür Özuğur ve emekli sağlıkçı Gülseren Taşdemir  katıldı.

Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) dönem sözcüsü Oktay Demirkan’ın yönettiği panelde Açılış konuşmasını; Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel yaptı.

Panele konuşmacı olarak;

Türkiye Yenilenebilir Enerji Birliği (EUROSOLAR Türkiye) Başkanı, Türkiye Çevre ve Temiz Enerji Platformları Koordinatörü Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar

CHP Mersin Milletvekili Prof. Dr. Aytuğ Atıcı

İst. Ünv. Orman Fak. Öğr. Üyesi Doç. Dr. Öznur Özden

Mersin Nükleer Karşıtı Platformu Üyesi Sabahat Aslan

Panelistler yaptıkları konuşmalarda, Mersin’in Gülnar ilçesine yapılacak Akkuyu nükleer santraline Türkiye’nin ihtiyacı olmadığını vurguladılar. Özetle, Türkiye’nin elektrik enerji kurulum gücünün yaklaşık 70 bin mega vat olduğunu belirten konuşmacılar, bunun  sadece 40 bin mega vatını kullandığımızı, geri kalan 30 bin mega vatını kullanmadığımız belirttiler.

Kendini savunamayan çevrenin bizi cezalandırmasına izin vermeyelim.

Açılış konuşmasında Prof. Dr. Aysel Çelikel; “İnsan hakları ihlali Anayasal ve uluslararası suçtur. Siyasal iktidarlar ve ekonomik güçler ülkenin enerji ihtiyacı bahanesi (görünümü) altında dünyayı aşırı kullanıyorlar ve dünyayı sömürüyorlar. Bu sömürme arzusu toplumun menfaatini 2. plana itilmesine sebep oluyorlar. Aslında siyasi iktidarların varlık sebebi toplumun menfaatidir. Ekolojik dengenin bozulması, iklim değişiklikleriyle bilinen kuraklık, açlık, kıtlık ve seller ve de ölümcül hastalıklar. Bunların hiç birinden ders almayan bütün iktidarlar, bizim ülkemizdeki siyasal iktidar ve onun desteklediği ekonomik güçler sürekli havayı suyu toprağı kirletmeye devam ediyorlar. Ve hiç bir şeyden ders almıyorlar. Toplumun hissiyatını görmezden geliyorlar Nükleer santrallere HES’lere sağlıksız termik santrallere betonlaşmaya  ve inşaat projelerine ısrarla devam ediyorlar. Halkın isteklerine karşı çıkarak , şiddet uygulayarak zorla uygulanan projeler meşruiyeti olmayan projelerdir. Siyasal iktidarlar toplumun bütününün ihtiyaçlarını karşılamak onların arzularına cevap vermek için vardır. Gelişmiş ülkelerde çeşitli sebeplerle artık terk edilmiş Nükleer santraller gelişmekte olan ülkelerin bizde olduğu gibi en güzel sahillerine Sinop’a Akkuyu’ya  monte edilmeye çalışılıyor. Nükleer santrallerin doğaya, insan haklarına ve insan sağlığına oluşturacağı yüzlerce yıl devam edecek olan tahribatı görmezlikten geliyorlar. Yalnız Nükleer santraller değil, doğanın bize verdiği ormanlarımız zenginliklerimiz köklerinden sökülüp atılıyor. Birilerine rant sağlamak için ormanlar ve tarım arazileri yok ediliyor. Türkiye kelleşiyor. İstanbul ormanlarında 1 yıl içinde 3-4 milyon ağaç kesildi. Kaçacak yer bulamayan yaban domuzları  İstanbul boğazından şehre indiler. Aynı şey Karadeniz ormanlarında, aynı şey Kazdağlarında oluyor. Soma’daki Yırca’lı köylülerinin göz yaşlarını birlikte yaşadık. Yüz yıllık kutsal zeytin ağaçları sökülürken yüreğimiz yandı. Özel kanunla korunan zeytinliklere Termik santral yapılamaz hükmüne rağmen köylüler dövülerek ağaçlar söküldü. Avrupa yeşiller grubu İstanbul’da yaptığı toplantıda, Türkiye madenlerinde güvenliği sağlayamazken nükleer santrallerde nasıl sağlayacak eleştirisini dile getirdiler. Gelecek kuşaklar için sorumluluk duygusu taşıyan, halka saygısı olan siyasal iktidarlar halkın isyanına kulak verir. Vermeyenler gelecek için sorumluluk duygusu taşımayanlardır. Halka karşı saygısı olmayanlardır. Kendini savunamayan çevrenin bizi cezalandırmasına izin vermeyelim. Mücadelemizi sürdürelim aksi halde Türkiye’miz de diğer ülkelerin örneklerinde gördüğümüz gibi aynı felaketleri kısa süre sonra yaşayacak. Akıl ve bilimin gösterdiği yol en doğru yoldur ondan ayrılmayalım”.

