GÜNDEM-YAŞAM Haberleri

Haberi Arkadaşına Gönder Haberi Arkadaşına Gönder

23 Nisan’a siyaset gölgesi

23 Nisan 2013

www.haberanamur.net te yayınlanan haber ve fotoğraflar, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.

dr6yocuyy34005Anamur?daki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama törenine, CHP Yönetim Kurulu Üyesi Ali Öztürk?ün İlçe Milli Eğitim Müdürü Aziz Dağıstan?ın konuşmasına tepki göstermesi damga vurdu.
Atatürk Anıtı?na İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü çelengi konulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törene, Kaymakam Cengiz Cantürk, Belediye Başkanı Mehmet Türe, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akif Dönertaş, Garnizon Komutanı Alb. Ekrem Kesikbaş, daire amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Aziz Dağıstan, günün anlam ve önemini belirten konuşmasında, Osmanlı İmparatorluğu?nun çöküş dönemi ve TBMM?nin açılışına değinerek, daha sonraki dönemlerde darbelerin TBMM?nin çalışmasını durdurduğunu ve bunun ülke yönetimine büyük zararlar verdiğini söyledi.
Dağıstan?ın Cumhuriyet ve laikliğin tehlikede olduğu, ülkenin bölündüğü şeklinde laflar ortaya atıldığını, bunların yersiz olduğunu belirttiği sırada kürsüye yaklaşan CHP Anamur İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Ali Öztürk, konuşmaya tepki gösterdi.
?Biz buraya siyaset dinlemeye gelmedik, siyaseti siyasetçiler yapsın? diye tepki gösteren Öztürk?ü araya giren polisler kürsüden uzaklaştırdı. Dağıstan, Öztürk?ün ?siz akil adam mısınız? diye sorması üzerine ?gerekirse olurum? diye cevap verdi.
Bu arada yerinden kalkarak kürsüye doğru yaklaşan Kaymakam Cengiz Cantürk, Dağıstan?a konuşmasını sonlandırmasını işaret etti.
Dağıstan?ın konuşmasını hemen bitirmesinin ardından programın akışı devam etti. Öğrencilerin şiir okuması, yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerinin verilmesi ile süren program, halk oyunları gösterileri ile sona erdi.
CHP VE MHP?DEN SERT TEPKİ
CHP İlçe Başkanı Nevin Özel, resmi törenin ardından Cumhuriyet meydanında düzenledikleri kutlama töreninde, İlçe Milli Eğitim Müdürü Aziz Dağıstan?a sert tepki göstererek şunları söyledi:
?Az önce iktidar ağzıyla konuşan bir Milli Eğitim Müdürü dinlediniz. Cumhuriyet olmasa okuyamayacak, dağda çoban olacak insanlar. Cumhuriyet sayesinde geldiğiniz mevkileri Cumhuriyeti yıkmak için kullanırsanız tarih sizi unutmayacaktır. Bu halkın tükürüğünde boğulacaksınız. Cumhuriyet çocukları, tanı bunları. Tanı da büyü. Bu Cumhuriyet, bu vatan senin ellerinde yükselecek.?
MHP Anamur İlçe Başkanı Ramazan Yalçın da yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti:
?23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama programına yakışmayan, halkın tepkisine ve gerilmesine sebep olan talihsiz  konuşmayı şiddetle kınıyoruz.
Geleceğimizin teminatı çocuklarımızı emanet ettiğimiz; çocuklarımızın geleceğini şekillendirecek en önemli kurumun müdürünün o kadar öğrencimiz, saygıdeğer öğretmenlerimiz ve çok değerli halkımız önünde daha bilinçli, daha duyarlı ve daha seviyeli olması gerekirdi.
Milli Eğitim Müdürünün bir kamu görevlisi olduğunu unutmamasını, halkı yönlendirme amaçlı siyaset yapacaksa yerinin orası olmadığını hatırlatır, yaşanan talihsiz olayın art niyetli olmadığını görmek isteriz. Milli bayramlarımızın anlam ve önemine yakışır şekilde kutlanması gereğini bir kez daha hatırlatırız.?
İŞTE DAĞISTAN?IN TEPKİ GÖREN KONUŞMASI:
?Biz mazisinde çok sağlam basarak gelen bir milletin çocuklarıyız. Osmanlı’nın çocuklarıyız. Osmanlı Asya, Avrupa ve Afrika’ya 3 kıtaya ayak basmış, içerisinde bütün dinleri barındırmış, bütün ırkları barındırmış, bütün cemiyetleri, grupları, mezhepleri içerisinde barındırmış. Garibanların kurtuluş reçetesi olmuş. Adaletin timsali olmuş ama gel gör ki bu 600 yıl devam etmiş. Dile kolay 600 yıl bu 3 kıtada hakim olmuş bir milletin torunlarıyız bizler.
Ama her şey zamanı geldiğinde belki yöneticilerin de hataları, ne olduğunu çok araştıramadık ama zaman geldi bu büyük ülke yavaş yavaş küçülmeye başladı. Ve en son Çanakkale’yi yeni kutladık, Çanakkale noktasına kadar geldik. Ve son Anadolu topraklarını kurtarmanın, korumanın mücadelesi orda başladı. Ve orda Osmanlı’nın bir neferi, Osmanlı’nın bir askeri Mustafa Kemal çok büyük önemli işler yaptı. Orda da 250 bin şehit verdik. Dile kolay, mezarlıkta gördüğünüz zaman, doğulusu, batılısı, güneydoğulusu, karadenizlisi, akdenizlisi ve İslam coğrafyasından birçok şehit yan yana yatıyor. Bunlar birbirlerini hiçbir zaman dışlamamış, birbirlerini hor görmemiş ama kardeşçe bu mücadeleyi vermişler. Şarkta kara toprakta yan yana yatıyorlar. Bu büyük milletin, büyük devletin önemli hasletlerinden biridir.
