www.haberanamur.net te yayınlanan haber ve fotoğraflar, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.
CHP Anamur İlçe Başkanlığı?nda istişare toplantısı düzenlendi.
Toplantıya, CHP Parti Meclisi Üyesi Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, Adalet Komisyonu Üyesi Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, İl Başkanı Faruk Akar ve çok sayıda partili katıldı.
CHP İlçe Başkanı Nevin Özel, toplantının açılış konuşmasında, tüm toplumsal değerlere, tüm Cumhuriyet kurumlarına, birey hak ve özgürlüklerine sistemli saldırı yapılan bir süreç yaşandığını belirterek, ?Aynı örgütlülükle, aynı sistemle, programlı bir çalışma ile bu saldırıların altından kalkabilecek bir durumdayız. Genel merkezimin, ilimizin sık sık ziyaretleri, bizleri denetlemesi, yol göstermesi, bizden yeni bildirimler alabilmesi bu sistemli çalışmanın bir örneğini oluşturmakta. Bu şekilde biz Anamur?da, Mersin?de, Türkiye?de seçimi almaya adayız. Hep birlikte bir güvenle, birlik kuvvet içerisinde bu seçimi alacağız? dedi.
CHP İl Başkanı Faruk Akar da sürekli gezerek sorunları tespit edip çare olmaya çalıştıklarını ifade ederek, ?Bir taraftan da kendi içimizdeki bozuklukları gidermeye çalışıyoruz. Bu bağlamda Mersin?de parti müfettişlerimiz, parti denetmenlerimiz olarak görev yapan Hurşit Bey ve Ömer Bey ile örgütlerimizin durumunu, yapısını, hem ekonomik durumunu, hem de iç sıkıntıların neler olduğunu, bir de envanterimizde neler olduğuna bakmak için geziyoruz? diye konuştu.
Adalet Komisyonu Üyesi Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan ise konuşmasında şunları kaydetti: ?AKP?nin geldiği noktada, özellikle ekonomideki kırılganlık tehlikeli bir boyuta ulaştı. Bunun yansımasını en çok çiftçiler görüyor. Özellikle kırsal kesimde geçim zorluğu yaşanıyor. Tütün, pamuk, pancar bitti. Türk köylüsü topraksızlaştırılsın ve kentin varoşlarında ucuz işgücü haline gelsin isteniyor. Kırsal alandaki bu değişim CHP?ye ilgiyi belirgin bir şekilde arttırdı.
Tayyip Erdoğan?ın Çankaya?ya çıkmak gibi belirgin bir düşüncesi var. Fakat o gittiği zaman geride partisi kalmayacak bu da biliniyor. Zira Erdoğan, AKP?nin önünde bir kimliktir. Ben mecliste, AKP?li 325 milletvekiline gerek olmadığını, onların oy kullanma yetkisinin Eroğan?a verilmesini ve ülkenin de bu şekilde tasarruf yapmasını önerdim.
Niyeti, AKP?nin başında seçime gidecek, kendisi partili Başkan olarak Çankaya?ya gidecek, partisinin de erozyona uğramasını önleyecek. Bunun da tek yolu var, yeni Anayasa?yı kapsayan referandum. TBMM?de doğrudan yeni bir Anayasa yapabilmek için AKP, 325 olan oy sayını 330?a çıkaracak ya da MHP ile anlaşacak. Önümüzdeki süreçte bunları deneyecekler.
Bu noktada AKP bir yönteme başvurdu. ?Muhteşem Yüzyıl? gibi sözlerle toplumu başka kanallara yönlendirmek istiyor. Ama iki şeye dikkatinizi çekmek istiyorum. Bir, görüldüğü kadarıyla İmralı ile anlaşmış durumdadır. Çünkü bu süreç içerisinde PKK?nın eylem yapmasını istemiyor. PKK saldırıp şehit geldikçe insanlar tepki göstermesin diye.
Son bir aydır bir sessizlik var. Bu sessizliğin hemen akabinde yaptığı ikinci bir iş, yaklaşık bir yıldır avukatlarıyla görüştürülmeyen Apdullah Öcalan?a koster tahsis etti. İkincisi açlık grevleri bahane edilerek başka dilde savunma hakkına ilişkin yasa tasarısı meclise geldi. Ben de ilgili komisyondaydım. Bir yandan da BDP?lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin tezkereyi de meclise gönderme kararı aldı. Yani bir denge kurmaya çalışıyor. Sanki BDP ile PKK ile uğraşır gibi görünüyor ama perde gerisinden de anlaşıyor.
Bu aşamadan sonra yapacağının ipucunu verdi aslında. İdam ipini eline aldı. Büyük olasılıkla milliyetçi bir dil kullanarak referandumda yeterli sayıyı ortaya çıkarmaya çalışıyor. Bu anlamda uyanık olmak zorundayız. Çünkü devlet başkanlığı sistemi, güçlü parlamenter sistemin olduğu yerlerde geçerlidir. Türkiye gibi, sadece bir kişinin gözünün içine bakan milletvekili profilinde devlet başkanlığı, totaliter bir anlayışı da beraberinde getirir.