-Yenilenebilir enerji: Eşitlik, Özgürlük, Barış, Yerel istihdam demektir

-% 100 yenilene bilir enerji mümkündür

-Yenilenebilen teknoloji güneş; ulaştığı her yerde insanları özgürleştiren, kullanmanız için kimseyi öldürmeniz gerekmeyen, barışçıl bir kaynak

Türkiye Yenilenebilir Enerji Birliği (EUROSOLAR Türkiye) Başkanı, Türkiye Çevre ve Temiz Enerji Platformları Koordinatörü Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar; Enerjide sorun nedir Çözüm nedir sorularına karşılık gelecek açıklamalar yaptı. Uyar,” Enerjinin etkin kullanımı; Aynı hizmeti alarak, hizmet kalitesinden ödün vermeden ulaşımda, konutta, sanayide, tarımda en az enerji kullanmak. Ulaşımda enerjinin etkin kullanımı demek, bir kişiyi bir kilometre en hızlı en az enerji tüketerek yaşam çevresini tahrip etmeden taşımaktır. Konutlarda enerjinin etkin kullanımı, konutun m2 si başına yılda uyum sağlamaya çalıştığımız Avrupa standardı 50 kvs/m2 dir. İzolasyonsuz evler verimsiz buz dolapları vs. ile bizde 300 kvs/m2 kullanıyoruz. Sanayide Avrupa % 80 daha az enerji tüketen elektrik motorlar kullanıyor. Karar vericiler topluma yol gösterip mevcut en yeni teknolojileri kullanmasına teşvik etmesi lazım, çözümden yana davranması lazım. Enerjinin etkin kullanımı önünde engel var. 1980 den itibaren ülkeler arasındaki serbest ticarette bir ülke de çöp haline gelmiş buzdolapları televizyonlar klimalar artık standart altına düşmüş nükleer santraller gibi çöp teknolojisiler kredi verilerek diğer ülkelere aktarılmaya çalışılıyor. Buna biz neoliberal saldırı diyoruz. Yani yollayanla alan karar vericilerin iş birliği yaptığı  ve o teknolojiden kurtulmanın bedelini hedef ülkenin yurttaşlarına ödettirdiği bir yapıdan bahsediyoruz.

Her ülke kendi çöpünü kendi ülkesinde yok etmesi lazım. Herhangi bir teknolojinin çözüm olması için kaynak olmalı, teknoloji olmalı, kara verici yerel yöneticiden merkezi yöneticiye kadar sorundan yana değil çözümden yana olması lazım. Kaynak vardır, teknoloji vardır % 100 yenilene bilir enerji mümkündür. Birincisi kirli teknolojinin girişi engellenmeli ikincisi ülkemizin sorunlarının parlamentoda konuşulup çözümlerinin bulunması lazım. Yenilenebilen teknoloji güneş; ulaştığı her yerde insanları özgürleştiren, kullanmanız için kimseyi öldürmeniz gerekmeyen, barışçıl bir kaynaktan söz ediyoruz. Aslında tek enerji kaynağı bu. Fosillerin de kaynağı güneş.  Güneş, Jeotermal kaynaklar, Rüzgar.  Doğaya uyumlu olarak faaliyetlerimizi sürdürmeliyiz. Dünyaya misli misli yetecek enerji kaynağı var. Teknoloji var. Dünyada nükleer enerji 1978 de bir çözüm olarak bitti. Sorun olarak tanımlandı. O günden bu yana da kurulmuyor. 9180′den buyana dünya yenilenebilir enerji araştırmalarına başladı. 1994 yılında fosil yakıtların çevreye verdiği tahribatları araştırmaya başladılar.  Yenilenebilir enerji: Eşitlik Özgürlük Barış Yerel istihdam. Enerjide depolama ve akıllı şebeke sistemini kullanmalıyız”.

