Konu Arşivi | "Mersin Çevre Platformu"

Konular:

Mersin Çevre Platformu “Akdeniz çığlık atıyor”

Tarih: 30 Temmuz 2026 Yazan: editor

Mersin Çevre Platformu, Mersin kıyılarında deniz yüzeyinde ve kumsal alanda görülen mikro plastik atığına karşı önlem alınması çağrısında bulundu.

Mersin Çevre Platformu “Akdeniz çığlık atıyor” sloganıyla Susanoğlu’nda yaptığı toplantıda bir basın bildirisi okudu.

“Değerli basın mensupları, kıymetli yurttaşlarımız,

Bugün burada yalnızca çevreyi değil; insan sağlığını, denizlerimizi, çocuklarımızın geleceğini savunmak için toplandık.

Yaklaşık beş yıldır ithal plastik atıkların ülkemizde yarattığı çevre felaketine dikkat çekiyoruz. Yerel yönetimlere başvurduk, ilgili bakanlıklara başvurduk, uluslararası sözleşmelerin sekretaryalarına başvurduk ve ilgili kamu kurumlarını ithal plastik atıkların neden olduğu çevre ve halk sağlığı tehdidi konusunda defalarca uyardık.

Ancak bütün uyarılarımıza rağmen maalesef gerekli önlemler alınmadı. Ne yazık ki bugün dile getirdiğimiz tehlike Akdeniz de ve kıyılarda artık gözle görülür bir plastik atık kirliliği çevre felaketine dönüşmüş durumdadır.

Plastik ve Mikroplastik kirliliği artık yalnızca belirli bölgelerde değil, İskenderun Körfezi’nden Mersin kıyılarına, oradan Antalya-Kumluca sahillerine kadar Akdeniz’in geniş bir bölümünde açıkça görülmektedir. Bugün Halkımız plastik atıklarla zehirlenen denizin suyunda yüzmektedir.

Üstelik sahillerde gördüğümüz plastik parçacıkları buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Asıl tehlike deniz suyunun içinde görünmeyen milyonlarca mikroplastik parçacıklarıdır. Bunlar balıklara, kabuklulara ve diğer deniz canlılarına geçmekte; besin zinciri yoluyla sofralarımıza kadar ulaşmaktadır.

Bilimsel araştırmalar mikroplastiklerin artık içme suyunda, gıdalarda, insan kanında ve plasentada dahi tespit edildiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle mikroplastik sorunu yalnızca bir çevre sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir.

Avrupa ülkeleri kendi çevre yüklerini azaltmak, karbon emisyonlarını düşürmek ve plastik atıklarının oluşturduğu çevresel maliyetlerden kurtulmak için çöplerini ülkemize göndermektedir.

Biz bunu kabul etmiyoruz.

Türkiye, Avrupa’nın çöp bertaraf merkezi değildir.

Plastik geri dönüşümü adı altında yürütülen faaliyetler yalnızca mikroplastik kirliliğine yol açmamaktadır. Yetersiz denetim nedeniyle oluşan baca gazları havamızı kirletmekte, yeterince arıtılmayan atıksalar denizlerimize ulaşmakta, geri kazanılamayan plastikler ise kaçak ve vahşi yöntemlerle yakılarak toprağı ve havayı zehirlemektedir.

Çevre Kanunu’nun amacı çevreyi korumaktır. Ancak bugün yaşanan tablo, bu amacın gereği gibi yerine getirilmediğini göstermektedir.

Buradan tüm yetkili kurumlara açık çağrımızdır:

- Avrupa’dan plastik atık ithalatı derhal durdurulmalıdır.

-Tek kullanımlık plastikler yasaklanmalıdır.

- Mikroplastik kirliliğinin boyutunu belirlemek amacıyla kapsamlı bilimsel araştırmalar başlatılmalı, sonuçlar şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

- Plastik geri dönüşüm tesisleri çevre mevzuatı yönünden yeniden ve etkin biçimde denetlenmelidir.

- Emisyon kontrolü ve etkin atıksu arıtma sistemi bulunmayan işletmelerin faaliyetleri durdurulmalıdır.