Ondan sonra artık mücadele Samsun’dan başlıyor, Erzurum, Sivas ve Ankara derken Mustafa Kemal’in önderliğinde 23 Nisan 1920′de Türkiye Büyük Millet Meclisi kuruluyor. Adı ne güzel, Türkiye Büyük Millet Meclisi. Öyle sıradan bir isim değil. Düşünülerek konmuş bir isim. Türkiye Büyük Millet Meclisi.
Bu meclis, çok büyük işler yapacak, ileride bu günlere bizi taşıyacaktı. Ama o günkü şartları çok iyi bilmiyoruz. Şartlar neyle geldi bilmiyoruz ama tabi 1920′den 1950′ye kadar geçiş dönemi nedir, tek partili dönemde yönetim devam ediyor. 1950′den sonra siyasi partiler biraz daha bir, iki, üç devam ediyor ama buna da bir oyunlar oynanıyor.
1970′e geldiğimiz zaman gördük ki hele 1960′ta memleketimizde bir kesintiye uğradı. Evet, TBMM ortada yok. TBMM’nin başbakanı, hükümeti, milletvekilleri, bakanları yargılanıyor ve bir kısmı da idam ediliyor.
Bu elbette bize büyük yaralar doğurmuştur. Ülkemize büyük zararlar açmıştır. Ama şartlar öyleydi denip geçiştirilmiş. Ve bu anda da biz yine 23 Nisan demeye devam ettik. Mutlu oluyor insan dedik ama 23 Nisan, TBMM ortada halen yoktu.
70 yıllarına geldiğimiz zaman bir oyun daha oynandı. Memleketin gençliğine el atıldı. Biz bunları yaşayanlarız, benim yaşımda olanlar iyi bilir. Ama biz bunu çocuklarımıza nasıl anlatacağız. Sağ sol dediler ve gençler birbirini kırmaya başladı. Biz de bunların içindeydik. Okula gittiğimizde eve dönüp dönmeyeceğimiz belli değil. Kahvede oyun oynarken, çay içerken dışarıdan bir kurşunla taranmayacağımızın bir garantisi yoktu. Ama nasıl oyundu yarabbi bunlar. Nasıl oynanıyordu, kimler göz yumuyordu, kimler yapıyordu. O çileler de geldi geçti. O da yine bir TBMM’nin kesintiye uğramasıyla son bulmaya başladı.
Artık 1980′lere geldiğimiz zaman çok çetin bir kesinti. Biz yine 23 Nisan’a devam ediyorduk. Geldi 23 Nisan, mutlu oluyor insan. Ama Türkiye’nin kalbi, beyni olan TBMM, seçilmişlerden değil, atanmışlardan meydana geliyordu. Onların yaptığı yasaları bekliyoruz, onların yaptığı yasalarla yönetimden medet umuyorduk. Ama o da bu milletin bir imtihanıdır. Bu millet büyük millettir ve o yasaları yüzde 90′la onaylayarak, aman dediler bir an önce demokrasiye geçelim, çok partili hayata geçelim. Onu onayladılar ve ondan sonra çok partili hayata tekrar döndük, tekrar kavuştuk.
Ama bu kolay olmuyor ki demokrasi öyle kendiliğinden gelmiş, oturmuş bir şey değil. Bedeller ödenerek, çeşitli çileler çekilerek bu noktalara doğru adım adım gidiyor. Sanki apalayarak gidiyor gibi bir halimiz oluyordu.
1980′den sonra tekrar seçimler oldu ve ondan sonra bazı yerlere işaret edildi. Ama büyük millet, TBMM’ye göndereceği insanlara işaret eden noktalara dönüp bakmadı. Dedi ki tam tersine büyük bir çoğunlukla iktidara tekrar kendinin hür iradesiyle seçtiği insanları getirdi. Ve artık dönüm noktaları başlamıştı. Burada kırılma noktaları başladı. Bugüne kadar köyde kentte elektrik nedir bilmiyorduk ki, hatta şehir merkezinde bile elektriğin olup olmadığını bilmiyorduk. Bizi yönetenler, bizi idare edenler öyle bir şeye kafa yormamış ki. Hizmet nedir onu da çok da bildikleri yoktu. Meydanlara çıkıyorlardı, sağcılar solcular, solcular mı iktidara gelsin, sağcılara mı oy vereceksiniz? Biz de iyi niyetle tamam onlara vermeyelim buna verelim ve gençlik de sağ sol davasıyla birbirini kırmaya devam ediyordu.
Ama bunu da aştık. Fakat şimdiki oynanan oyun bir başka oldu. Artık bu memlekette bu oyunların bozulduğu görülünce şimdi de kendi kardeşlerimizle 30 yıldır bir savaşın eşiğine geldik. 30 yıldır bu savaş devam ediyor. Bu savaşın bir kazananı olmadı. Bu savaşın kaybedenleri oldu. Bunu kaybeden millet olarak biz olduk. 350-400 milyar doları dağlara gömdük. Ama hiçbiri kazanamadı, kimse de kazanamayacak. Artık bugün öyle günlere geldi, çözüm günü deniyor, barış günü deniyor. Buna herkesin gönül vermesi gerekiyor. Çünkü bu yolun dönüş yolu yoktur. Bu yolun gidiş yolu iyi olmamıştır. Görülmektedir, bunlar bizim kardeşlerimizdir. Çanakkale’de bunlarla beraber yatıyoruz. Bu ülkede kendi topraklarımızda, kendi dairemizde arkadaşlarımız. Bu bir oyundur, bu oyunu bozmak mecburiyetindeyiz.
Onun için artık 23 Nisanların 23 Nisan gibi, TBMM milletin öz iradesiyle, hür iradesiyle seçtiği vekillerle, insanlarla yönetme devri başlamıştır. Bundan sonra bunu kimse geriye döndüremeyecektir. Döndürmeye de güçleri yetmeyecektir. Ve bugüne kadar bazı laflar ortaya atarak, vay Cumhuriyet tehlikede, vay laiklik tehlikede, bunlar işte bölünüyor. Laiklik dinle devlet işlerinin ayrılmasıdır. Vatandaşın bütün din gruplarına devletin eşit mesafede bulunmasıdır. Herkes istediği gibi yaşamak mecburiyetindedir. Hür iradesiyle neyi yapacaksa??dr6yocuyy34006dr6yocuyy34007dr6yocuyy34008dr6yocuyy34009dr6yocuyy34010