Gerze’de Termik Santral firmasının hediyelerini halk kabul etmedi.

Yeşil Gerze Çevre Platformu Sözcüsü İst. Ünv. Orman Fak. Öğr. Üyesi Doç. Dr. Öznur Özden; Gerze’ de yapılan Termik Santral mücadelesini anlattı.

-30 bin megavat kurulu güç fazlamız var

-Bu bölgeye yılda 100 bin ton kül yağacak

Mersin Nükleer Karşıt Platform (NKP) üyesi Sabahat Aslan; “Akkuyu nükleer santrali kirli bir teknolojidir. 1986 yılında meydana gelen Çernobil kazası sonucunda; Ukrayna da 160 bin km2 toprak kirlendi. Yüz bin insan öldü.

Akkuyu Nükleer Santralı ekonomik değil, siyasi bir karardır. Elektrik ihtiyacımızı karşılayacak bir santral değildir. Enerji de arz güvenliğimizi sağlayacak bir santral değildir. Akkuyu Nükleer santrali neden kuruluyor? Amerika Birleşik Devletlerinin ve Rusya’nın  nükleer atıklarını Akkuyu’da depolamak istiyorlar. Bunun yanında Nükleer santrallerin kurulma amacı nükleer silahlanma, Rusya’nın elinde kalmış eski teknolojiyi Akkuyu’da kullanacaklar. Rusya kendi ülkesindeki Nükleer Santrallere yakıt üretmek için Akkuyu da Nükleer yakıt fabrikası kuracak. Bu Nükleer yakıt fabrikaları çok sık arıza yaptığından çevreye radyasyon yaymakta  hatta çalıştığı sürece de radyasyon yaymakta. Bu nedenle Rusya  kendi ülkesindeki toplumsal muhalefetten dolayı Nükleer yakıt tesislerini kuramıyor. Eğer engelleyemezsek Akkuyu’da Nükleer yakıt fabrikası kurulacak. Bizim gerçekten Akkuyu nükleer santralına ihtiyacımız yoktur. Şuanda Türkiye’nin elektrik enerjisinin kurulum gücü yaklaşık 70 bin mega vat. Biz bunun  sadece 40 bin mega vatını kullanıyoruz. Geri kalan 30 bin mega vatını kullanıyoruz. Akkuyu nükleer santrali bizim elektrik enerjimizin ancak % 2,5 - 3 ‘ünü karşılayacak. Akkuyu nükleer santralıyla ilgili 2010 yılında Rusya ile bir sözleşme imzalandı, Bu sözleşmeye göre; Akkuyu Nükleer santrali tamamen Rusların olacak. Elektriğin kilovat saatin Dünya ortalamasının iki katı olan 12.35 sent + KDV den satın almak zorunda kalacağız. Bu durumda 15 yıl içinde hiç ihtiyacımız yokken Rusya ya 71 milyar dolar para ödemek zorunda kalacağız. Bu 71 milyar dolar la biz ülke olarak hemen hemen bütün sorunlarımız çözeriz.  71 milyar dolar Rusya’nın kasasına gidince biz daha çok yoksullaşacağız. Daha çok anti demokratik bir şekilde yönetileceğiz. Yapılan sözleşmede Akkuyu’nun bütün teknolojisi hammaddesi  çalışacak personeli Rusya’dan sağlanacak. Akkyuu Fukuşima’ya aday, Akkuyu Çernobil’e aday. Akkuyu’da uygulanmak istenen reaktör modeli daha Dünya’da denenmemiş bir modeldir. Jeoloji mühendislerine göre Akkuyu ve Mersin 1. drece de deprem bölgesidir. Biliyoruz ki buradan Ecemiş fay hattı geçiyor. Buraya çok yakın 40 km Kıbrıs fay hattı, Ölüdeniz fay hattı, Güney ege, Doğu Anadolu fay hattı gibi fay hatları. Akkuyu’yu çok etkileyecek. Japonya depremi Fukuşima santraline 190 km uzakta idi. Akkuyu kurulursa ilerde  Fukuşima gibi kazaya aday. Akkuyu Nükleer santralı Denizin eko sistemini bozacak. Turizme ve tarım’a zarar verecek. Burada kurulacak istenen 4 bin 8 yüz  mega vatlık bir elektrik santralin de günlük 20 milyar metre küp su kullanılması gerekmekte. Bu 20 milyar metre küp su tekrar denize deşarj edileceği için  denizin suyunu 2 ila 6 derece ısıtacaktır. Denizin soğutulmasında tonlarca kimyasal madde kullanılacak. Bu kimyasal maddeler deniz kirliliğine neden olacaktır. Bu kimyasal maddelerin buharlaşmasından kaynaklı bölgemizde asit yağmurları ağır metal yağmurları ve radyasyon yağmurlarına da neden olacaktır. Ayrıca denizden  20 milyar metre küp su çekilirken yaklaşık günde bir milyona yakın balık larvası da haşlanacak. Dolayısıyla bölgede balıkçılık da bitecektir. Türkiye turizmine yıllık 15 milyar dolar katkı sunan Antalya turizmi psikolojik olarak etkilenecektir. Yılda 15 milyar dolar kaybımız olacak. Akdeniz nükleer atık taşımacılığı bölgesi olacak. Nükleer atık taşımacılığı yapılan bir bölgede deniz turizmi yapılmayacaktır.