- Deşarj standartlarını sağlamayan işletmelerin çevre izinleri ve faaliyet lisansları iptal edilmelidir.

- Mersin ve Adana Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdareleri, plastik geri dönüşüm tesislerinden kaynaklanan atıksuları etkin şekilde denetlemelidir.

- Geri kazanılamayan plastik atıkların kaçak olarak yakılmasına son verilmeli, sorumlular hakkında ağır idari ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.

Bizler çocuklarımızın mikroplastiklerle kirlenmiş bir çevrede yaşamasını istemiyoruz. Denizlerimizin, kıyılarımızın, toprağımızın ve havamızın kirletilmesine sessiz kalmayacağız. Bugün yaşanan çevre felaketinin bedelini gelecek kuşakların ödemesine izin vermeyeceğiz.

Bu mücadele yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı mücadelesidir. Temiz bir çevre, sağlıklı bir toplum ve yaşanabilir bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Herkesi; bilim insanlarını, yerel yönetimleri, kamu kurumlarını, meslek odalarını, sivil toplum kuruluşlarını ve tüm yurttaşlarımızı Akdeniz’i, kıyılarımızı ve yaşamı birlikte savunmaya davet ediyoruz.

Çünkü temiz deniz, temiz hava ve temiz toprak bir ayrıcalık değil, en temel insan hakkıdır.

NE ÜLKEMİZ AVRUPA’NIN ÇÖPLÜĞÜDÜR! NE DE BİZ SÖMÜRGE ÜLKESİYİZ!

AKDENİZ SAHİPSİZ DEĞİLDİR!”

MERSİN ÇEVRE PLATFORMU

haberanamur00120

Comments Off

Konular:

Mersin Çevre Platformu’ndan basın açıklaması

Tarih: 21 Haziran 2025 Yazan: editor

Mersin Çevre Platformu önceki gün TBMM’ye getirilen zeytinlik alanlarla ilgili yasaya tepki gösterdi.

Mersin Çevre Platformu’nun basın açıklaması:

BASINA VE KAMUOYUNA

“Zeytinlikler Sermayeye Kurban Edilemez! Zeytin Dalına Uzanan El Kırılır!

Bin yıllardır bu topraklarda yaşayan zeytin ağaçları, yalnızca bir tarım ürünü değil; kültürdür, yaşamdır, dirençtir. Bu ülkenin güneşinde olgunlaşan, emekle büyütülen, gövdesine nice emekçinin alnının teri sinmiş olan zeytinlikler, bir kez daha sermayenin çıkarları uğruna talan edilmek isteniyor. Dün TBMM’ye getirilen torba yasa ile, zeytinlik alanların madencilik faaliyeti bahanesiyle “kamu yararı” kisvesi altında yok edilmesinin önü açılmak isteniyor. Oysa bu “kamu yararı” değil, doğanın ve halkın yaşam alanlarının sermaye için feda edilmesidir.

Bu plan yeni değil. Hatırlayalım: Zeytinlikleri yok etmeye dönük benzer girişimler, daha önce de denenmişti. 2017 yılında çıkarılmak istenen yönetmelik değişikliği halkın büyük tepkisiyle karşılaşmış, çevre örgütleri, sendikalar, köylüler ve yaşam savunucuları ayağa kalkmış, kamuoyunun güçlü itirazı bu girişimi durdurmuştu. Halkın sesini duymak zorunda kalan iktidar, geri adım atmak zorunda kalmıştı. Aynı plan yeniden, üstelik torba yasa içine saklanarak, halkın gözünden kaçırılmak isteniyor.

Ama biz buradayız. Gözümüz açık, hafızamız diri.

Zeytinliklerin madenciliğe açılması demek, sadece ağaçların kesilmesi değil; toprağın susuz bırakılması, köylünün geçim kaynağının elinden alınması, ekosistemin yok edilmesi, iklim krizinin derinleştirilmesi demektir. Bu yasa geçerse, bir zeytinlik değil, binlercesi yok olacak; maden şirketleri uğruna tüm bir yaşam kültürü kurban edilecek. Köylünün tarlası, çocuğunun geleceği, halkın temiz havası, suyuyla birlikte gasp edilecektir.

