GÜNDEM-YAŞAM Haberleri

Haberi Arkadaşına Gönder Haberi Arkadaşına Gönder

Köy Enstitülü ve emekli öğretmenlerden Başbakan Erdoğan’a tepki

20 Şubat 2012

www.haberanamur.net te yayınlanan haber ve fotoğraflar, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.

mrtxyk5lk009Mersinli Köy Enstitülü ve emekli öğretmenler, yaptıkları yazılı açıklamayla, Başbakan Erdoğan?ın ?Köy Enstitüleri?nde öğretmen, eğitmen formatladılar, sonra onların elinde öğrenci formatlattılar? sözüne tepki gösterdiler.
Açıklama şöyle:
?Cumhuriyetin en önemli projelerinden biri olan, Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940 tarihli yasa ile kurulmuş, 27 Ocak 1954 yılında kapatılmıştır. Köy Enstitüleri ile Türkiye?de ilk defa bilimsel, karma, laik ve parasız eğitimi gerçekleştirilmiş, Birleşmiş Milletler kültür kuruluşu UNESCO, tarafından kalkınmakta olan ülkelere örnek gösterilmiştir. 
Dünya ölçeğindeki bu büyük eğitim hamlesi için Başbakan Tayyip Erdoğan?ın 6 Şubat 2012 tarihinde yapılan bir toplantıda ?Köy Enstitüleri?nde öğretmen, eğitmen formatladılar, sonra onların elinde öğrenci formatlattılar? ifadesi,  biz köy enstitülerinden mezun olmuş öğretmenler ve öğrencileri olarak,  aklımızı ve vicdanımızı derinden yaralamış ve üzmüştür.
Oysa bizler, 1940?lı yıllarda Avrupa?da faşizmin, yoksulluğun ve savaşın kol gezdiği yıllarda, okuma olanakları olmayan yoksul köy çocukları olarak kız erkek demeden, ellerimizde zembil sepetlerimizle, ayağımızda yemeni ve çarıklarımızla, vagonlarda, kamyon kasalarında seyahat ederek, kendi ellerimizle yaptığımız okullarda okuduk. Bu okullarda ilk önce okumayı, yazmayı öğrendik. Tarımı, iş bilgisini, sanatı, müziği, yurttaşlık bilgisini, tarihi, coğrafyayı, bilimi, kültürü, Atatürk, yurt ve ulus sevgisini,  Cumhuriyetin rejiminin erdemini, insan sevgisini, emeğe saygıyı, insanın insanı sömürmemesini, kısaca insanlığımızı, çağdaş ve uygar bir yurttaş olabilmeyi, Köy Enstitüleri?nde öğrendik.
Öğrendiğimiz ve öğrettiğimiz derslerden bazıları hala okutulagelmektedir. Bu derslerden bazılarının Köy Enstitülerinde nasıl öğretildiğini, bu okulları bilmeyenlere anlatmak ve bunun bizlerin son dersi olmasını ne çok isterdik.
Bizlerde öğrendiğimiz bu değerleri, yayan veya hayvan sırtında tüm Anadolu?ya okulsuz ve öğretmensiz köylere taşıyarak, okulsuz,  yoksul köy çocuklarını, köylülerimizi aydınlattık. Fikri hür, vicdanı hür kuşakların yetişmesi için gençliğimizi ve yıllarımızı seve seve tükettik, saçlarımızı ağarttık.
Eğer bunlar formatlamak ve formatlanmaksa,  bunların hangisinde kötülük vardır? Hangisinde, Cumhuriyetimize, insanlığa, milletimize ve yurdumuza karşı düşmanlık vardır? Bizler ve bizlerin yetiştirdiği öğrencilerden, asla, vurguncu, bölücü ve çıkarcı çıkmamıştır. Geçmiş dönemlerden bugüne, mecliste görev yapan başbakanlar, bakanlar dahil özellikle kırsal kesimden gelen milletvekillerinin, birçoğunun yetişmesinde, biz Köy Enstitülü öğretmenlerin büyük emeği vardır.
Bizler, öğrencilerimizi formatlamadık, ama özgürleştirdik. Arada ki fark, karşıt sözcüklerde ki farktır. Yani siyahla beyaz, iyiyle kötü, kul ile yurttaş gibi. Ancak emperyalizme karşı kurtuluş savaşımızın ve Cumhuriyetimizin Aydınlanma Devrimlerinin biricik önderi Mustafa Kemal Atatürk?ün ilkelerine ödünsüz bağlı kalmayı, Cumhuriyetimizi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine taşımayı, Köy Enstitüleri?nde öğrendik ve öğrencilerimize öğrettik.
Öğrencilerimizi hiçbir zaman dindar- ateist olarak ayırmadık. Onlarında insan evladı olduğunu düşünerek hepsini sevdik, onlara bıkmadan yorulmadan iyiliği ve haklarını arayabilen, milletini ve yurdunu seven, fikri hür, vicdanı hür çağdaş bir yurttaş olmalarını öğrettik.
Ancak, bizler bir şeyi asla öğrenmedik ve öğretmedik!
İnsanın insana kulluğunu, , ağaların, tarikat liderlerinin, şıhların, şehylerin dizi dibinde oturmayı, el etek öpmeyi ve biat etmeyi asla öğrenmedik ve öğretmedik. İnsanımızın kula kulluk edecek şekilde formatlanmasının hep karşısında olduk.
Köy enstitülerini kapatan ve 58 yıl sonra bile bu okullardan rahatsız olanların, rahatsızlıklarının gerçek  nedenin bu duruşumuz olduğunu anlamak ve duymak bizi şaşırtmamakta, sadece halkımız adına  üzüntü vermektedir.
Tüm bunlara rağmen aydınlattığımız ve özgürleştirdiğimiz binlerce öğrencimizin ?her yıl öğretmenler gününde bizleri aramaları, Cumhuriyete ve Atatürk ilkelerine sonsuza dek sahip çıkacaklarını söylemeleri? geleceğe ilişkin umutlu ve huzur içinde olmamızın kaynağı ve biricik tesellimizdir.
Bizler, son yıllarda ülkemizdeki eğitimin ve demokrasimizin kalitesinin uluslar arası standart ve sıralamada, her yıl Afrika ülkelerinden bile, daha gerilere düşmesi yerine, daha da ileri gitmesini istiyoruz.
Yıllarını eğitime vermiş eğitimciler olarak, 10 yıldır ülkemizi yönetenlerin bu yalın gerçek ve eğitim sistemimizin içler acısı hali üzerinde daha çok düşünmesini ve bizleri karalamak yerine bu durumu tersine çevirecek, umut verici ve bütünleştirici çaba ve girişimlerde bulunmasını isterdik.
Ülkemizin akıllı tablet ve tahtalardan çok, daha akılcı ve gerçekçi milli eğitim politikalarına, Hasan Ali YÜCEL, İsmail Hakkı TONGUÇ gibi ileriyi gören çağdaş yöneticilere, öğrencileri arasında ayrım yapmayan yüreği insan sevgisi dolu, ülkemizin gerçeklerine göre donatılmış öğretmenlere gereksinimi olduğuna inanıyoruz.
Halkımız nezdinde, Köy Enstitülü öğretmenlerin çalışkanlıkları, özverili tutumları ve yurtseverlikleri ile zaten bilinmektedir. Başbakan?ın, kendisinin doğumundan çok önce kurulmuş ve kendisinin yakından tanıma olanağı bulamadığı okullarımız hakkında, eksik ve yanlış bilgilendirmeden kaynaklandığını zannettiğimiz;  asla hak etmediğimiz etiketleme ve bizleri derinden yaralayan ifadelerini düzelteceği umudumuzu hala korumaktayız.
Kamuoyuna, öğrencilerimize ve yöneticilerimize saygı ile duyururuz. ?

