Haberi Arkadaşına Gönder Haberi Arkadaşına Gönder

Eğitim Sen’den 2013 bütçesine tepki

20 Aralık 2012

www.haberanamur.net te yayınlanan haber ve fotoğraflar, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.

Eğitim Sen Anamur İlçe Temsilcisi Mustafa Bakır, TBMM?de görüşülen 2013 yılı bütçesi ile ilgili ?Silahlanma, şiddet ve savaş politikalarına dayanan bütçe anlayışından vazgeçilmelidir? dedi.

Bakır, sendika binasında düzenlediği basın toplantısında, TBMM?de görüşülmekte olan 2013 yılı bütçesi ile ilgili şu açıklamayı yaptı:

?2013 yılı bütçe görüşmeleri 20.12.2012 günü tamamlanacak. Ülkenin emekçilerinin, yoksullarının taleplerinin yok sayıldığı, kazanılmış haklarının budandığı savaşa, ranta ayrılan 2013 yılı bütçesini hükümet meclis çoğunluğuna dayanarak yasallaştıracak.

Bütçe görüşmelerinde şekil yöntem kurallarına uyma ihtiyacı bile hissetmiyorlar. Sayıştay denetim raporları devre dışı bırakılarak, Meclise sunulan bütçe, AKP in ülkeyi nasıl yönetmek istediğinin göstergesidir. Tüm yetkilerin kendilerinde toplanmasını istiyorlar. Bu anlamda kuvvetler ayrılığına karşı olduklarını da açıkladılar. Meclis çoğunluğuna dayanarak, diktatörlüklerde görülen bir yaklaşımla, mali ve idari konularda bile hesap vermeyi ret ediyorlar.

Bu olay bundan sonra da daha keyfi kararlar alınacağının göstergesidir. Payı belirleyen, egemenlik ilişkilerini de sekilendirecek. Mali denetimin tasfiye edildiği bir sistemde, demokratikleşme iddiası gülünç olmaktadır. Bu ülkede birde örtülü ödenek diye bir harcama alanı var.  Bu ödenekten şimdiye kadar, kime, ne kadar, nereye devlet kasasından para aktarıldığı konusunda kimseye hesap vermiyorlar.

Ne zaman emekçiler, yoksullar söz konusu olsa, bütçe kısıtlı diyen iktidar, savaşa, ranta istediği kadar bütçe ayırtabiliyor. Bu bütçe harcamalarında da Aslan payı, yine Savaşa ve ranta ayrılmıştır. Dindar nesiller yaratma adına, Dinayet İşleri Başkanlığının payı katlanarak, birçok bakanlığı sollayarak rekor kırmıştır.

Savaş politikalarını benimseyen AKP hükümeti, ABD emperyalizminin bölgede emir eri gibi davranırken, tüm kaynakları da savaşın hizmetine sunmaktadır. Kendi baskıcı ve otoriter gücünü besleyecek kurumları güçlendirmekte. Baskı aygıtlarını yine halktan topladığı vergilerle genişletmektedir.

Düşünce ve ifade özgürlüğünün kısıtlandığı, muhalif olan herkesin baskı altına alındığı, hukuksuzluğun egemen olduğu, Ülkemizde ceza evleri binlerce öğrenci, gazeteci, sendikacı, akademisyen ve siyasi tutuklu ile doludur.

AKP hükümeti bir yandan neoliberal devlet anlayışı ile sosyal harcamaları kısmakta, eğitim, sağlık barınma ve çalışma hayatına yönelik kamu hizmetlerini ticarileştirmektedir. Bu gün sadece parası olanlar eğitim sağlık olanağına kavuşabilmektedir. 739 tl asgari ücretle milyonlarca ailenin nasıl geçinebileceğini neyle açıklayabilirler. Sefaletin içine sürükledikleri emekçilerin yaşam koşulları güçleşirken, hükümet devlet kurumlarını bir ticari holdinge, kamusal hizmetleri de alınıp satılan bir metaya dönüştürmüştür.

Savaşın, yağma ve talan üzerine kurulu rantın bütçesinden, arta kalan payda AKP nin dindar nesil projesine, yani geleceğimizin karartılmasına ayrılmaktadır. Tüm tepkilere rağmen 4+4+4 gerici, piyasacı eğitim sistemini hayata geçirdiler. Eğitimi ticarileştiren bu sistem eğitimin niteliğini de dinselleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu sistemle eğitim artık milli eğitim bakanlığının konusu olmaktan çıkmış, din ayet işleri bakanlığının alanına girmiştir.

10 yıllık iktidarları boyunca emekçilere sömürü ve yoksulluktan başka bir şey sunmayan, her yıl daha fazlasını isteyen karşılığında hep daha az veren AKP hükümeti, yıllardır halktan topladığı ağır vergilerle kendi otoriter, sömürü düzenini sürdürmeye, emekçileri sefalete, yoksulluğa itmeye devam ediyor. Bu sömürünün bu gün bir adı da bütçedir.

Bu bütçe, Ülkeyi yoksulluğa, işsizliğe, savaş batağına, götüren bütçedir.Bu bütçede grevli toplu sözleşme mücadelesi yürüten kamu emekçileri yok.Bu bütçede 739 tl ye mahkum edilen asgari ücretli yok.Bu bütçede gübre parası bulamayan çiftçi,köylü yok.

Emekçileri yoksulluğa, halkı kamu hizmetlerinden yoksunluğa terk eden savaşın, rantın bütçesi derhal geri çekilmelidir. Kamu harcamaları toplumsal yarar doğrultusunda yükseltilerek bütçe şekillendirilmelidir. Büyüme ve istihdamı arttırmak için kamunun yatırımcı niteliği öne çıkarılmalıdır.

Eğitime ve sağlığa ayrılan pay ihtiyaçlar çerçevesinde yeniden belirlenerek artırılmalıdır.

Sağlıkta tasarruf ölümdür. Sağlıkta dönüşüm programı adı altında sürdürülen yıkım politikaları durdurulmalıdır.

Kamu hizmetlerinin eşit ücretsiz, nitelikli ve herkese ulaşılabilir olması sağlanmalıdır.

Silahlanma, şiddet ve savaş politikalarına dayanan bütçe anlayışından vazgeçilmelidir.

Kamu çalışanlarının başta ücret olmak üzere bütün hakları özgür, toplu pazarlık süreciyle belirlenmelidir.34typ2yml003734typ2yml0038

Yorumlayın

Anket

Mersin - Antalya yolu tamamlandığında Anamur'a ne gibi faydaları olur?

Sonuçlar

Loading ... Loading ...

HAVA DURUMU

ANAMUR

İLETİŞİM SAYFALARI

Son Yorumlar