Dün

Meclis’te yaşananlar bu talanın boyutunu açıkça göstermektedir. Yasa teklifinin görüşüldüğü komisyon toplantısına, zeytin üreticisi köylüler, çevre platformları ve meslek örgütleri katılmak istedi. Çünkü söz konusu olan onların yaşamıydı, topraklarıydı, geleceğiydi. Ama kapılar yüzlerine kapatıldı. Zeytinin sahibi halk, kendi kaderine dair söz söyleme hakkından mahrum bırakıldı. Bir adım daha ileri gidildi: Meclis önünde toplanan yurttaşlara polis müdahale etti, şiddet uygulandı. Oysa Anayasa’nın ve yasaların güvencesi altındaki toplantı ve ifade özgürlüğü, bir kez daha çiğnendi.

Bu kabul edilemez!

Meclis halkın evidir, şirketlerin değil!

Zeytinlikler yaşam alanıdır, rant alanı değil!

Biz bu ülkenin öğretmenleri, köylüleri, sağlıkçısı, işçisi, ekoloji savunucuları olarak ilan ediyoruz: Zeytin dalına uzanan el, bu halkın vicdanına çarpar ve kırılır! Torba yasa adı altında doğamızı, emeğimizi, geleceğimizi karartan her girişimin karşısında olmaya devam edeceğiz. Bir zeytin ağacının gölgesi, bin tane maden şirketinin kârından değerlidir. Çünkü zeytin, barıştır; zeytin, emektir; zeytin, hayattır.

Yetkililere sesleniyoruz:

Bu yasa teklifini derhal geri çekin!

Halkın taleplerini, doğanın haklarını gözetin!

Zeytinliklerimize, yaşamımıza dokunmayın!

Bizler direnişi büyüteceğiz. Tıpkı Kazdağları’nda, İkizdere’de, Akbelen’de olduğu gibi zeytinliklerimizi de koruyacağız. Bu topraklarda hiçbir şirket, halktan büyük değildir.

Ve biz biliyoruz:

Bir ağaç devrilirken sadece toprak değil, adalet de sarsılır.

Ama her kökten yeni bir direniş filizlenir.

Yaşasın yaşam alanlarımızı savunan halklar!

Zeytine uzanan eller kırılsın!

Zeytinliklerimiz, çocuklarımıza miras kalacak!

Emeğin, doğanın ve yaşamın yanındayız.

MERSİN ÇEVRE PLATFORMU”

haberanamur0066

Yorum (0)

Anket

Mersin - Antalya yolu tamamlandığında Anamur'a ne gibi faydaları olur?

  • Turizm yatırımları artar, turizm gelişir (45.0%, 513 Oy)
  • Göç alır, fayda değil zarar getirir (33.0%, 375 Oy)
  • Anamur'un il olmasına katkı sağlayabilir (12.0%, 134 Oy)
  • Tarım ürünleri kolay pazarlanır (10.0%, 116 Oy)

Toplam Oy: 1,139

Loading ... Loading ...

HAVA DURUMU

ANAMUR

İLETİŞİM SAYFALARI

Son Yorumlar

  • Şeref Koz: Buradan geçerken hep strese kalıyorum. Bu kadar uzun süre kalması...
  • abdulllah aydın: Sağlam bir ATATÜRK cü olduğuna ,nandığım Sayın Başkan:...
  • abdulllah aydın: Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Diyorki:”Cahal et...
  • abdulllah aydın: Yeni seçilen başkan ve üyelere başarılar dilerim.İhrac...
  • Gökçin Yalçın: Başarılar diliyorum.
  • hüseyin kocoglu: meraba arkadaslar kuzu göbegi alıyoruz ve toplatıyoruz...
  • Şeref Koz: Yaşlıya, hastaya, düşküne sağlıklı bakabilmek için oğlu, kızı...
  • Şeref Koz: Görülüyor ki insanlar sorunlara karşı duyarlı. Katılım çok iyi....
  • anamurlu: Masaya konulan ve çözüm bekleyen ana sorun halkın sağlıkla ilgili...
  • Şeref Koz: Elektrikler kesildiğinde telefon çıkmamaları çok kötü. İşletmeler...