CHP?liler olarak temel hak ve özgürlüklere inanan insanlar olarak öncelikli hedefimiz, bu devlet başkanlığı sistemine karşı çıkmaktır. Bunun için çaba göstermeliyiz. AKP?nin bu oyununu bozmak zorundayız. Birinci oyununu bozduk. O da yerel seçimleri erkene alma konusuydu. Çünkü sonbaharda yapılan seçim her zaman iktidarın işine yarar. İnsanlar tatilden çıkmıştır, sebze meyve fiyatları ucuzlamıştır, insanlar turizmde tarımda iş bulurlar. Dolayısıyla sonbahar seçimleri iktidara yarar. Biz üzerimize düşeni yaptık ve seçimler normal zamanında yapılacak. Yerel seçimleri alarak Ankara?daki sultana bağlı 29 belediye yaratmaktı, bunu bozduk. Şimdi referandumu gündeme getirecektir, bu konuda da uyanık olmak zorundayız. Şimdiden organize olmak zorundayız.
Bunun için genel başkanımızın da çok önem verdiği sandık sorumlusu konusuna önem vermeliyiz. Sandık sorumlusu o bölgede neler olup bittiğini bilecek ve parti yetkilileriyle gerekli irtibatı kuracak. Bunu önemsemeliyiz.
2B konusunda bu rayiç bedelleriyle insanlarımızın 2B arazilerini almaları mümkün değil. 2B arazilerine ilişkin yasanın çıkışıyla yabancılara toprak satışının köylere kadar uzanması aynı döneme denk geldi. Amaç, o köylüler o toprakları alamasınlar, yüksek değerlerle yabancılara satalım, bir finansman kaynağı sağlayalım. Buna karşı Muğla?da uyguladığımız ve başarılı olduğumuz imza kampanyasının ayrıntılarını ilçe başkanına göndereceğim. Çok katılım olması önemlidir.
Önümüzdeki sürecin CHP lehine gelişeceğine inanıyorum. Yerel seçimlerden büyük bir başarıyla çıkacağız. Bundan hiç kuşkum yok. SHP?nin yaptığını biz de yapacağız.
Aday belirlemenin nasıl olacağını bilmiyorum. Mutlaka genel merkezimiz bu konuda bir çalışma yapıyordur. Mümkün olduğunca bölgesindeki seçimi alacağını düşündüğümüz, partili olan, dürüst olan, yaratıcı üretici olan ve halka dokunabilen, gerçekten belediye başkanlığını hak etmiş bir insan olması çok önemlidir.
Seçimi kazanırsınız ama sonraki seçimde bir kaybettiniz mi bir daha alamazsınız. Bunu ne yazık ki İstanbul?da yaşadık. Aday, hem seçimi kazanacak, hem de partimizi layıkıyla temsil edecek. Bu partide böyle çok çok insanlar var. Aday kim olursa olsun, nasıl belirlenirse belirlensin, küskünlüklere, kırgınlıklara meydan vermeden arkasında olmalıyız. Aramızda kırgınlık olmaması son derece önemlidir. Çünkü pek çok örneğini biz Muğla?da yaşadık. İl Genel Meclisi?nde birinci parti olduk ama belediye başkanlığında 3. parti olabildik. Aday belirlerken bu da çok önemli, arkasında durmakta çok önemli. Biz Muğla?da açık ara birinci partiyiz. Önümüzdeki seçimde tüm yerlerde Muğla gibi olmamızı diliyorum. CHP Parti Meclisi Üyesi Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneşde konuşmasında şunları kaydetti:
?Türkiye?de iki kadın adayın yarıştığı tek ilçe kongresi Anamur?da yapıldı. Bunun için sizi tebrik ediyorum. O kongrede aday olan, rekabet eden eski ilçe başkanımız da burada olduğu için sizi kutluyorum. Bu birlik beraberlik için. Yeni binanız için de tebrik ediyorum. Umarım bu bina bize, ilçe ve büyükşehir belediyesinin kazanılmasında güç verir.
Ben önümüzdeki yerel seçimlerde partimizin Mersin?de başarılı olacağına inanıyorum. Gücümüzün az olduğu bu bölgede 2011 yılında önemli bir oy artışı sağladık. Bu ilgiyi sürdürebilirsek Mersin Büyükşehir?i yeni yasa ile bile kazanabiliriz. Kazanırsak Mersin?de Recep Tayyip Erdoğan?ın karizmasını çizeriz.
Devlet Bahçeli?ye sesleniyorum: ?Sen o tezkereye onay verdin, terörün de ocağına benzin döktün. Kiminle beraber, iktidar partisiyle.? Onun için senin Adın AKP bastonu. Onun için hiç milliyetçi geçinmesinler. Türkiye?de milliyetçi tek bir parti var o da CHP. Biz sözde değil, özde milliyetçi olan tek partiyiz.?
Konuşmaların ardından toplantı, basına kapalı olarak devam etti.