Yapılan Yorumlar:1 Adet

  1. ali özdemir Yorumu:

    Başbakan isimleri karıştırmıştır; İmam Hatip Okulları’nı söyleyecek iken, Köy Enstitülerini ağzından kaçırmış olmalı…

Yorumlayın

Anket

Mersin - Antalya yolu tamamlandığında Anamur'a ne gibi faydaları olur?

Sonuçlar

Loading ... Loading ...

HAVA DURUMU

ANAMUR

İLETİŞİM SAYFALARI

Son Yorumlar

  • Mahmut Gazi ÖZSOY: Tebrikler
  • Gürdal Sümer: İyi Parti’deki bu gelişme diğer sağ partilere de örnek...
  • Şeref Koz: İnsanların ilgisi çok yoğundu. Yazarlarımız da dolu doluydu....
  • Şeref Koz: Güzel bir etkinlikti. İlgi yoğundu. Kutluyorum. Okuru bol olsun.
  • Gürdal Sümer: Övgü dolu sözlerinize çok teşekkür ederim Hikmet Bey. Turist...
  • Hikmet ÜNLÜ: Bu ikinci yazınız, yaşamış olduğumuz aynı dönemleri...
  • Tedora Vohs: Of be Gürdal, yine döktürmüssün canim kardesim. Gülnarda...
  • Mehmet Aydın: Anamur ve kendim adına teşekkürler;emeğiniz e sağlık hocam.
  • Ayşe Derya Seymen: Harika babacığım.. Emeğine yüreğine sağlık, iyi ki varsın
  • Hüseyin Sezer: Kalemine sağlık çocukluğumuza götürdün teşekkürler