Yapılan Yorumlar:3 Adet

  1. Ali ÖZDEMİR Yorumu:

    İlçe Milli Eğitim Müdürü, iktidar partisi mensubu bir siyasetçi taklidi yapmış. Ne tarih bilgisi var söylediklerinde, ne de demokrasi bilinci ve kültürü. Sanıyor ki demokrasi seçimlerden ibaret, çok oy alan dilediğini yapar. Komik olan da, darbelerden en çok şikayet edenin, darbelerin besleyip büyüttüğü bu tosuncuklar olması.. Emperyalizmin Büyük Ortadoğu Projesi’nin uygulanan planlarının memurluğunu yapan bir iktidarın ve onun kör memurlarının (meşhur akiller dahil) 23 Nisan’ın anlamını bilmeleri zaten beklenemez. CHP İlçe Yöneticilerinin haklı tepkilerinin kitleselleşmesi artık bir zorunluluktur. Yarın çok geç olabilir..

  2. Ali ER Yorumu:

    Konuşmanın tam metnini okuyup geçer not veren tek Edebiyat (Türkçe de olabilir )öğretmeni çıkmaz. Konuyu o kadar bağlantısız,anlamsız ve ifade yetersizliği ile anlatmış ki daha berbatı olamaz.Bu da başka bir zaviyeden yorum.

  3. Aziz Saydam Yorumu:

    Aziz Hocam köylümdür. çocukluğumda bizi hep teşvik etti okumamız için. kendisine insan olarak hep saygı duydum. Bana adaşım sende okuyacaksın ve buralardan ayrılacaksın. mutlaka kendini iyi yetiştir derdi. Ancak, gördüğüm ve okuduklarım beni hayal kırıklığına uğrattı. Anamurdan uzak biri olarak üzüldüm gerçekten. Bizim memleketimizin çocukları sağcı da olsa, solcu da olsa hiç önemli değil. kesinlikle ülkesini her şeyin üstünde tutan insanlardır. Yıllar önce bizi birbirimize kırdırmaya çalıştırlar. başarılı da oldular. Ama şimdi geldiğimiz noktada umarım Anamur dahil tüm ülke insanı Hükümetin bizleri nereye götürmek istediğini bir an önce anlar. Anlarki bölücülere geçit vermez. Ankaradan tüm hemşerilerime selamlar saygılar. (not: siyasete atılmak gibi bir niyetim yoktur)

Yorumlayın

Anket

Mersin - Antalya yolu tamamlandığında Anamur'a ne gibi faydaları olur?

Sonuçlar

Loading ... Loading ...

HAVA DURUMU

ANAMUR

İLETİŞİM SAYFALARI

Son Yorumlar