Akdre termik santrali günde yaklaşık 17 bin ton ithal kömür kullanılacak. Bu demek oluyor ki bu bölgeye yılda 100 bin ton kül yağacak. Durum çok vahim. Mersin yaklaşık 40 yıldır mücadele ediyor. Akkuyu nükleer santrali mücadelesinde çok önemli kazanımlar elde ettik. 2010 yılında hükümet sözleşmeyi imzaladı. ÇED raporu almadan bu işi yapacağım dedi. Açtığımız davalar, yaptığımız eylem ve etkinlikler sonucunda ÇED raporu almak zorunda kaldılar. ÇED raporu şu anda halkın görüşüne sunuldu. Bizler Mersin olarak itirazlarımızı yaptık. ÇED raporu kesinleştikten sonra dava açacağız. Türkiye de hukuk sistemi ortada. Ben şahsen çok fazla umutlu değilim hukuktan.  Ama Gerze gibi hep birilikte mücadele edersek kazanırız. Zaman olarak mücadeleye geç kalmış değiliz. Top yekun Nükleer’e Termik’e eğer hep birlikte el ele verip mücadele edersek Gerze gibi kazana biliriz. Ben herkesi Gerze gibi mücadele etmeye davet ediyorum. Akkuyu Nükleer Santrali Avrupa Birliğinden dahi lisans alamamış bir teknoloji. Avrupa Biriliğinden lisans alamadığı ve kaza riski yüksek olduğundan Bu teknolojiye Rus’lar kendi ülkelerinde kurulmasına izin vermediler. Ancak hükümet pervasız bir şekilde hiç denenmeyen kazası riski çok yüksek  bölgeyi çevresel felakete dönüştürecek  bir teknolojiye evet diyor.  Ancak biz Belediye Başkanımız ve bölgemizin Milletvekillerinin de desteğiyle bu davayı kazanacağımızı umuyorum”.

-Bütün halkımız Nükleer Santrale hayır derse hiç bir güç Mersin’e Nükleer Santral yapamayacaktır

CHP Mersin Milletvekili Prof. Dr. Aytuğ Atıcı, Kararın siyasi olduğunu siyasetçiye de yön verenin halk olduğunu belirterek, ” bütün halkımız Nükleer Santrale hayır derse hiç bir güç Mersin’e Nükleer Santral yapamayacaktır. Zaten Mersin genelinde yapılan bir ankette halkımızın % 80′i nükleer santrale hayır demiştir. Kalan % 20′nin de korkusundan evet demiştir ama biraz daha özgür bir ortamda onların da hayır diyeceğini hepimiz biliyoruz.

iki yıl önce Almanya da yapılan bir araştırmada kaza veya herhangi bir kaçak olmamasına rağmen Nükleer Santralin 5 km yarıçapı etrafında yaşayan çocuklarda kan kanseri oranının 2.2 kat arttığı bilimsel verilerle tespit edildi. Santralin kurulması halinde zaten sıcak olan seniz suyunun 2- 6 derece daha artacağının tahmin ediliyor. Bu durumda burada balık yaşama olasılığı kalmayacak. Santral yapımına malzeme taşımak için Taşucu’na yapılan kaçak liman yapıldı.  Taşucu - Yeşiovacık ve çevresinin Fok balıklarının yaşam alanı”.

Avrupa’nın yaban hayatı ve yaşam ortamlarını koruma sözleşmesi (BERN SÖZLEŞMESİ) ni  hatırlatarak “uluslararası anlaşmaya göre buraya bir çivi dahi çakamazsınız. Ama iktidar kaçak olarak Liman yaptı.

Buraya Nükleer Santral yapılması kararı alınmasına diğer illerin Milletvekillerinin sesiz kaldığını belirten Atıcı, “Mecliste diğer illerin Milletvekilleri buradan vazgeçilirse benim kentime yapılır korkusuyla sesiz kaldılar. Burası bizim derdimizdir. Kendi derdimize biz kendimiz dermen olacağız. “Biz yaşadığımız sürece siyaset yaparız yapmayız bir insan olarak iki şey yapacağız 1 nükleer santrale karşı çıkacağız iki bizim yaşamımız sona erdikten sonra nükleer santrallere karşı çıkacak nesiller yetiştireceğiz” dedi.

Silifke Kültür Merkezinde yapılan Panele, Silifke Belediye Başkanı Dr. Mustafa Turgut, Çağdaş Yaşamı Destekleme Dernekleri başkanları ve vatandaşlar katıldı

haber0055

haber0084haber00110haber0067haber0046haber0036haber0074haber0027haber0094

Yapılan Yorumlar:2 Adet

  1. Şeref koz Yorumu:

    Konu çok önemliydi. Panelistler çok iyi ve birikimlilerdi.Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Bu tür etkinlikleri daha çok düzenlemenin yollarını bulmalıyız. Yoksa Atalarımızdan aldığımız emaneti çocuklarımıza sağlıklı olarak ulaştıramayacağız.

  2. Abdullah Aydın Yorumu:

    Emeği geçenlere, katılımcılara ve duyarlılığın artması adına haber emekçilerine teşekkür ediyorum.

Yorumlayın

Anket

Mersin - Antalya yolu tamamlandığında Anamur'a ne gibi faydaları olur?

Sonuçlar

Loading ... Loading ...

HAVA DURUMU

ANAMUR

İLETİŞİM SAYFALARI

Son Yorumlar

  • Gürdal Sümer: Övgü dolu sözlerinize çok teşekkür ederim Hikmet Bey. Turist...
  • Hikmet ÜNLÜ: Bu ikinci yazınız, yaşamış olduğumuz aynı dönemleri...
  • Tedora Vohs: Of be Gürdal, yine döktürmüssün canim kardesim. Gülnarda...
  • Mehmet Aydın: Anamur ve kendim adına teşekkürler;emeğiniz e sağlık hocam.
  • Ayşe Derya Seymen: Harika babacığım.. Emeğine yüreğine sağlık, iyi ki varsın
  • Hüseyin Sezer: Kalemine sağlık çocukluğumuza götürdün teşekkürler
  • Adil Demir: Süper,zamanda yolculuk yaptım.Ellerine ve hafızana sağlık abi!
  • Gürdal Sümer: Temiz çevre ve sıfır atık konusunda duyarlı olunması çağdaş...
  • Müjdat NUHUT: Eline, beynine, emeğine sağlık.Çok güzel bir belgesel...
  • Ayşe Derya Seymen: Emeğine yüreğine sağlık babacığım Harika bir yazı olmuş..